• Künye
  • İletişim
  • Çerez Politikası
  • Gizlilik İlkeleri
Anasayfa
  • Ekonomi
  • İslam
  • İlçeler
  • Kilis Güncel
  • Ulusal Kongreler
  • Analiz
  • Eğitim
  • Siyaset
  • Vefat
  • Spor
  • Bitki Rehberi
  • Güncel Haberler
  • Kültür & Sanat Teknoloji Sağlık Dünya Türkiye Videolar
  • Ara
SON DAKİKA:
10:13
Altın Fiyatları 17 Haziran 2026
10:12
Dolar - Euro - TL Kuru 17 Haziran 2026
Video Galeri Foto Galeri Yazarlar Üye Paneli
A
Büyüt
A
Küçült
  1. Haberler
  2. Genel
  3. Anne-Baba Davranışları
Genel
Yayınlanma: 12 Şubat 2011 - 06:16
Güncelleme: 08 Mayıs 2013 - 12:16

Anne-Baba Davranışları

Çocuk anne-baba elinde bir emanettir. Kalbi kıymetli bir cevher gibi temizdir. Mum gibi her şekli alabilir. Bütün yazı ve şekillerden uzaktır. Temiz bir toprak gibi olup, hangi tohum atılırsa büyür. İyilik tohumu ekilirse, din ve dünya saadetine kavuşur.

Genel
12 Şubat 2011 - 06:16
Güncelleme: 08 Mayıs 2013 - 12:16
TAKİP ETTAKİP ET
Yazdır
A
Büyüt
A
Küçült
Anne-Baba Davranışları


Çocuğun kendi kendini yöneten, yüksek benlik saygısına sahip, doyumlu bir birey olarak gelişmesi, büyük ölçüde ona sağlanan fırsatlara ve anne-babanın yaklaşımına bağlıdır.

Anne-baba yaklaşımlarını, "denetleyici, destekleyici ve pasif" olmak üzere üç grupta incelemek mümkündür.

  • DENETLEYİCİ YAKLAŞIM


Denetleyici yaklaşım içinde olan anne-baba davranışlarının ortak özelliği, çocuğun tutum ve davranışlarını değiştirme amacını taşımalarıdır.

Denetleyici yaklaşım; tehdit etmek ya da fiziki şiddet göstermek şeklinde olabildiği gibi, sevgiyi esirgemek, küsüp iletişimi kesmek ya da aşağılayıcı karşılaştırmalar yapmak şeklinde de olabilir.

Her iki denetleme boyutunda da çocuk, hangi davranışın hangi tepkiyi alacağı hakkında bir fikre sahip değildir. Dolayısıyla kaygılı bir belirsizlik içinde aşırı isyankar veya aşırı boyun eğici olması mümkündür. Saldırgan anne-baba sözlü olsun, fiziksel olsun, çocuğa hücum eder, ona sürekli kızar. Ama anne-babanın öfkesi, her zaman çocuğun davranışına bağlı olmayabilir. Bazen iş yaşamı, bazen de evlilik ilişkilerini anne-babanın öfkeli davranışında etken olabilir. Bu anne-babalar gerginliklerini çocuklarından çıkarırlar.

Ebeveynin korku temeli üzerine inşa ettiği saldırgan tutumu sonucu, çocuk ya korkutulmuş ve sindirilmiş ya da isyankar bir birey olur. Bazen her iki durum birlikte görülebilir.

  • DESTEKLEYİCİ YAKLAŞIM


Destekleyici anne-baba yaklaşımı; çocuğa yakın ilgi göstermek, sözlü veya dokunarak sevgi belirtmek, onunla ortak faaliyetlerde bulunmak gibi, çocuğun benliğini onaylayan davranışları içerir.

Yapılan araştırmalar sonucunda, anne-babaların çocuklarını denetlemek için ikna etme yolunu kullanmaları ve destekleyici tutum içinde olmaları halinde, çocukların sağlıklı bir psikososyal gelişim yaşadıkları ve ebeveynin beklentilerine daha olumlu cevap verdikleri görülmüştür.

Anne-baba çocuğun faaliyetlerine ilgi ve keyifle karşılık verip; sınırlandırmayan, özgün bir ortam oluşturursa, onun kendi kendine öğrenmesini ve yeni beceriler kazanmasını teşvik etmiş olur.

Böyle bir özgün ortam, çocuğu cesaretlendirir. Çocuk dış dünyayı ancak kendine tanınan fırsat ve olanaklar ölçüsünde algılamaya ve keşfetmeye çalışır. Anne-baba çocuğun başarılarından dolayı mutluluğunu, sözlü olduğu kadar beden diliyle de yansıttığı takdire, onu yeni girişimlere ve başarılara itmiş olur.

Örneğin; kağıt, kalemle yeni tanışan çocuk ilk karalama çabasının anne-babası tarafından beğenildiğini görürse, karşısındakileri memnun etmek ve beğeni kazanmak için benzer bir resim yapmayı daha dener. Çünkü "başarılmış eylem" çocukta devam etme isteği doğurur. O da bu eylemi tam bir beceriye dönüştürünceye kadar tekrarlar.

Anne-baba, çocuğunun diğer çocuklardan, hatta kardeşlerden farklı, "zeka ve kişilik özellikleriyle kendine özgü "bağımsız bir birey" olduğunun bilinciyle hareket etmeli, çocuğun yeterli olduğunu ve kendi kendine gelişebildiğini düşünmelidir.

Her sağlıklı çocuk yürümek, oturmak, tırmanmak gibi motor becerileri kazanma kapasitesine sahiptir. Çocuğun öğrenme, yapabilme konusundaki heyecanı, onun kendine olan güvenini arttırır ve yeni kazandığı yeteneğini denemek ve geliştirmek için onu teşvik eder. İlgili, dikkatli ve gözleyen bir  yetişkin, çocuğun başarısından duyacağı hazzı ve keyfi pekiştirir.

Destekleyici yaklaşımı benimseyen ve ikna ederek denetlemeyi seçen anne-babanın çocuğu, onların duygu, düşünce, değer ve beklentileri hakkında nedenleri ve sonuçları ile birlikte bilgi sahibidir. Anlaşılır ve tutarlı tepkilerin birikimi, hangi davranışın sonuçlarının ne olacağını belirlemiştir. Dolayısıyla çocuk hem davranış seçiminde kendini özgür görebilir, hem de seçimleri hakkında, kısıtlanacağından çekinmeden anne-babasına danışabilecek bir durumdadır. Başka bir değişle, anne-baba-çocuk ilişikisi, yetişkin-yetişkin etkileşimine yaklaşan bir niteliktedir.

Olumlu ebeveyn, tutarlı ve kararlıdır. Kendi içinde özgüvenli ve sakindir. Böyle bir ortamda çocuk, anne ve babasının sözünün ve bekletisinin ne olacağını bildiği gibi, onlar tarafından aşağılanıp alay edilmeyeceğini de bilir.

Saldırgan bir ebeveynin olumlu bir ebeveyn olması kolay değildir. Burada önemli olan, olumlu tutumu doğuştan sahip olunan bir özellik olarak görmek yerine, bir beceri olarak görmektir. Böyle düşünüldüğü takdirde zamanla olumlu düşünmeyi öğrenmek mümkün olabilir.

Olumlu yaklaşımın ilk öğesi sizin içinizde, kendi tutumlarınızdadır. İkinci öğesi ise eylemlerinizle ortaya çıkar.

  • PASİF YAKLAŞIM


Pasif ebeveyn, yukarıda belirtilen ebeveyn yaklaşımlarından farklı olarak çocuğun etkinlikleri konusunda "ilgisiz ve kayıtsız" davranışlar sergileyen ebeveyndir. Ebeveynin ilgisizliğiyle, çocuğun öğretmen ve arkadaşlarına karşı olumsuz davranışı ve yakın çevresindeki eşylara verdiği zarar arasında yakın bir ilişki bulunmuştur. Bu gruba giren anne-babalar hoşgörü ile boşvermeyi birbirine karıştırırlar. Çocuğa sınırsız haklar tanındığı halde nerede duracağı kesin olarak belirlenmemiştir.

ÇOCUĞUNUZU DESTEKLEYİN

  • Ümidi Ortadan Kaldırmayın


Çocukları düş kırıklığına hazırlamak yerine, araştırıp keşfetmelerine ve deneyim kazanmalarına izin verin.

  • Çocuğunuzun Özel Anılarını Hafızanıza Kaydedin, Unutmayın


Çocuğa Olumlu Yaklaşım İçin:

  1. Önce kendi hafızanızda net ve tutarlı olun. Çocukla iyi bir iletişim kurun. Yaptığınız işi bırakıp çocuğa yaklaşın ve onun size bakmasını sağlayın.

  2. O size bakıncaya kadar, yapmasını istediğiniz şeyi söylemeyin.

  3. Açık ve net olun. "Şimdi şunu ........ yapmanı istiyorum, anlıyor musun?" deyin. Evet veya hayır cevabı alıncaya kadar bekleyin.

  4. Eğer karşılık vermezse isteğinizi tekrarlayın.

  5. Tartışmayın, kızmayın. Yavaş ve derin nefesler alın, böylece sakinleşirsiniz. Aile-çocuk ilişkileri, anne-babanın sabırlı olmasını gerektirir. Burada çocuğa vermeye çalıştığınız, bu konuda kararlı olduğunuz mesajıdır.


Çocuğunuza gösterdiğiniz yaklaşımda önemli olan, herhangi bir münakaşaya girmemek, sinirlenmemek, sadece isteğinizi çocuğa tekrarlamaktır.


İsteğiniz tamamlandığı zaman (örneğin; oyuncakların kaldırılması) bunu da büyütmeyin. Sadece aferin deyip, gülümseyin.


ÖNERİLER





  1. Çocuğun başarılı girişimleri, onu yeni başarılara yöneltmek ve öğrenme arzusunu pekiştirmek amacıyla desteklenmelidir. "Aferin!, Çok güzel oluyor!, İstersen bir kez daha deneyebilirsin!" gibi sözler çocuğu cesaretlendirir. Tersine, "Beceriksiz!, Oöyle değil böyle yapılır!, İyi bak da öğren!" şeklindeki, eleştiri içeren sözler ise kırıklığa uğratır ve yeni girişimlerden alıkoyar. Kısaca, merakını gidermek için yeterli kapasiteye sahip olduğu konusunda çocuğu teşvik edin, bunu sağlamak için fırsatlar oluşturun ve bu fırsatları değerlendirmesi için onu cesaretlenirin.


  2. Doğumundan başlayarak dış dünyayı kendi olanaklarıyla keşif ve icatlar yaparak tanımaya çalışan çocuğa, fırsat ve ortam hazırlayın.


  3. Bir şeyi başarması konusunda aşırı bir beklenti içinde olmayın. Beklenti düzeyinin ölçüsü, çocuğun kapasitesi ve bireysel özellikleri olmalıdır.


  4. Çocuk eğitiminde öyle bir çizgide durun ki çocuğunuz hem her an sizi yanında hissederek destek bulsun, hem de sizi hiç görmeyerek kendini özgür hissetsin.


Kaynak: Çocuk Eğitimi El Kitabı (Prof. Dr. Haluk Yavuzer)
Bu haber 3252 defa okunmuştur.
İlginizi Çekebilir
Kilis Tekerlemeleri
Kilis Tekerlemeleri
DİVAN-I KAMİL
DİVAN-I KAMİL
Sivrisinek
Sivrisinek
Güvenli İnternet İçin 7 Tavsiye
Güvenli İnternet İçin 7 Tavsiye
Son Haberler
EBU TÂLİB’İN İMAN ETMEDİĞİ HAKKINDAKİ İDDİAYA REDDİYE / ANALİZ
EBU TÂLİB’İN İMAN ETMEDİĞİ HAKKINDAKİ İDDİAYA REDDİYE / ANALİZ
Altın Fiyatları 17 Haziran 2026
Altın Fiyatları 17 Haziran 2026
Dolar - Euro - TL Kuru 17 Haziran 2026
Dolar - Euro - TL Kuru 17 Haziran 2026
İran'ın Gösterdiği Gerçek: Güç Önce Millettir
İran'ın Gösterdiği Gerçek: Güç Önce Millettir
İktidarın da muhalefetin de Türkiye'nin meselelerini çözecek fikri ve derdi yok
İktidarın da muhalefetin de Türkiye'nin meselelerini çözecek fikri...
Kilis Ağzından Seçmeli Sözcüklerimiz (A)
Kilis Ağzından Seçmeli Sözcüklerimiz (A)

Ana Sayfa
Ekonomi
İslam
İlçeler
Kilis Güncel
Ulusal Kongreler
Analiz
Eğitim
Siyaset
Vefat
Spor
Bitki Rehberi
Güncel Haberler
Kültür & Sanat
Teknoloji
Sağlık
Dünya
Türkiye
Videolar
Köşe Yazarları
Foto Galeri
Video Galeri
Biyografiler
Vefatlar
Üye Paneli
Günün Haberleri
Arşiv
Gazete Arşivi
Anketler
Hava Durumu
Gazete Manşetleri
Nöbetci Eczaneler
Namaz Vakitleri
  • Analiz
  • Eğitim
  • Ekonomi
  • İlçeler
  • İslam
  • Kilis Güncel
  • Kültür & Sanat
  • Sağlık
  • Siyaset
  • Spor
  • Foto Galeri
  • Video Galeri
  • Köşe Yazarları
  • Biyografiler
  • Vefatlar
  • Üye Paneli
  • Günün Haberleri
  • Arşiv
  • Gazete Arşivi
  • Anketler
  • Hava Durumu
  • Gazete Manşetleri
  • Nöbetci Eczaneler
  • Namaz Vakitleri

  • Rss
  • Künye
  • İletişim
  • Çerez Politikası
  • Gizlilik İlkeleri

kilispostasi.com Haber Portalı 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu 'na %100 uygun olarak yayınlanmaktadır. Ajanslardan alınan haberlerin yeniden yayımı ve herhangi bir ortamda basılması, ilgili ajansların bu yöndeki politikasına bağlı olarak önceden yazılı izin gerektirir.