Arayanlar ne aradığının farkında mı?
Uğur Kepekçi

Uğur Kepekçi

Arayanlar ne aradığının farkında mı?

22 Kasım 2021 - 20:31

İlk insandan bu yana insanlar, iktidar olmak ya da iktidarını korumak için ilahi kuralları dahi hiçe saymışlar. Peygamberlerin Hak budur diye işaret ettiği ilahi emir ve yasakları dahi kabul etmemişler. Başlangıçta nefsi küçücük bir hata ile yola çıkılsa da ilerleyen zamanlarda yollarda büyük sapmalar meydana gelmiş, doğrular yanlışa tebdil olmuştur. Çıkarlar ilahi buyrukların dışına çıkınca da kan dahi dökmekten geri durmamışlar.

Yanlıştaki bu kısır döngü dünden bu güne böylece devam edegelmiştir. İnsanın düşüncesindeki sapış toplumdaki kavramlara ve kurumlara tamamen nüfuz etmiştir. Kavram kargaşasının yaşandığı bu zamanda, siyaset kavramı da haliyle kirlenmiş, amacı dışına çıkartılmıştır.

Siyaset kavramındaki sapış, seçimlerin genel mantığını da saptırmıştır. Siyaset -seçim- demokrasi gibi kavramlar aslının ve amacının dışına çıkmıştır.

Seçimlerde daha güçlü organize olan, daha güçlü olan, daha zengin olan, daha çok çevreye ve etkiye sahip olanlar, mutlak çoğunluğun verdiği avantajlarla zafere ulaşmıştır.

Demokrasinin belki de en acımasız tarafı budur. İster haklı ol, ister haksız ol, çoğunluk seninleyse; güçlü de sen, haklı da sen oluyorsun. Bu genel bir kuraldır. Bundan önce de bundan sonra da elde edilecek netice budur. Madem yönetim şekli olarak demokrasi tercih edilmiş; ya tercih edenler ıslah edilmeli, ya da demokrasi ıslah edilmelidir.

Çünkü iktidarlar; Hakla değil, çoklukla elde ediliyor ve maalesef her zaman da çokluk Haktan yana olmuyor. Üç aşağı beş yukarı netice budur. Dün başkaları güçlüydü, onlar iktidar oldu. Bugün bunlar güçlü, bunlar iktidar. Yarın başkaları güçlü olacak, haksız da olsalar onlar iktidar olacaktır.

Prof. Dr. Haydar Baş, Bağımsız Türkiye Partisini kurarken siyasetten ne anlamamız gerektiğini, yapılacak siyasetin mutlaka ilkeli siyaset olmasını şöyle dile getirmişti:  "Türkiye'yi içine düştüğü badireden çıkaracak, milli kimlik ve şahsiyeti kuşanarak sorunlarını çözecek ve onu dünyada önder ülke yapacak yeni bir siyasi oluşum artık zaruridir. Bu siyasi oluşumun diğer siyasi yapılanmalardan üç yönden farkı olması gerekir: 1- Tahlil, teşhis, tespit ve çözüm hususunda bakış açısı, gaye ve niyeti farklı ve samimi olacak. 2- Gerçekçi çözümlere ulaşmak için hayali projeler yerine tatbik edilebilir projeler sunacak ve bunları zamanında gerçekleştirecek. 3- Bütün bunları hayata geçirecek ehliyetli ve yeterli kadroya sahip bulunacak. Bu, vatanımıza ve milletimize sahip çıkma, onu layık olduğu yere taşıma misyonudur."

Prof. Dr. Haydar Baş siyaset kurumunun yeniden ele alınması gerektiğini işaret etmek sadedinde her fırsatta da şu ifadeye yer verirdi: "Siyaset Allah için insanlara hizmet makamıdır."

Mevcut sistemin devamı olan bütün siyasi parti ve düşüncelerle kokuşmuş mevcut siyaset anlayışını değiştirmek için gereken ne varsa Prof. Dr. Haydar Baş önümüze koymuştur. Toplumsal uzlaşının, ekonomik kalkınmanın, mutlu ve refah bir hayat sürmenin, bütün kurallarını eser haline de getirmiştir. “Milli Ekonomi Modeli” “Sosyal Devlet Milli Devlet” “Hoş geldin Atatürk” “Ehl-i Beyt Külliyatı” gibi yazılı eserlerin yanında, ölmez fikirlerini savunan ve uygulama kabiliyeti olan bir kadro, Av. Hüseyin Baş gibi bir lider yetiştirmiş, milletimizin hizmetine sunmuştur. Çözüm odaklı bu fikir, kadro ve lider dışında çare arayanlar ne aradıklarının farkındalar mı acaba? 

Bu yazı 317 defa okunmuştur .

Son Yazılar