• Künye
  • İletişim
  • Çerez Politikası
  • Gizlilik İlkeleri
Anasayfa
  • Ekonomi
  • İslam
  • İlçeler
  • Kilis Güncel
  • Ulusal Kongreler
  • Analiz
  • Eğitim
  • Siyaset
  • Vefat
  • Spor
  • Bitki Rehberi
  • Güncel Haberler
  • Kültür & Sanat Teknoloji Sağlık Dünya Türkiye Videolar
  • Ara
SON DAKİKA:
22:25
BTP Heyetinden Liman Ayık Yaşam Derneği'ne Ziyaret
13:32
Altın Fiyatları 25 Temmuz 2026
10:30
Dolar - Euro - TL Kuru 25 Temmuz 2026
Video Galeri Foto Galeri Yazarlar Üye Paneli
A
Büyüt
A
Küçült
Yorumlar
  1. Haberler
  2. İslam
  3. Hz. Mevlana Tevhid İnancı Üzere Yaşadı
İslam
Yayınlanma: 17 Aralık 2020 - 10:12
Güncelleme: 18 Aralık 2020 - 12:09

Hz. Mevlana Tevhid İnancı Üzere Yaşadı

Aşıklar sultanı Hz. Mevlana'nın vefatının 747'nci yıldönümünü idrak ediyoruz. Prof. Dr. Haydar Baş'ın ifadesiyle, "Hz. Mevlana, tevhid akidesi üzere yaşamış, muhabbet ve aşk ile vuslata ermiş büyük bir mana eridir."

İslam
17 Aralık 2020 - 10:12
Güncelleme: 18 Aralık 2020 - 12:09
Yorumlar
TAKİP ETTAKİP ET
Yazdır
A
Büyüt
A
Küçült
Yorumlar
Hz. Mevlana Tevhid İnancı Üzere Yaşadı

Bugün aşıklar sultanı Hz. Mevlana'nın vefatının 747'nci yıldönümü... Merhum Prof. Dr. Haydar Baş, Hz. Mevlana'nın bizzat kendi ifadesiyle "Şeb-i Arus" yani "Düğün Gecesi" olarak adlandırdığı bu günün anlam ve önemine binaen 2018 yılında unutulmaması gereken bir mesaj yayımlamıştı. Mesajında kısaca Mevlana'nın hayatını anlatan Prof. Dr. Baş, Hz. Mevlana'nın hayatı boyunca tevhid inancı üzerine yaşadığını vurgulamıştı. O mesajı sizlere aktarıyoruz:

"Âşıklar sultanı, marifet nurunun aynası, ebediyete kadar ölmezlik sırrına eren büyük veli Hz. Mevlana'yı vuslat yıldönümünde anıyoruz.

Hazret-i Mevlana, 1203 tarihinde Horasan'ın Belh şehrinde dünyayı teşrif etmiştir. Babası Sultanu'l-Ulema diye bilinen Bâhâeddin Veled, annesi Harzemşahlar'dan bir prenses olan Mü'mine Hatun'dur.

Belh şehrinde babası hakkında çıkarılan haksız söylentiler nedeni ile buradan ayrılışlarının ardından Nişabur, Bağdat, Mekke ve Medine'de geçirilen dönemlerden sonra 1219 senesinde Selçuklu hükümdarı Alaaddin 1. Keykubat döneminde ailesi ile beraber Konya'ya yerleşmiştir. Babası 1231 yılında burada vefat etmiştir.

İlk manevi terbiyesi babasından

İlk manevi terbiyesini babası Bâhâeddin Veled Hazretlerinden alan Mevlana Celaleddin, daha sonra babasının halifelerinden Seyyid Burhaneddin Hazretlerinin terbiyesi ile yetişmiştir.

Seyyid Burhaneddin, onu nefs tezkiyesinde çok ciddi bir gönül adamı yapacak, nefs basamaklarından yükselebilmesi için engin bir çileye sokacaktır. Devamlı oruç ibadeti ile Hazret-i Mevlana'ya nefsini tezkiye ettirmiştir.

Mevlana o kadar yükselmiştir ki, Konya'dan çıkıp Kayseri'ye yerleşmek isteyen üstadı Seyyid Burhaneddin'e gönül etmiş, bindiği katırı bu nazla devirerek ayağının kırılmasına sebep olmuştur. Seyyid Burhaneddin Hazretleri de ayağı kırılmasına rağmen, bu talebesine kızması gerekirken tatlı bir tebessümle yanındakilere "Bizi Celaleddin göndermiyor" diyerek geri dönmüştür. Ne var ki, Seyyid Burhaneddin, "Bir postta iki arslan oturmaz" diyerek bir zaman sonra Mevlana'dan ayrılmıştır.

İki ezeli dost: Şems ve Mevlana

Onun vuslata giden yolda üçüncü hocası Şems-i Tebrizi Hazretleridir. İlk karşılaşmalarında, Mevlana medresesinden çıkmıştı. Kendine doğru ilerleyen o kişi, kendi kadar güzel bir soru soruyordu bu mana erine: "Söyler misin bana 'Seni tanıdım diyen Beyazıd-ı Bestami mi büyük, yoksa 'Ya Rabbi seni layıkıyla tanıyamadım' diyen Hazret-i Muhammed (s.a.v.) mi?"

Hazret-i Mevlana bu soruyu, bir mana padişahı olduğunu ifade edercesine şöyle cevaplandırdı: "Hiç şüphesiz 'seni layıkı ile tanıyamadım' diyen Hz. Muhammed, Beyazıd'dan çok büyüktür." Şems, bu tecelli karşısında bir sayha atıp kendinden geçer. Bundan sonra iki ezeli dostun beraberliği başlar.

Babası Sultan Veled ve Seyyid Burhaneddin Hazretleri onu nefs merdivenlerinden gönül dünyasına çıkarmış, Tebrizli güneşi yani şemsi tanıtmışlardır. Şems-i Tebrizi ile olan yakınlığın firkatte olması gerekirdi ki, bir hasret neticesinde vuslat olsun. Bu seyirde bütün makamları Mevlana yaşasın, seyri billah ve seyr-i maallah da olsun.

İşte Mevlana, Şems ile bu sonsuz muhabbet âleminde deryada bir damla olmanın zenginliğini yaşamış, bazen dünya sahillerinde insanlarla dolaşmış, çok defa da Mesnevi'sinde olduğu gibi Hak ile beraber Hak'ta seyretmiştir.

"Kur'an'ın bendesiyim"

Büyük bir tasavvuf terbiyesi ile Allah'a vuslata erişen mana eri Hz. Mevlana, Hz. Peygamber (s.a.v.) için şöyle buyurmuştur:

"Sağ olduğum müddetçe, Kur'an'ın kölesi, bendesiyim

Ben Muhammed Muhtâr'ın yolunun tozuyum

Benim sözümden bundan başkasını, bir kimse naklederse

Ben ondan da bizarım, onun sözünden de." (Hazret-i Mevlana'nın Rubaileri)

Hz. Mevlana, Peygamber'in (s.a.v.) sünneti ve İmam Ali'nin (as) velayeti üzere devam eden irşad yolunda devam etmiş; uluhiyet ve tevhid inancı ile İslam'ı yaşamıştır. Nefis tezkiyesi, istikamet, teslimiyet ve zikir ile vuslata ermiştir.

"İslam ve Mevlana" isimli eserimizde geniş olarak ele aldığımız gibi bugün onun mübarek adını "hümanist, mistik veya Darvinisttir" diyerek kendilerine mal etmek isteyenler, İslam'ı ve Hz. Peygamber'i (s.a.v.) devreden çıkarma gayretinde olanlardır.

Mevlana hümanist değildir

Mevlana'nın müsamahakâr görüşleri, "kim olursan gel yine gel" şeklindeki herkesi İslam'a davet eden sözleri, diyalogcu çevrelerce saptırılmış ve onun hümanist, mistik veya evrimci olduğu gündem edilmiştir.

Tamamı felsefi olan bu akımların çıkış noktası akıldır. Tevhid inancı üzerine yaşayan Hz. Mevlana ise, aklı çamura saplanmış bir merkep olarak anlatmaktadır.

İnsana ibadet dini olarak ifade edilen hümanist görüşte her şey insan içindir. Oysa Hz. Mevlana'nın hayatını yaşadığı İslam dininde her şey Allah'a kulluk gayesi için hayata geçirilir. Hakim unsur, Hakk'ın varlığı ve gönüllerde hakim kılınmasıdır.

Keza, mistisizm Eflatun'un idealizminden etkilenen felsefi bir akımdır ve Darvinizm biyolojik bir nazariye ve yine felsefedir.

Akıl ve vahiy çatışmasında aklı üstün görenlerin uydurmasıdır, Hz. Mevlana'yı bu akımlarla bir göstermek.

Oysa Hz. Mevlana, tevhid akidesi üzere yaşamış, muhabbet ve aşk ile vuslata ermiş büyük bir mana eridir.

Allah şefaatlerinden ayırmasın." (Prof. Dr. Haydar Baş, Yeni Mesaj gazetesi, 17.12.2018)

(Kilis Postası Haber Merkezi)

Bu haber 3234 defa okunmuştur.
  • YORUMLAR
adlı kullanıcıya cevap x
İlginizi Çekebilir
Ramazan Bayramı Namazı Nasıl Kılınır? İşte Adım Adım Anlatım
Ramazan Bayramı Namazı Nasıl Kılınır? İşte Adım Adım Anlatım
Ramazan ve Oruç: Ayetler ve Hadisler Işığında Temel Hükümler
Ramazan ve Oruç: Ayetler ve Hadisler Işığında Temel Hükümler
Medine: Kalbin Eğitildiği Şehir
Medine: Kalbin Eğitildiği Şehir
15 Ağustos Cuma Hutbesi Konusu
15 Ağustos Cuma Hutbesi Konusu "Kul Hakkı Ateşten Gömlektir"
Son Haberler
BTP Heyetinden Liman Ayık Yaşam Derneği'ne Ziyaret
BTP Heyetinden Liman Ayık Yaşam Derneği'ne Ziyaret
Emperyalizmin İran’daki Hesap Hatası
Emperyalizmin İran’daki Hesap Hatası
Altın Fiyatları 25 Temmuz 2026
Altın Fiyatları 25 Temmuz 2026
Dolar - Euro - TL Kuru 25 Temmuz 2026
Dolar - Euro - TL Kuru 25 Temmuz 2026
Dolar - Euro - TL Kuru 24 Temmuz 2026
Dolar - Euro - TL Kuru 24 Temmuz 2026
Onlara kötüler musallat olur
Onlara kötüler musallat olur

Ana Sayfa
Ekonomi
İslam
İlçeler
Kilis Güncel
Ulusal Kongreler
Analiz
Eğitim
Siyaset
Vefat
Spor
Bitki Rehberi
Güncel Haberler
Kültür & Sanat
Teknoloji
Sağlık
Dünya
Türkiye
Videolar
Köşe Yazarları
Foto Galeri
Video Galeri
Biyografiler
Vefatlar
Üye Paneli
Günün Haberleri
Arşiv
Gazete Arşivi
Anketler
Hava Durumu
Gazete Manşetleri
Nöbetci Eczaneler
Namaz Vakitleri
  • Analiz
  • Eğitim
  • Ekonomi
  • İlçeler
  • İslam
  • Kilis Güncel
  • Kültür & Sanat
  • Sağlık
  • Siyaset
  • Spor
  • Foto Galeri
  • Video Galeri
  • Köşe Yazarları
  • Biyografiler
  • Vefatlar
  • Üye Paneli
  • Günün Haberleri
  • Arşiv
  • Gazete Arşivi
  • Anketler
  • Hava Durumu
  • Gazete Manşetleri
  • Nöbetci Eczaneler
  • Namaz Vakitleri

  • Rss
  • Künye
  • İletişim
  • Çerez Politikası
  • Gizlilik İlkeleri

kilispostasi.com Haber Portalı 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu 'na %100 uygun olarak yayınlanmaktadır. Ajanslardan alınan haberlerin yeniden yayımı ve herhangi bir ortamda basılması, ilgili ajansların bu yöndeki politikasına bağlı olarak önceden yazılı izin gerektirir.