Reklam
  • Reklam
Gelin Kilis’i Konuşalım…
Reklam
Nejat Taşkın

Nejat Taşkın

Gelin Kilis’i Konuşalım…

16 Şubat 2015 - 13:58

Yıllar Evvel Yazmıştım  Yeniden  Gündeme Taşıdım…

 

            Kilis,Güney Doğu Anadolu’nun Suriye sınırına çok yakın ve haritalarda hemen ilginizi çeken bir yöre…Gaziantep’in en büyük ilçelerinden biri…Büyüklüğüne büyükte; ilerlemeyişine bir mana bulamazsınız.Kilis’teki karalayıcı olaylar, gazetelerin baş sayfalarına,geçerde geri kalmışlığına neden olan yöresel sorunlar,nedense hiç konuşulmaz bile.İşte,onun için bugün şu

güzel dergide istedim ki başka şeyler, gündeme getireyim, başkalarım yazalım, konuşalım. Ama baktım ki, yine Kilis çıktı

karşıma. Ve onun için karar verdim. Yaşadığım müddetçe hep

Kilis'i ve Kilisliyi konuşacağım...

            Kilis güzeldir, Kilis kültürlüdür. Kilis’te zengin kültür mirasları vardır. Kilisli çok okur. Çok okumuştur. Ama Kilis ihmal edilmiştir. Hakkı olan hiç bir şeyi alamamıştır. Almak için isyan etmesini bilmez. Çünkü sabırlıdır. O halde bu sabır heyecanı içinde her Kilisliye ayrı ayrı düşen bir görev vardır. İster

Kilis'te olsun, ister Kilis'in dışında bulunsun. Mutlaka Kilis için

çalışması lazımdır. Günlük sekiz saatlik mesaisi içinde çok değil, otuz dakikasını Kilis'e ayıran bir hemşerimin Kilis için kazandıracağı çok şey vardır. Mademki haritalarda bile uzak düşüyoruz, bu uzaklığı biz yakınlaştıracağız. Kültür Derneklerimizle, 67 vilayete dağılan Kilislilerle el ele gönül gönüle verdiğimiz zaman kuracağımız çatının güzelliği mutlaka saray gibi

olacaktır. Kilis'in istekleri hakkı olmayan istekler değildir. Eğer

il olmak istiyorsa, bu hakkın verilmesinde geç bile kalınmıştır.

Birçok yöreler, her konuda Kilis'ten daha geri kalmasına rağmen politik baskılarla her türlü hakkını ve hakkın fazlasını bile bir çırpıda almıştır. Biz neden bu konularda sesimizi birliğimizi duyuramadık acaba? 67 ile dağılmış ve saygın görevlerin içinde bulunan Sayın hemşerilerimle zaman zaman bir araya geldiğimizde hep ayni sorunları dile getiriyor, konuşuyor, çözüm bulamamanın sıkıntılarım yaşıyoruz...

            Hala, Doktor sorunumuz, su sorunumuz ve dev boyutlara

ulaşan işsizlik sorunumuz bizi fazlası ile meşgul etmekte içinde

bulunduğumuz yüzlerce sorun kapılarımızda çığ gibi büyümekte her gün biraz daha büyüyen bir çığ problem üstüne problem olmaktadır. Eğitim, su, doktor, işsizlik ve heder olan güzellikler Kilis’i zorlarken biz bu zorlukları her zaman gündemde tutup mutlaka çözüm bulmalıyız. Bu çözümler için tek çare bir araya gelmek, meseleleri konuşmaktır. Kilis’te olsun Kilis dışında olsun bu tür yayın ve yayın organlarına yapılan büyük destekler,

bir araya gelmemizi sağlayacak ve Kilis'in sesi yükselecektir.

            Atatürk, ilk defa bu vatan topraklarına Kilis üzerinden

geçmiştir. Samsun'dan 19 Mayıs 1919'da doğan güneş, Kilis

topraklarında çok daha önce doğmuş biz bu doğuşu ülke çapın-

da kutlamayı olsun gündeme getirememişizdir. 7 Aralık'ta

Fransızlara karşı verilen savaşta akıtılan kan, bir büyük davanın

ilk ışıklarını yakmıştır. Şehit Sakıp'lar, İslam beyler ve daha nice kahramanlıklar yanında, bir Tilhabeş destanı vardır. Mercidabık zaferiyle sonuçlanan bu zaferi dünya çapımda festivallere

dönüştürmek, acaba mümkün olamaz mı? Şarap, üzüm, şeftali

ve kiraz festivalleriyle ün yapan yörelere göre bu kahramanlık

günleri daha yüce olmaz mı?

            Evet, bizimde üzümlerimiz hem de kokulu, hem de kara kara ve hemde hommusudur. Bizimde çeşmelerimiz tarihidir. Kuru Kastel, Namıka, Kurdoğa ve ancak türkülerdedir ve akmasa da meşhurdurlar. Pınarlarımız kurumuştur. Zeytinliklerimiz bozkır olmuştur. Sebzelerimiz, meyvelerimiz tarlalalar da çürümektedir.

            Tüm bunlar, bir fabrikanın dişlisi altında beşon işçiyle birlikte ne büyük anlam kazanır. Yeter ki bu duyguyu o dişliye verebilsek... O halde bize düşen çok görev var, hemşerim. Ben madalyonun hep aksi yüzünü yazdım. Bir güzel dergide isterdim ki hep güzellikleri anlatayım. Ama, hep güzel güzel aksaklıkları nasıl görceğiz. Güneş balçıkla sıvanmaz ki, onun için

Kilis için konuşalım, ve hep Kilis diyerek onun yücelmesini

sağlayalım.

            Bir ozanımız ne demiş "KÎLÎS BAĞLAR Ülkesi, of aman

aman... Bağlar ülkesi.."

Ama ne yazık ki bu ihmal ve terkedilmişlikle, dağlar ülke-

si olmaya namzet amma, biz buna fırsat vermeyecek, gene pınarlarını, kastellerini, bağlarını ve zeytinliklerini dile getireceğiz.

 

Bu yazı 224 defa okunmuştur .

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar