Ramazan ayını bir fırsat bilerek, Kuran-ı kerimle hasbihal olmaya çalışalım. Ramazan ayının bereketi olsa gerek ki; insanlar her zaman hasbihal olmak zorunda oldukları hayat rehberimiz kuran-ı kerimle ancak ramazandan ramazana birlikte olabilmektedirler.
İstedik ki bu vesileyle, Kuran-ı Kerimle bir ufuk turu yapalım. Böylece yüce kitabımızla aramızdaki mesafeyi biraz daha yakınlaştırabilirsek ne mutlu bize
Kur'ân-ı Kerim'in, ilk inen ayetleri inananları okumaya, öğrenmeye, yazmağa ve araştırmaya çağırması; ilime teşvik mesajı taşır. "Yaratan Rabbinin adıyla oku. O insanı bir kan pıhtısından yarattı. Oku! Rabbin, kalemle öğreten, insana bilmediğini bildiren en büyük kerem sahibidir" (el-Alâk, 96/1-5)
Kuranın son inen ayeti de şudur: "Bu gün size dininizi ikmal ettim, üzerinize olan nimetimi tamamladım, din olarak sizin için İslâm'ı seçtim" (el-Mâide, 3). Buhârî ve Müslim'de, Hz. Ömer'den rivayet edildiğine göre "Bugün size dininizi ikmal ettim..." ifadesinin yer aldığı ayet Mekke'de, veda haccında, cuma günü, Arafe akşamı nazil olmuştur.
Şimdi Kuran-ı Kerimde, Kuran hakkındaki ayet-i Kerimlerle bir ufuk turu yapalım:
Kuran-ı Kerimin Allah tarafından gönderildiği,"Elif. Lâm. Mîm. Bu o kitaptır ki, kendisinde (Allah tarafından gönderildiğinde) hiç şüphe yoktur" (el-Bakara, 2/1)
Kuran okumaya başlarken nasıl başlanacağı, "Ey Peygamber! Kuranı okumak istediğin zaman, Allah'ın rahmetinden kovulmuş şeytanın şerrinden Allah'a sığın, yani "eûzübillâhimineşşeytânirracîm" de (en-Nahl, 16/98).
Kuran-ı Kerim okunurken onu mutlaka dinleme gereğini ve şeklini, Kuran okunduğu zaman onu dinleyin. Ve susun ki merhamet olunasınız" (el-A'râf, 7/204)
Kuran-ı Kerim'de yer alan hükümlerin, insanların gücü yeteceği ölçüde oluşu, "Allah hiçbir kimseye gücünün yeteceğinden başkasını yüklemez." (el-Bakara, 2/286)
Kuran-ı Kerimin, doğru yola götürüp, inanıp Salih amal işleyenlerin mükâfat, inanmayanların ise yakıcı bir azapla karşı karşıya kalacağı,"Şüphesiz bu Kuran-ı, insanları en doğru yola götürür. Salih amel işleyen müminlere büyük bir mükâfat olduğunu, âhirete iman etmeyenlere de can yakıcı bir azap hazırladığımızı müjdeler" (el-İsrâ, 17/9-10)
Kuran-ı Kerimin iman edenler için şifa kaynağı olduğu, Biz Kuranı, iman edenler için bir şifa ve rahmet kaynağı olarak indiriyoruz. Kuran, zalimlerin ise ancak zararını arttırır" (el-İsrâ, 17/82)
Allah (cc) kendinin her konuda hüküm sahibi olduğunu, Göklerin, yerin ve bunlarda bulunan her şeyin mülkü Allah'ındır. O her şeye kadirdir.( el-Mâide /120))
Kaynak olarak bize sadece Kuran-ı kerim yeter deyip, Peygamber Efendimizi devre dışı bırakmak isteyenlere de başka bir ayeti kerime ile uyarmıştır. "Peygamber'e itaat eden Allah'a itaat etmiş olur" (en-Nisâ, 4/80)
(Kuran-ı kerimde yer alan amelî hükümlerin ana noktaları açıklanmış, uygulama ve ayrıntı sünnete bırakılmıştır. Çünkü Allah'ın ve elçisinin koyduğu hükümler birbirinin tamamlayıcısıdır.)
Ya Rabbi, bizi her iki dünyada da; Kuranla haşr-ı cem eyle. Âmin
UĞUR KEPEKÇİ





