
- HALKA: Birçok nesneden yapılabilen çember, bilezik, yüzük biçiminde olan.
- HALLE: 30-50 cm. yüksekliğinde bakırdan ya da sacdan yapıllmış büyük kaynatma ya da pişirme kabı. Evlerde şire yapılırken kalabalık bir düğün ya da hayır için yapılan ve halka dağıtılacak olan yemekler pişerken, pekmezhanelerde, mahserede kullanılırken bakır kalaylı, kalaysız ya da saç olanı seçilir.
- HAN: 1. Yol üzerinde ya da kasabalarda yolcuların konaklamalarına yarayan yapı. 2. Şehirlerde işyerlerinin bulunduğu çok katlı yapı.
- HAREM: 1. Eski konaklarda yanlız kadınların bulunduğu yer. 2. Karı, eş.
- HARİS: 1. Eskiden mahalle bekçisi. 2. Çok hırslı, aç gözlü.
- HAVARA: Pekmez toprağı.
- HAVIŞ: Kilis'te evlerin avlusuna denir.
- HAYİR: İncir, yemiş.
- HAYME: Kırsal kesimde, bağlarda, bostanlarda güneşten korunmak için taze dallarda yapılmış korunmalık.
- HAYRAT: Ölmüşler için yapılan yemekli toplantı..
- HEDİK: Haşlanmış buğday.
- HEKET: Masal, hikaye.
- HENGİLKOZ: Bir masal ya da öykü anlatılmaya başlandığında ilgi uyandırmak için söylenen tekerleme. Haket haket hangilkoz, iki sıçan biri boz.
- HOŞMELİ: Hoşlanmak.
- HÖYÜK: Yıkıntıların üst üste yığılmasıyla oluşan, içinde yapı kalıntısı bulunan tepecik.
- HÖNGÜL HÖC: Tahtaravelli.
- HUDAR: Sebze.
- HUDARCI: Sebze satan.
İsterseniz sizler de aşağıya bildiğiniz sözcükler ve anlamlarını paylaşabilirsiniz. Böylece hepimizin Kilis ağzıyla bildiğimiz kelimeler hazine kutusuna sığmayacak kadar çoğalabilir.
Tahmini okuma suresi: 2 dakika.









