[caption id="attachment_687" align="alignleft" width="150" caption="anne"]
[/caption]
6 yaşınızdayken okula kadar sizinle yürüdü. Sokaklarda "gitmeyeceğim" diye ağlayarak teşekkür ettiniz.
7 yaşınızdayken size bir top hediye etti. Komşunun camını kırarak teşekkür ettiniz.
9 yaşınızdayken size dualar öğretti. Siz her seferinde unutarak teşekkür ettiniz.
11 yaşınızdayken sizi arkadaşlarınızla sinemaya götürdü. "Sen bizimle oturma" diyerek teşekkür ettiniz.
12 yaşınızdayken zararlı televizyon programlarını seyretmemenizi istedi. O evde değilken hepsini izleyerek teşekkür ettiniz.
19 yaşınızdayken okul masraflarınızı karşıladı, sizi arabayla kampüse götürdü ve eşyalarınızı taşıdı. Arkadaşlarınız alay etmesin diye kampüs kapısında vedalaşarak teşekkür ettiniz.
21 yaşınızdayken iş hayatı ve kariyerinizle ilgili size fikir vermek istedi. "Ben senin gibi olmayacağım" diyerek teşekkür ettiniz.
22 yaşınızdayken kep giyme töreninizde size gururla sarıldı. Avrupa seyahati için para isteyerek teşekkür ettiniz.
25 yaşınızdayken düğün masraflarınızı karşıladı, sizin için hem mutlu oldu hem de çok duygulandı. Siz dünyanın diğer ucuna taşınarak teşekkür ettiniz.
30 yaşınızdayken bebek bakımı hakkında size akıl vermek istedi. "Artık bu ilkel yöntemleri bırak" diyerek teşekkür ettiniz.
40 yaşınızdayken sizi arayıp bir akrabanızın doğum gününü hatırlattı. "Anne işim başımdan aşkın" diyerek teşekkür ettiniz.
50 yaşınızdayken o çok hastalandı, hafta sonunda onu görmeye gittiğinizde mutlu oldu. Ona yaşlıların çok nazlı olduğunu söyleyerek teşekkür ettiniz.
Derken bir gün öldü. O güne kadar onun için yapamadığınız ne varsa, o anda kalbinize bir yıldırım gibi düştü.
Ve bir hikaye:
Evin telefonu sabaha karşı üç buçukta çaldı. Uyku sersemi adam telefonu açtı. Telefondaki ses annesine aitti. Telaşlandı, korktu. Başlarına birşey mi gelmişti?
Annesi "nasılsın oğlum, iyi misin?" diye sordu.
Oğlu şaşkın bir şekilde "iyiyim anne, hayırdır birşey mi oldu, siz iyi misiniz?" diye sordu.
Annesi "biz iyiyiz birşeyimiz yok, sadece sesini duymak istedim" dedi.
Oğlu da "anne bunun için mi aradın? Saat sabahın üç buçuğu, sabah da konuşabilirdik" deyince annesi de "rahatsız mı ettim oğlum?" dedi.
Oğlu "evet anne rahatsız ettin" deyince annesi "30 sene önce sen de beni bu saatte rahatsız etmiştin, doğum günün kutlu olsun" der.
Anneniz eğer hala sizileyse onu herzamankinden daha çok sevin...
[/caption]6 yaşınızdayken okula kadar sizinle yürüdü. Sokaklarda "gitmeyeceğim" diye ağlayarak teşekkür ettiniz.
7 yaşınızdayken size bir top hediye etti. Komşunun camını kırarak teşekkür ettiniz.
9 yaşınızdayken size dualar öğretti. Siz her seferinde unutarak teşekkür ettiniz.
11 yaşınızdayken sizi arkadaşlarınızla sinemaya götürdü. "Sen bizimle oturma" diyerek teşekkür ettiniz.
12 yaşınızdayken zararlı televizyon programlarını seyretmemenizi istedi. O evde değilken hepsini izleyerek teşekkür ettiniz.
19 yaşınızdayken okul masraflarınızı karşıladı, sizi arabayla kampüse götürdü ve eşyalarınızı taşıdı. Arkadaşlarınız alay etmesin diye kampüs kapısında vedalaşarak teşekkür ettiniz.
21 yaşınızdayken iş hayatı ve kariyerinizle ilgili size fikir vermek istedi. "Ben senin gibi olmayacağım" diyerek teşekkür ettiniz.
22 yaşınızdayken kep giyme töreninizde size gururla sarıldı. Avrupa seyahati için para isteyerek teşekkür ettiniz.
25 yaşınızdayken düğün masraflarınızı karşıladı, sizin için hem mutlu oldu hem de çok duygulandı. Siz dünyanın diğer ucuna taşınarak teşekkür ettiniz.
30 yaşınızdayken bebek bakımı hakkında size akıl vermek istedi. "Artık bu ilkel yöntemleri bırak" diyerek teşekkür ettiniz.
40 yaşınızdayken sizi arayıp bir akrabanızın doğum gününü hatırlattı. "Anne işim başımdan aşkın" diyerek teşekkür ettiniz.
50 yaşınızdayken o çok hastalandı, hafta sonunda onu görmeye gittiğinizde mutlu oldu. Ona yaşlıların çok nazlı olduğunu söyleyerek teşekkür ettiniz.
Derken bir gün öldü. O güne kadar onun için yapamadığınız ne varsa, o anda kalbinize bir yıldırım gibi düştü.
Ve bir hikaye:
Evin telefonu sabaha karşı üç buçukta çaldı. Uyku sersemi adam telefonu açtı. Telefondaki ses annesine aitti. Telaşlandı, korktu. Başlarına birşey mi gelmişti?
Annesi "nasılsın oğlum, iyi misin?" diye sordu.
Oğlu şaşkın bir şekilde "iyiyim anne, hayırdır birşey mi oldu, siz iyi misiniz?" diye sordu.
Annesi "biz iyiyiz birşeyimiz yok, sadece sesini duymak istedim" dedi.
Oğlu da "anne bunun için mi aradın? Saat sabahın üç buçuğu, sabah da konuşabilirdik" deyince annesi de "rahatsız mı ettim oğlum?" dedi.
Oğlu "evet anne rahatsız ettin" deyince annesi "30 sene önce sen de beni bu saatte rahatsız etmiştin, doğum günün kutlu olsun" der.
Anneniz eğer hala sizileyse onu herzamankinden daha çok sevin...








