[caption id="attachment_5775" align="alignnone" width="496" caption="tarim"]
[/caption]
Hükümetin Tarım Karnesi Çok Kötü
AB ve IMF?nin dayattığı politikaları ısrarla uygulayan hükümet tarımı tükenme noktasına mahkûm etti. İlk kez bu hükümet döneminde tarımda verilen dış ticaret açığı 2008 yılında Cumhuriyet döneminin rekorunu kırdı.
IMF ve Avrupa Birliği tarafından Türkiye?ye dayatılan ve AKP hükümeti tarafından kararlı bir biçimde uygulanan tarım politikaları, tarımı yok oluşa doğru sürüklüyor. Tarımın büyüme hızı Gayri Safi Milli Hasıla (GSYH) büyüme hızının oldukça altında kaldı. Hükümete göre 2003?2009 yılları arasında Türkiye ekonomisi ortalama yıllık yüzde 4,9 oranında büyüdü. Ancak aynı dönemde tarımdaki büyüme oranı yüzde 1,4 olarak gerçekleşti. Bu gösterge hükümetin tarım köylüsünü öksüz bıraktığını gösteriyor. 2010 yılında ise göstergeler daha da kötü bir noktaya geldi. 2010 yılında da benzer şekilde GSYH değeri sabit fiyatlarla yüzde 8,9 oranında artarken tarımdaki büyüme 2009 yılına göre daha da düşerek yüzde 1,2?ye geriledi.
GDO?lu ürünler tarımı yok ediyor
Tarım sektörüne siyasiler tarafından vurulan başka bir darbe de Genetiği değiştirilmiş organizmalar (GDO)?lu ürünlerin Türkiye?ye serbestçe girişine olanak tanıması oldu. Genetiği değiştirilmiş organizmalara (GDO) ilişkin Biyogüvenlik Yasası, 26 Mart 2010?da Resmi Gazete?de yayımlandıktan sonra 32 çeşit GDO?lu ürünün Türkiye?ye girişine izin verildi. Oysa pek çok ülke GDO?ya güvenmedikleri için bu konuya temkinli yaklaşıyor. Avusturya, Yunanistan, Macaristan ve Polonya GDO konusunda açık ve net bir tavır takınarak ekimini yasakladı. Fransa?da 2007?de alınan bir kararla çevre ve sağlık etkileri yeterince bilinmediği için GDO?lu mısır ekimine izin verilmedi. Almanya Tarım Bakanı Ilse Argner, 14 Nisan 2009?da yaptığı açıklamayla Almanya?da GDO?lu mısır ekimi yaptırmayacaklarını açıkladı. Türkiye?de ise durum çok vahim. Hükümet bütün uyarılara rağmen GDO?lu ürünlerin ülkeye girişini her geçen yıl daha da serbestleştirdi. GDO?lu ürünler hem Türkiye?nin zengin biyo-çeşitliliğini bitirmesinin yanında, organik tarımı da engelleyen önemli bir sorun olarak görülüyor. Uzmanlar tarafından tarımda dışa bağımlılığı artıracağı için de GDO?lu ürünler tepki görüyor.
YENİ MESAJ - İSTANBUL
[/caption]Hükümetin Tarım Karnesi Çok Kötü
AB ve IMF?nin dayattığı politikaları ısrarla uygulayan hükümet tarımı tükenme noktasına mahkûm etti. İlk kez bu hükümet döneminde tarımda verilen dış ticaret açığı 2008 yılında Cumhuriyet döneminin rekorunu kırdı.
IMF ve Avrupa Birliği tarafından Türkiye?ye dayatılan ve AKP hükümeti tarafından kararlı bir biçimde uygulanan tarım politikaları, tarımı yok oluşa doğru sürüklüyor. Tarımın büyüme hızı Gayri Safi Milli Hasıla (GSYH) büyüme hızının oldukça altında kaldı. Hükümete göre 2003?2009 yılları arasında Türkiye ekonomisi ortalama yıllık yüzde 4,9 oranında büyüdü. Ancak aynı dönemde tarımdaki büyüme oranı yüzde 1,4 olarak gerçekleşti. Bu gösterge hükümetin tarım köylüsünü öksüz bıraktığını gösteriyor. 2010 yılında ise göstergeler daha da kötü bir noktaya geldi. 2010 yılında da benzer şekilde GSYH değeri sabit fiyatlarla yüzde 8,9 oranında artarken tarımdaki büyüme 2009 yılına göre daha da düşerek yüzde 1,2?ye geriledi.
GDO?lu ürünler tarımı yok ediyor
Tarım sektörüne siyasiler tarafından vurulan başka bir darbe de Genetiği değiştirilmiş organizmalar (GDO)?lu ürünlerin Türkiye?ye serbestçe girişine olanak tanıması oldu. Genetiği değiştirilmiş organizmalara (GDO) ilişkin Biyogüvenlik Yasası, 26 Mart 2010?da Resmi Gazete?de yayımlandıktan sonra 32 çeşit GDO?lu ürünün Türkiye?ye girişine izin verildi. Oysa pek çok ülke GDO?ya güvenmedikleri için bu konuya temkinli yaklaşıyor. Avusturya, Yunanistan, Macaristan ve Polonya GDO konusunda açık ve net bir tavır takınarak ekimini yasakladı. Fransa?da 2007?de alınan bir kararla çevre ve sağlık etkileri yeterince bilinmediği için GDO?lu mısır ekimine izin verilmedi. Almanya Tarım Bakanı Ilse Argner, 14 Nisan 2009?da yaptığı açıklamayla Almanya?da GDO?lu mısır ekimi yaptırmayacaklarını açıkladı. Türkiye?de ise durum çok vahim. Hükümet bütün uyarılara rağmen GDO?lu ürünlerin ülkeye girişini her geçen yıl daha da serbestleştirdi. GDO?lu ürünler hem Türkiye?nin zengin biyo-çeşitliliğini bitirmesinin yanında, organik tarımı da engelleyen önemli bir sorun olarak görülüyor. Uzmanlar tarafından tarımda dışa bağımlılığı artıracağı için de GDO?lu ürünler tepki görüyor.
YENİ MESAJ - İSTANBUL









