
Ramazan Bayramı dolayısıyla geçmişlerimizi yad etmek, ölümü tefekkür etmek için mezarlık ziyareti yapmak için Asri Mezarlığa gittik. İşin manevi cephesini yerine getirdik ama görünen manzara hiç de iç açıcı değildi.
Geçmiş bayramlara nazaran Asri Mezarlığı daha bakımsız daha ilgisiz gördük. Çok az bir kısmın dışında otlar kurumuş, mezar yanlarında bali kutuları ve bali artıklarına sıklıkla rastlamak mümkündü.
Gördüğümüz manzara halkımızın mezarla, ölümle daha az ilgilendiğini, mezarlarına daha az bakım yaptığını göstermektedir.
Halkımızın kendi mezarlarıyla ilgisizliği üzücü bir durumdur. Burada gerek belediyeden gerek başka kurum ya da kuruluşlardan yardım beklemek yerine herkes kendi mezarına arada bir bakım yapsa bile durum daha farklı olabilir.
Yeri gelmişken bir hatıramı nakledeyim:
Rahmetli anneannem ve dedem ölmeden önce kendi mezarlıklarını almışlardı. Mübalağa etmiyorum, her pazar günü ellerine kazmayı küreği alır, ekilecek çiçek varsa çiçek, ağaç varsa ağacını alır, su kovasını alır, ekilecekler ekilir, sulanacaklar sulanırdı? Her hafta çevre temizliğine ve bakımına mezara gidelerdi. Ara sıra bende beraber olur, kendilerine yardım ederdim.
Bazen sorardım ?nineciğim her hafta buraya geliyorsunuz, neden buraya çok önem veriyorsunuz? diye? O da bana derdi ki ?oğlum eninde sonunda geleceğimiz yerimiz evimiz burasıdır. Buraya iyi bakalım ki çiçeklerin ağaçların arasına bizi gömersiniz. Biz mezarın üstünü iyi edek de Allah da altını iyi eder inşallah? derdi?
Daha henüz ölen olmamasına rağmen orası sanki gül bahçesine dönmüştü. Şimdi de Fahri dayım sağ olsun aynı heyecanla gerek dedemizin, gerek ninemizin, gerek eşi Sıdıka yengemizin mezarı ve çevresini aynı güzellikte ve aynı bakımda korumaya devam etmektedir.
Lütfen mezarlarınıza sahip çıkın, onları sıklıkla ziyarete din, ölümü tefekkür edin ki ölmeden önce ölmenin sırrına eresiniz.
Uğur Kepekçi








