Kilis'imizin kurtuluşu, Kilis'te ve Kilis dışında coşkuyla kutlanıyor. Düşman işgalinden kurtuluşumuzun yıl dönümünde tarihi şuurumuz yeniden canlanıyor. Çoluk çocuk; genç yaşlı bir ve beraberliğimiz pekişiyor.
Türk milleti olarak beş bin yıllık tarihi geçmişimizde çok tecrübe sahibi olduk. İyi günler yaşadık; çileli günler de geçirdik. Dünyaya adalet dağıttığımız günler de oldu; adalete muhtaç olduğumuz günler de. Bazen yok olma tehlikesiyle karşı karşıya kaldık. Ama her defasında içimizden çıkan bir lider etrafında kenetlenmesini de bildik.
İşte Kilis'in kurtuluşu, Osmanlı'nın son döneminde, yedi düvelin işgaline maruz kaldığımız günlerde gerçekleşmişti.
Mustafa Kemal Atatürk etrafında kenetlenen Kuvay-i Milliye ruhu taşıyan vatan evlatları, düşmanı topraklarımızdan kovmasını bilmişti.
Bu gün, ülkemiz yine işgal altındadır. Ekonomik, siyasi, kültürel... işgal, çemberini her geçen gün daha da daraltmaktadır. Her ne kadar etrafımızdaki çember her geçen gün daha çok daralsa da Yüce Türk Milletimizin aziz bireylerinin milli bir refleks gösterdiklerine de şahit oluyoruz. Milletimizden gelen pozitif dalga her geçen gün artarak devam ediyor.
Yurdumuzun her tarafında artan Kuva-yı Milliye hassasiyeti Kiliste de yankı buluyor. Kahraman Kilisliler 7 Aralık günü yeniden Kuva-yi Milliye ruhunu kuşanmış olarak Kurtuluş gününü anmak üzere ant içiyorlar. "Bu vatan bizimdir; bizim kalacaktır" inancını bütün benlikleriyle yaşıyorlar.
Bu duygularla Kilis'in düşman işgalinden kurtuluş gününün vatan adına, millet adına, devlet adına bir dönüm noktası olmasını diliyorum.









