_ O _
- O abacı, bu kebeci, sen neci ?
- O bir demir leblebidir, çiğneyebilene aşkolsun.
- O bir dalda kırk ceviz görmeden taş atmaz.
- O hacı bu hacı, kim olacak boyacı ?
- O kadar ayıp kadı kızında da bulunur.
- Ocağın eğriliğine bakma, tütünün doğru çıkmasına bak !
- O yalan bu yalan, fili yuttu bir yılan.
- O yaprağı çevirelim.
- Ocağı kül oldu.
- Ocağı söndü.
- Ocağına incir dikildi.
- Ocak, içinden tutuşur.
- Odu, ocağı söndü.
- Oduncunun gözü ağaçtadır.
- Odunu da süslesen güzel olur.
- Odunun iyisi meşe, kızın iyisi Ayşe.
- Oğlan aldı oyuna gitti, çoban aldı koyuna gitti.
- Oğlan dayıya, kız halaya çeker.
- Oğlan doğuran övünsün, kız doğuran dövünsün.
- Oğlanı doğurdum, ama bahtını doğuramadım.
- Oğlanınki oğul balı, kızınki bahçe gülü.
- Oğlu babaya, kızı anaya çeker.
- Oğlun güder, karın sağarsa koyun olur.
- Oğul babaya, kız anaya yardır.
- Ok yaydan çıktı !
- Okka, her yerde dört yüz dirhem.
- Oklava yutmuş gibi.
- Okkada pekmez, o kadar sökmez.
- Okumadan âlim, gezmeden seyyah.
- Okumak bilmez, gözü defterdarlıkta.
- Okumuşun ekmeği koynunda.
- Olacak olur.
- Olacağa çare yoktur.
- Olacakla öleceğe çare yoktur.
- Olan bulgur kaynatır, olmayan elini oynatır.
- Olan dört bağlar, olmayan dert bağlar.
- Olan oldu torba doldu.
- Oldu olacak, kırıldı nacak, daha ne olacak ?
- Olmuşu da bu, olacağı da.
- Olsa ile bulsa, ikisi bir araya gelse, neler olurdu neler.
- Olur olmaz söze kulak asma.
- Olur olmaz patırtıya pabuç bırakmaz.
- On beşindeki kız ya erde gerek, ya yerde.
- On birden sonra dükkân açar.
- On paralık mum al da derdine yan.
- On parmağım, iki elim yakanda.
- Ona sıyırma kantar, bana gelince tam tartar.
- Ondan yumurta alan sarısını bulamaz.
- Onun burnu koku almaz.
- Onun ipi ile kuyuya inilmez.
- Onun lakırdısı, eski bakır takırtısı.
- Onun parası para da benimki mangır mı ?
- Onunla aşık atılmaz.
- Onun tüfeği çifte mi patlar ?
- Orman kibarı !
- Orman yağmurun yularıdır.
- Ormana bir balta girmiş, sapı bendendir, demiş.
- Ortada fol yok, yumurta yok.
- Ortak gemisi yürümez.
- Ortak gemisi yürümüş, elti gemisi yürümemiş.
- Ortaklık öküzden, buzağı yeğdir.
- Ortalığı kasıp kavurdu.
- Ortalık kan ağlıyor.
- Osmanlının ayağı üzengide gerek.
- Ot içinden tutuşur.
- Oturan aslandan gezen tilki yeğdir.
- Oturandan yatan yeğ, eski bezden keten yeğ.
- Oturduğu ahır eskisi, çağırdığı İstanbul türküsü.
- Oturduğu yerde ot bitmez.
- Otuz iki dişten çıkan otuz iki mahalleye yayılır.
- Oynamak bilmiyor, yerim dar diyor.
- Oyun bozanlık etme.
- Oyuna gelmek.
- Oyuna giren oynamak gerek.










