
Nedir?
Diyabet aşağıdaki iki kategoriden birinde sınıflandırılır:
Tip 1 diyabet; seyrek ancak ağırdır. İnsülinin (şekeri hücrelere taşıyan ve enerji depolanmasına yarayan hormon) sürekli yokluğu demektir. Kas ve karaciğer hücrelerine girmek yerine, şeker kana karışır. Tip 1 diyabet acil durum başlangıcı genellikle ani ve dramatiktir. Bir dakika önce iyi olan bir hasta, aniden yoğun bakım ünitesinde yaşam savaşı verebilir.
Tip 2 diyabet; diyabet vakalarının %95'ini oluşturur. Pankreas yeterli insülini salgılamadığında veya yetersiz insülin (insülin direnci) salgıladığında oluşur. Obezite, hareketsizlik ve genetik olarak hastalığa yatkınlık risk faktörlerindendir. Hastalık önemli bir zarar verene kadar hastada belirti gelişmeyebilir.
Kontrol edilmediğinde, her iki diyabet formu da, kandaki şekerin zararlı bir şekilde yükselmesine sebep olur. Kandaki normal glikoz seviyesi 100 cc'de 80-110 mm'dir (yemek yediğimiz zaman hariç). Acil durum genellikle bu değerlerin 60 mg altına (çok ilaç alındıysa) veya 400 mg üstüne yükseltmesiyle oluşur.
Bir diyabetik hastada enfeksiyon, stres, hamilelik, şiddetli yanıklar, travma ve aşırı yeme glikozu yükseltebilir. Hasta önerilen diyabet ilaçlarını kullandıktan sonra yeterli oranda karbonhidrat (nişasta ve şeker) almazsa insülin reaksiyonu olabilir. Dokulara yüklü miktarda şeker girer, buna karşın beyin fonsiyonları için çok az miktar bırakılır.
Kalp krizi, kalp spazmı ve inme gibi kardiyovasküler hastalıklar, diyabetikler arasında daha yaygındır. Diyabet retinal-detaşman, böbrek yetmezliği ve bacak ülserlerini kapsayan organa özel acil durumlar için de risk oluşturabilir.
Neye Bakmalı?
- Çok su içmek, çok idrara çıkmak ve bitkinlik.
- Diyabetlilerin taktığı diyabet acil durum bilekliğinin varlığı.
- Yürüme va hareket etmede yetersizlik (fazla ilaç alan hastalarda düşük şekere işaret edebilir).
- Zayıf ve yaşlı diyabetiklerde ciddi su kaybı (çok yüksek şekere işaret edebilir).
- Şaşkınlık, baş dönmesi veya bitkinlik hem yüksek hem de düşük şekere işaret edebilir (insülin tepkisi).
- Hastanın nefesi kayısı reçeline benzeri meyve kokuyorsa derhal 112'yi arayın. Çünkü bu diyabetik ketoasidoz denen ve insülin kaybının çok şiddetli olduğu şekerin çok yüksekolduğu durumlarda yağ hücrelerinin hücrelere enerji dağıtmak için kana karışmasına işaret eder.
- Hızlı soluk alıp verme, bulantı, kusma ve karın ağrısı (diyabetik ketoasidoz).
Ne Yapmalı?
- Hasta neredeyse komada görünüyorsa (insülin tepkisine veya fazla ilaç alımına bağlı olarak), olabildiğince çabuk meyve suyu, şekerli içecek veya süt verin. Şeker birkaç dakikada yükselmezse beyin hasarı oluşabilir.
- Hasta çok su içip sık idrara çıkıyorsa, 112'yi veya doktorunuzu arayın. çünkü şekeri yükselmiş olabilir ve su kaybı veya ketoasidoz gelişebilir.
Ne Yapmamalı?
- Diyabetik acil durumu zehirlenme ile karıştırmayın. Her zaman hastanın diyabet bileziği var mı diye kontrol edin.
- Diyabetiklinin göğüs ağrısını küçümsemeyin. Diyabetiklerde ciddi kalp sorunları çok az belirti ile veya hiç belirtisiz gelişebilir.
Tipik Tedavi
Fazla ilaç alımına bağlı düşük şekerde acil sağlık görevlileri konsantre glikozu damar içine verir. Tepkisiz, neredeyse komada olan hasta birkaç dakika içinde düzelecektir ve daha ileri bir tedavi gerekmeyebilir.
Yüksek şekeri olan bir hasta (400 üstü), hastaneye yatırılacak ve su kaybının düzeltilmesi, kan şekeri düşürülmesi ve kan kimyasının dengelenmesi için damar içi sıvılar ve insülin iğneleri verilecektir. Ketoasidozlu bir hasta yoğun bakım ünitesinde birkaç gün gözlemlenebilir ve saatlik kan testleri gerekebilir.
Tip 2 diyabetin daha az şiddetli komplikasyonlarında, hasta ilaç rejimini ve diyetini düzenlemek için birkaç gün hastanede yatırılacaktır.
Müdahale Sonrası Bakım
Hastaneden taburcu edildikten bir ya da iki hafta sonra, hasta kan testleri için doktorunu görmelidir. Hastanın diyet sorunları, ilaç rejimi ve enfeksiyon gibi diğer etkileyen faktörler kan testleriyle belirlenebilir.
Doktorunuz Diyor Ki
Latincede "diabetes mellitus" suyun tatlı akışı demektir. Çünkü Eski Roma'da hekimler diyabet acil durumlarını hastanın idrarını tadarak teşhis ederdi. Tatlı idrar metabolizmada bir krize işaret ederdi. Batıda diyabet hastalığı salgın boyutlarına erişmiş durumdadır ve gelecek birkaç yıl içinde milyonlarca kişide daha diyabet hastalığının ortaya çıkması beklenmektedir. Diyabetliler artık şeker ölçümlerini nasıl yapacaklarını biliyorlar, ya siz? Yakınınızda sevdiğiniz bir diyabetli varsa, onun şeker ölçümünü kontrol etmeyi öğrenin. Hayat kurtarabilirsiniz.
Kaynak:
İlkyardım Klavuzu
(?BİOFARMA?nın Türk tıbbına armağanıdır)









