Zeytin dalı kanserinin, zeytin ağacının dal ve sürgünlerinde değişik büyüklükte ur ve siğiller şeklinde görüldüğünü ifade eden Kadıoğlu, şunları söyledi: "Yaprak, çiçek ve meyve dökümü sonucunda meydan gelen siğiller, yıllık sürgünlerde, küçük ve yuvarlak, genç sürgünlerde ise sürgünlerin çıplaklaşmasına varacak düzeyde etkili olmaktadır. Ayrıca sırıklama ile yapılan hasat, dolu ve budama hataları nedeniyle oluşan yaralarda meydana gelen urlar, çatlaklar boyunca dalı sarar. Zeytin dal kanseri sadece sürgünlerde değil ağaç gövdesi ve hatta meyve sapında bile enfeksiyon meydana getirebilmektedir.
Kültürel Önlemler:
Ağaçlara gereğinden fazla azotlu gübre verilmemelidir.
Budama artıkları bahçeden uzaklaştırılmalı veya hemen yakılmalıdır.
Fazla su tutan, tabanı killi topraklarda zeytin dikiminden kaçınılmalı, dikim yapılmışsa toprağın fazla suyu, drenaj yapılarak uzaklaştırılmalıdır.
Kimyasal Mücadele:
Kanserli ağaçların budanma işlemi yağışlı günlerde yapılmamalı çünkü yağışlı günlerde hastalık yayılma özelliğine sahiptirler. Urlarla kaplı ağaçlarımız varsa tümör belirtilerinin belirgin olarak ortaya çıktığı ve bakterilerin aktif olmadığı temmuz-ağustos aylarında bahçe kontrol edilerek, çok urlu kurumuş dallar kuruyan kısmın 1520 cm altından sağlıklı kısımdan itibaren kesilmeli, temizlenmeli ve yara yerine %5'lik göztaşı eriyiği sürülmelidir. Ayrıca Budama da kullanılan testere veya budama makası kesinlikle sağlıklı ağaçların budanmasında kullanılmamalı, steril edilmelidir.
Ayrıca korumak amaçlı Aralık ayında hasattan sonra ağaçlar %2' lik; ilkbahar yağmurları başlamadan önce de %1' lik oranında bordo bulamacıyla ilaçlama yapılmalıdır."
(Kilis Postası-Haber Merkezi)









