Dün TBMMde bir tören vardı. 47 kişi ve kuruluşa Türkiye Cumhuriyeti Devleti ve milletine, ulusal ve uluslar arası düzeyde üstün hizmette bulunanlara, Türkiyenin tanıtılmasına katkı sağlayanlara; halkın refahı, eğitimi, mutluluğu ve sosyal gelişimi için yaralı hizmetlerde bulunanlara verilen ödüllerdi.
Hemen hemen Kilis dışında tüm illerden hayırseverler, eğitim severler oradaydı.
Ama Kilis yoktu orada Kilis Vakfı Başkanı Yaşar Aktürk aradı. Biz 2 fakülte binası, kütüphane, 28 ilköğretim okulu yaptırdık, 11 okul için arsa alıp bağışladık, 5 sosyal tesis ve spor salonu yaptırdık. İstanbulda açtığımız öğrenci yurdunda gençlerimizin akademisyen olarak yetişmeleri için tüm ihtiyaçlarını karşılıyoruz. Burs veriyoruz, ihtiyacı olan herkese koşuyoruz. Gecemizi, gündüzümüze katarak Kilisin her alanda kalkınması için çaba harcıyoruz.
Tüm bunların karşısında bir okulun çatısını onaranlara ödül veriliyor, bizim bunca yaptıklarımız göz ardı ediliyor. Ortadaki olaya gülmek mi lazım, yoksa ağlamak mı? nerede bizim milletvekillerimiz, bürokratlarımız? Şimdi Kilisin neden gerilediğini ve unutulduğunu daha iyi anladım dedi.
Ve Aktürk bir sitemini daha ortaya koydu: Daha dün fakültelerdeki öğretim üyeleri için 36 lojman yapılması için projeyi getirip önümüze koydular. Bizden bu lojmanların da yapılmasını istediler
Elbette üzülmemek, bu kadar ilgisizliğe ve vurdumduymazlığa ses çıkartmamak olanaksız
İşadamı Mehmet Evran, Böyle şey olamaz. Kilis eğitime yaptığı katkılarla Türkiyede örnektir, diye konuşanlar nerede? diye konuşurken, yine işadamlarımızdan Abdullah Cançelik de şunları söyledi:
Kilisli hemşerilerimiz isimsiz kahramandırlar. Onlar yaptıkları hizmetleri hiçbir karşılık beklemeden gerçekleştirdiler. Yasal hakları olmasına rağmen verdikleri milyarlarca parayı vergilerinden de mahsup etmediler. Ama bu fedakâr insanları onure etmekte devletin bir borcu olmalıydı.
Ahmet BARUTÇU









