• Künye
  • İletişim
  • Çerez Politikası
  • Gizlilik İlkeleri
Anasayfa
  • Ekonomi
  • İslam
  • İlçeler
  • Kilis Güncel
  • Ulusal Kongreler
  • Analiz
  • Eğitim
  • Siyaset
  • Vefat
  • Spor
  • Bitki Rehberi
  • Güncel Haberler
  • Kültür & Sanat Teknoloji Sağlık Dünya Türkiye Videolar
  • Ara
SON DAKİKA:
10:27
Altın Fiyatları 21 Temmuz 2026
10:26
Dolar - Euro - TL Kuru 21 Temmuz 2026
Video Galeri Foto Galeri Yazarlar Üye Paneli
A
Büyüt
A
Küçült
Yorumlar
  1. Köşe Yazarları
  2. Doç. Dr. Ali Bestami Kepekçi
  3. Osmanlı Hanedanının Göç Politikası
Yayınlanma: 01 Mart 2021 - 09:01

Osmanlı Hanedanının Göç Politikası

01 Mart 2021 - 09:01
Yorumlar
TAKİP ETTAKİP ET
Yazdır
A
Büyüt
A
Küçült
Yorumlar
Doç. Dr. Ali Bestami Kepekçi
Doç. Dr. Ali Bestami Kepekçi

Osmanlı Devleti’ni Türk asıllı kimseler kurmuşlarsa da devlet kısa bir süre içerisinde çok dinli bir hale gelmiş, hanedan farklı grupları bir araya getirerek kendi varlığının temeli yapmıştır. Bunu hanedanın göç politikası belirlemiştir. Ertuğrul ve Osman Gazi’den sonra Osmanlının başına geçen Orhan Gazi, Bizans İmparatorunun kızı Theodora ile evlenmiştir. Ardından tahta geçen 1. Murat’ın annesi Theodora (Nilüfer)’dır. Hanedan üyelerinin gayri-müslim kadınlarla evliliği bundan sonra da devam etmiştir.

Orhan Bey 1326’da Bursa’yı fethettiğinde kardeşi Alaeddin ile birlikte, ticaret, sanayi ve maliyet dallarında yetenekli olduklarına inandıkları Yahudilere özel bir ilgi göstermişlerdir. Şam’dan ve Bizans’tan birçok Yahudi Orhan Bey’in çağrısı sonucu yeni devletin topraklarına göç ettirilmiştir.

Hayat Ağacı Sinagogu olarak da bilinen Ets Ahayim Sinagogu, Bursa’da fethi gerçekleştiren Orhan Bey zamanında bir ferman çıkartılarak kurulmuştur. Osmanlı Döneminde ilk yapılan sinagog olması nedeniyle önem taşımaktadır.

II. Mehmed, İstanbul’u fethettiğinde de nüfusu 50-60 bine düşmüş olan şehre taşradan getirdiği Ermeni, Yahudi, Rum asıllı kimseleri iskan ederek İstanbul’u bir metropolis yapmayı hedeflemiştir. II. Mehmed, ticari ve teknik yeteneklerini takdir ettiği ve kendisine bağlılıklarından emin olduğu Yahudi nüfusun sayısını artırmak için Fetih’ten üç gün sonra İmparatorluğun Yahudi cemaatlerine bir mektup yollayarak onları İstanbul’a davet etti:

“Osmanlı Padişahı Mehmed der ki: Tanrı bana birçok ülke bahşetti ve hizmetkarı Hazreti İbrahim ile Yakub’un sülalesine sahip çıkmamı, kendilerine yiyecek vermemi ve onları himayeme almamı bana emretti. Aranızda kim, Tanrı’nın yardımı ile İstanbul’a, Başkente gelip yerleşmeği, incirin ve bağın gölgesinde huzur içinde yaşamayı, serbest ticaret yapıp mülk sahip olmayı arzular?” (Galante A. Histoire des Juifs d'Istanbul, depuis la prise de cette ville en 1453 par Fatih Mehmed II, jusqu a nos jours (1. cilt) (İstanbul, 1941))

II. Mehmed, İstanbul kuşatması sırasında yayınladığı bir fermanla da, “eski sinagogların onarılacağını, yeni ibadethanelerin kurulması yasak olduğu için evlerin ibadethaneye çevrilmesine izin vereceğini” bildirdi (Güleryüz, Naim A. (Ocak 2012), Bizans'tan 20. Yüzyıla - Türk Yahudileri, Gözlem Gazetecilik Basın ve Yayın A.Ş., İstanbul, ISBN 978-9944-994-54-5).

II. Mehmed bir süre sonra, Yahudileri normalde Osmanlı’da gayri-müslimlerden alınan bir takım vergilerden de muaf tutmuştur. İstanbul’un fetih sonrası iskan politikası, Osmanlının Türkmen hakimiyetinden uzaklaşmasının hızlanması açısından dikkat çekicidir. Bazı tarihçiler bunu, Müslüman halkın Anadolu'dan göç etmek istememesine bağlamıştır. Ama özellikle, Avrupa’daki Yahudilerin de, fermanlarla vergi alınmayacağı vaatleri ile İstanbul’a davet edildiği görülmektedir.

Yine o yıllara ışık tutan bir süreç. Osmanlının İstanbul’un fethi ile parlayan yıldız olduğu yıllarda, Endülüs’te Müslümanlar, Hristiyanlar tarafından yok edilmeye çalışılmakta idi. Endülüs Müslümanları, Osmanlı’dan yardım talebinde bulunmuşlar, ama istedikleri karşılıkları alamamıştır. Osmanlının Endülüse yardım etmemesi konusu birçok akademik makaleye konu olmuştur. Bazı tarihçiler, II. Mehmed’i, “kral ve kraliçenin evliliği neticesinde birleşen Kastilya ve Aragon Krallıklarının, Vatikan’ın da desteğini alarak ittifakla Endülüs Müslümanlarının üzerine yürüyeceklerini biliyor olmalıdır ve tedbir alabilirdi”, diye eleştirirken; bazı tarihçiler de “henüz o yıllarda Akdeniz’e kuvvetli bir hakimiyet kuramamış olan Osmanlı’nın Endülüse yardımı imkansızdı” diyerek Osmanlının tutumunu normal olarak değerlendirmişlerdir.

Endülüs tamamen yıkıldıktan ve Hristiyanlar Müslüman ve Yahudilere asimilasyon uygulamaya başlayınca II. Beyazıt döneminde çok sayıda Müslüman (Müdeccenler) ve Yahudi (Sefaradlar) Kuzey Afrika ve İstanbul’a taşınmıştır. II. Beyazıt Sefaradların İstanbul’a yerleştirmeleri sırasında bir ferman yayınlayarak ”… İspanya Yahudilerini geri çevirmek şöyle dursun, tam bir içtenlikle karşılanmalarını, aksine hareket ederek göçmenlere kötü muamele yapacakların veya en ufak bir zarara sebebiyet vereceklerin ölümle cezalandırılacaklarını…” duyurmuştur (Franco M., Essaı Sur L'hıstoıre Des Israelıtes De L'empıre Ottoman / 1 bs. Parıs: Lıbraırıe A.Durlacher, 1897).

İstanbul’da hatta tüm Osmanlı topraklarında ticaretin tamamen “Onlar yetenekliler” gerekçesi ile gayri-müslimler üzerine kurulması ciddi bir araştırma konusu olsa gerek. Nitekim Osmanlı'nın son yüzyılında devlete büyük meblağlarda borç veren Yahudi bankerler meşhurdur.

İstanbul'un alınmasından sonra II. Mehmet, yetiştirdikleri dört büyük sadrazam ile Osmanlı Devleti'nin Kuruluş Döneminde gerek askeri ve gerek idari ve siyasi alanda teşkilatlandırılmasında birinci derecede rol oynayan Çandarlı ailesini, Osmanlı ailesine rakip görmüş, onları devlet kademelerinden uzaklaştırarak yerlerine devşirme kökenlileri getirmeye başlamıştır. Bu süreç hızla devam etmiş ve II. Bayezıd döneminden itibaren devlet yönetimi tamamen devşirmelerin eline geçmiştir. Kendilerine rakip olmalarından korktukları için kardeşlerini öldürmeyi mubah sayan Osmanlı Padişahları, devlet yönetiminde de son ana kadar hep devşirmelere ağırlık vererek hiçbir Türk’ün ön plana çıkmasını istememişlerdir.   

Birçok tarihçinin Osmanlı Devletini bir Türk İmparatorluğu olarak görmenin yanlış olacağını belirtmelerinin gerekçelerinden bazıları bunlar olsa gerek.

Tarihte yolculuğumuz “göç” penceresinden bakışla bir süre daha devam edecek.

Kalın sağlıcakla.   

Bu yazı 2686 defa okunmuştur.
  • YORUMLAR
adlı kullanıcıya cevap x

Yazarın Diğer Yazıları

  • Kupayı Sistem Kazandı - 21 Temmuz 2026
  • IMF Türkiye Raporunun Ötesindeki Gerçek - 20 Temmuz 2026
  • Bir Millet Nasıl Ayağa Kalkar? - 19 Temmuz 2026
  • Üniversite Hayali mi, Yurt Dışı Hayali mi? - 18 Temmuz 2026
  • Bir Ülkeyi Güçlü Yapan Şey Nedir? - 17 Temmuz 2026
  • Tasarruf Eden Devlet, Fakirleşen Millet? - 16 Temmuz 2026
  • Sosyal Devlet Boşluk Bırakmaz - 14 Temmuz 2026
  • Son Nefese Kadar, Son Nefes İçin Siyaset - 14 Temmuz 2026
  • Bir Kampın Ardından - 13 Temmuz 2026
  • Türkiye İçin Neden Bağımsız Türkiye Partisi? - 12 Temmuz 2026
  • Teşkilat Nedir? - 11 Temmuz 2026
  • Bir Üye Neden Bu Kadar Önemlidir? - 10 Temmuz 2026
  • Siyaset Birinci İşimizdir - 07 Temmuz 2026
  • Faiz Enflasyonu Düşürür mü? Maliyet Artışı ve Enflasyon İlişkisine Bakış - 21 Mart 2026
  • Gelir Dağılımını Güçlendiren Ekonomik Yaklaşım - 19 Mart 2026
  • Dolar İmparatorluğu Sarsılıyor mu? Milli Paralarla Ticaret Tartışması - 17 Mart 2026
  • Hürmüz Boğazı: Görünen Petrol, Görünmeyen Para Savaşı - 16 Mart 2026
  • Emeklilerin Şehirleri: Üretim Kaybedilince Ne Olur? - 11 Mart 2026
  • Kaynak Kıtlığı Miti ve Milli Ekonomi Modeli - 07 Mart 2026
  • Enflasyonun Görünmeyen Dinamiği: Kur, Maliyet ve Üretim - 07 Mart 2026
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 24
Köşe Yazarları
Ah !! O eski Kilis Konakları 
Güner Özbalcı
Ah !! O eski Kilis Konakları 
Mehmet Beşe
Mehmet Beşe
DÜNYADA VE TÜRKİYE'DE GIDA SEKTÖRÜ
Prof. Dr. Erdoğan Taşkın
Prof. Dr. Erdoğan Taşkın
KOŞMAK NEYE YARAR?
Dış borçlarımızı tek kalemde ödemenin yöntemi nedir? / Ali Gülelçin
Misafir Kalem
Dış borçlarımızı tek kalemde ödemenin yöntemi nedir? / Ali Gülelçin
Prof. Dr. Ahmet H. Kepekçi
Prof. Dr. Ahmet H. Kepekçi
Ankara'da NATO, Gündemde Trump
Mustafa Çobanoğlu
Mustafa Çobanoğlu
Mukaddes Vatanın "Mavi Otları"
Prof. Dr. Haydar Baş
Prof. Dr. Haydar Baş
Kaybolan prestijimiz ve Kıbrıs
Vatanı bölmek isteyenlere fırsat vermeyin
Uğur Kepekçi
Vatanı bölmek isteyenlere fırsat vermeyin
Alaaddin Özkar
Alaaddin Özkar
90 Dakika Futbol, Yıllarca Hatırlanacak Bir Duruş
Doç. Dr. Ali Bestami Kepekçi
Doç. Dr. Ali Bestami Kepekçi
Kupayı Sistem Kazandı
Çok Okunan Haberler
KEPEKÇİ:
KEPEKÇİ: "İŞÇİ GİBİ ÇALIŞIP ESNAF GİBİ YÜK TAŞIYORLAR"
BTP HALK BULUŞMALARI BAĞCILAR YENİGÜN MAHALLESİ'NDE DEVAM ETTİ
BTP HALK BULUŞMALARI BAĞCILAR YENİGÜN MAHALLESİ'NDE DEVAM ETTİ
Kilis, İstanbul'da Gönülleri Fethediyor
Kilis, İstanbul'da Gönülleri Fethediyor
Ana Sayfa
Ekonomi
İslam
İlçeler
Kilis Güncel
Ulusal Kongreler
Analiz
Eğitim
Siyaset
Vefat
Spor
Bitki Rehberi
Güncel Haberler
Kültür & Sanat
Teknoloji
Sağlık
Dünya
Türkiye
Videolar
Köşe Yazarları
Foto Galeri
Video Galeri
Biyografiler
Vefatlar
Üye Paneli
Günün Haberleri
Arşiv
Gazete Arşivi
Anketler
Hava Durumu
Gazete Manşetleri
Nöbetci Eczaneler
Namaz Vakitleri
  • Analiz
  • Eğitim
  • Ekonomi
  • İlçeler
  • İslam
  • Kilis Güncel
  • Kültür & Sanat
  • Sağlık
  • Siyaset
  • Spor
  • Foto Galeri
  • Video Galeri
  • Köşe Yazarları
  • Biyografiler
  • Vefatlar
  • Üye Paneli
  • Günün Haberleri
  • Arşiv
  • Gazete Arşivi
  • Anketler
  • Hava Durumu
  • Gazete Manşetleri
  • Nöbetci Eczaneler
  • Namaz Vakitleri

  • Rss
  • Künye
  • İletişim
  • Çerez Politikası
  • Gizlilik İlkeleri

kilispostasi.com Haber Portalı 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu 'na %100 uygun olarak yayınlanmaktadır. Ajanslardan alınan haberlerin yeniden yayımı ve herhangi bir ortamda basılması, ilgili ajansların bu yöndeki politikasına bağlı olarak önceden yazılı izin gerektirir.