[caption id="attachment_4114" align="alignnone" width="496" caption="bayrak"]
[/caption]
BTP Kadın Kolları Başkanı Seçil Mumcuoğlu ile Röportaj
Demokrat İttifakı ile bir araya gelen BTP Kadın Kolları Başkanı Seçil Mumcuoğlu röportajı:
Soru: Seçil Mumcuoğlu Kimdir?
Gazi Üniversitesi Makine Mühendisliği mezunuyum. Aydın?lıyım. Üç çocuk annesiyim. Yaklaşık sekiz yıldır aktif siyasette, BTP kadın kolları başkanı olarak hizmet vermekteyim.
Soru: Neden siyasete girdiniz?
Esasen siyasetten ümidimi kestiğim, hatta oy dahi kullanmama kararı aldığım bir dönemde Prof. Dr. Haydar Baş? ın, ülkenin sorunlarına çözümleri olan bir lider olarak siyasete girmesi, büyük hayallerle okuduğum mühendisliği bırakıp siyasete yönelmeme sebep olmuştur.
Soru: Haydar Baş beyi diğer siyasilerden farklı kılan nedir?
Prof. Dr Haydar Baş Bey?de diğer siyasetçilerde görmediğim en önemli fark çözümü olan bir siyasetçi olması, ve olayları değerlendirmede son derece basiretli yani ileriyi gören bir insan olmasıdır. Burnunun dibindeki tehlikeleri fark edemeyen tedbir alamayan günümüz siyasetçilerine baktığımızda Haydar Baş bey gibi insanların kıymetini bilemediğimizi görüyoruz aslında. Beni etkileyen bir özelliği de, siyasilere ?Siz baş olun, biz ayak olalım? diyerek mütevazi kişiliğiyle, çözüm önerilerini cömertçe ortaya koyup, yeter ki ülkeyi bu badirelerden kurtaralım şeklindeki yaklaşımıdır.
Soru: Demokrat parti ile kadrolarınız bir ittifak yaptı, öncelikle hayırlı olsun, sizce bu ittifak meclise vekil gönderemeyen milyonlarca insanı temsil edebilir mi?
Teşekkür ederim, gerçekten çok hayırlı bir birliktelik olacak inşallah. Bu birliktelik,vatanın bölünmez bütünlüğünü esas ve millete hizmet Hakk?a hizmettir anlayışını da kendine düstur edinmiş iki parti kadrolarının Demokrat Parti çatısı altında seçime girmesidir. Biliyorsunuz Rahmetli MENDERES?in partisidir, DEMOKRAT PARTİ. O milletin milli manevi değerlerine gösterdiği ihtimam ile taht kurmuştu gönüllere, bundan dolayıdır ki her evde bir Demokrat Partili vardır aslında. Şimdi bu engin anlayışa, Prof. Dr. Haydar baş Beyin milletin bütün sorunlarına çözümler içeren MİLLİ EKONOMİ MODELİ de eklendi ki elbette bu parti meclisin dışında kalan millet iradesini meclise en güzel bir şekilde taşıyacaktır.
Soru: Demokrat Parti olarak öncelikleriniz nelerdir?
Partimizin en önemli önceliği milletimizin iş ve aş sahibi olmasını temin etmektir. DP Genel başkanı Namık Kemal beyin de ifade ettiği gibi bizim derdimiz çılgın projelerle milleti oyalamak değil, Milli ekonomi modeli ile milleti iş güç sahibi yapmak, ekonomiyi düze çıkarmaktır.
Bebeklerin açlıktan öldüğü, okumak isteyen gençlerin sınavlarla(!) engellendiği, okuyanların işsiz kaldığı bir ülkede, kendi tarlanıza kendi pancarınızı ekemediğiniz, eti dışarıdan ithal ettiğiniz bir ülkede çılgın projelerden bahseden bir başbakanımız var. Milletin ihtiyaçlarını dert edinen, Milli ekonomi modeli gibi dünyanın tasdiklediği pek çok ülkede, parça parça uygulanıp başarıya ulaşan bir tezin sahibi olan DEMOKRAT PARTİ meclise milletimizin de teveccühü ile iktidar partisi olarak girecektir.
Soru: İktidar olduğunuzda ilk icraat olarak ne yapacaksınız?
İktidar partisi bu yıl kişi başına düşen milli geliri yıllık 15 bin dolar olarak açıklamıştır. Bu 4 kişilik bir ailede yılda 60 bin dolar eder, şu anda bu yazıyı okuyan kardeşlerime soruyorum hanginizin böyle bir geliri var? Öyleyse bu para kime gidiyor!
Demokrat parti iktidarında Prof. Dr. Haydar Baş?ın Milli ekonomi modeli ile ilk olarak ev hanımlarına 500 lira maaş bağlanacak ve her Türk vatandaşına da 500lira vatandaşlık maaşı (kişi ayırt edilmeden) verilecektir. Ve buraya çok dikkat edelim; yıllık 100 milyarın altında geliri olandan vergi alınmayacaktır. Şu anda aftan yararlanabilmek için kuyrukta bekleyen esnaf kardeşim Demokrat parti iktidarında belini doğrultacak, çoluk çocuğunun geçimini rahatça temin edeceksin. Peki bunlara kaynak nerden bulunacak? 1-Yıllardır kullanmadığımız senyoraj hakkımızı kullanıp milli paramızı basacağız ve dar gelirli vatandaşımızın eliyle piyasaya sokup, tüketimi canlandıracağız.
2-Madenlerimizi devlet millet ortaklığı ile işleyeceğiz. Trilyon dolarlarla ölçülen maden yataklarımız bu milletin malıdır, yabancı şirketlerin bu geliri alıp götürmesine müsaade edilemez. Bu kaynak Haydar Baş Beyin sık sık ifade ettiği gibi kıyamet sabahına kadar bize yeter.
Soru: Para basmak enflasyona sebep olmayacak mı?
Yıllarca bu düşünce empoze edildi. ABD basınca gelişmişlik, biz basınca enflasyon? Ürettiğimiz ürünün karşılığı olan, milli paramızı elbette basacağız.
Soru: Diğer siyasilerde de böyle söylemler var.
Hangi siyasi partinin Haydar Baş?ın Milli Ekonomi gibi uluslar arası kongrelerde onaylanmış bir projesi var? Hangi siyasi başkan böyle bir projenin altına imza atıp taahhütname vermiştir? Haydar Baş 2002 seçimlerinden bu güne bunu söylemektedir. Ondan alıntı yapan diğer siyasilerin bunu gerçekleştirmesi söylemden öteye geçemez. AB ne hayır diyemedikleri ve IMF den başka bir kaynakları olmadığı için, merkez bankasının para basma yetkisini kullanmaları mümkün değil, geriye ne kalıyor? Ancak FAK-FUK Fon, yani milletten kesip millete mi vereceksin? Bunun oluru yoktur. Hadi bir yılı böyle karşıladılar peki ya diğer yıllar? Onların yapacağı böyle bir proje ancak bu ülkeyi ancak GÖÇÜRÜR.
Soru: Eğitim hakkında neler söylemek ister misiniz?
Ekonomik seviyenin yükselmesi elbette eğitime katkısı sağlar. ?hadi kızlar okula? diyerek bunu sağlayamazsınız. Söke?de katıldığım bir programda vatandaşlarımız Söke gibi bir yerde imkansızlıktan, ürettiklerini satamadıklarından yakındılar. Evliya Çelebi?nin Seyahatnamesinde ovalarından yağ, dağlarından bal akan bir yer olarak tarif ettiği bu yerlerde, bugün konuşulan konulara bakın. O insanlar çocuklarını okutabilmeyi bırakın geçimlerini temin edemiyorlar, köylerinde okul yok, göndermeye para yok? Demokrat Parti iktidarında çocuklarımızın eğitimi devletin garantisinde olacak ve sınavsız üniversite imkanı ile okumanın önü açılacak.
Soru:Yabancı öğretmen atamalarına nasıl bakıyorsunuz?
Bizim öğretmen arkadaşlarımız, atamaları yapıldı da açık mı var, 40 bin yabancı öğretmen getiriliyor. Bu bir ayıp değil de nedir? Siz kendi öğretmeninizi yetiştirmekten acizsiniz demek değil midir bu? Bizim üniversitelerimizden çıkan gençler boşta gezsin, kültürü, dini bizden tamamen farklı hocalara tazecik fidanlarımızı teslim edelim, olacak iş mi?!
Soru: Son günlerde başkanlık sistemi konuşulmaktadır. Bu konuyu biraz açar mısınız?
Başkanlık Sistemi Türkiye?nin parçalanması demektir. Muhafazakar ve mazlum gösterilen iktidar partisinin oyları, ülkemizin, başkanlık sistemi ile bölünmesi için zemin olarak kullanılmaktadır. Parçalanmak için mi kurtuluş mücadelesi ile binlerce şehit verdik?
Atatürk Çanakkale? de yaşananları dile getirdiği bir hatırasında ?siperler arasındaki mesafe 8 m. yani ölüm mutlak. Birinci siperdekilerden hiçbiri kurtulmamacasına düşüyor toprağa, ikinci grup onların yerini alıyor, fakat ne gıpta edilecek bir tevekkül ki, öleni görüyor 3 dakika sonra öleceğini biliyor ama zerre tereddüt yok. Okuma bilenlerin elinde Kur-an?ı Kerim, bilmeyenlerin diklinde şehadet? Emin olunki Çanakkale?de kazanan bu ruh?tur? diyerek, o ruh?a sahip çıkmanın önemini vurgulamıştır.
Orada omuz omuza mücadele veren, Laz Osmanları, Kürt Hasan?ları, Boşnak Mehmet?leri, Çerkez Ahmet?leri kardeş yapan bu ruhu ortadan kaldırıp, ülkeyi federe devletlere ayırmak istenmektedir. Bunlar artık medyada açık açık ifade edilmektedir. Atatürk, ne mutlu Türk olana dememiş ?Ne Mutlu Türk?üm Diyene? ifadesi ile bu milletin kardeşliğini, birliğini ve beraberliğini tescillemiştir.
Soru: Son söz olarak neler söylemek istersiniz?
Bu milletin sesini sözünü meclise götürecek projesi olan bir partimiz var, anamızın, babamızın partisi, memurun partisi, çiftçinin partisi, esnafın partisi, ev hanımlarının, anaların, gençlerin partisi, bizim partimiz. Öyleyse hep beraber AMPULÜ GEÇELİM KIRATI SEÇELİM.
[/caption]BTP Kadın Kolları Başkanı Seçil Mumcuoğlu ile Röportaj
Demokrat İttifakı ile bir araya gelen BTP Kadın Kolları Başkanı Seçil Mumcuoğlu röportajı:
Soru: Seçil Mumcuoğlu Kimdir?
Gazi Üniversitesi Makine Mühendisliği mezunuyum. Aydın?lıyım. Üç çocuk annesiyim. Yaklaşık sekiz yıldır aktif siyasette, BTP kadın kolları başkanı olarak hizmet vermekteyim.
Soru: Neden siyasete girdiniz?
Esasen siyasetten ümidimi kestiğim, hatta oy dahi kullanmama kararı aldığım bir dönemde Prof. Dr. Haydar Baş? ın, ülkenin sorunlarına çözümleri olan bir lider olarak siyasete girmesi, büyük hayallerle okuduğum mühendisliği bırakıp siyasete yönelmeme sebep olmuştur.
Soru: Haydar Baş beyi diğer siyasilerden farklı kılan nedir?
Prof. Dr Haydar Baş Bey?de diğer siyasetçilerde görmediğim en önemli fark çözümü olan bir siyasetçi olması, ve olayları değerlendirmede son derece basiretli yani ileriyi gören bir insan olmasıdır. Burnunun dibindeki tehlikeleri fark edemeyen tedbir alamayan günümüz siyasetçilerine baktığımızda Haydar Baş bey gibi insanların kıymetini bilemediğimizi görüyoruz aslında. Beni etkileyen bir özelliği de, siyasilere ?Siz baş olun, biz ayak olalım? diyerek mütevazi kişiliğiyle, çözüm önerilerini cömertçe ortaya koyup, yeter ki ülkeyi bu badirelerden kurtaralım şeklindeki yaklaşımıdır.
Soru: Demokrat parti ile kadrolarınız bir ittifak yaptı, öncelikle hayırlı olsun, sizce bu ittifak meclise vekil gönderemeyen milyonlarca insanı temsil edebilir mi?
Teşekkür ederim, gerçekten çok hayırlı bir birliktelik olacak inşallah. Bu birliktelik,vatanın bölünmez bütünlüğünü esas ve millete hizmet Hakk?a hizmettir anlayışını da kendine düstur edinmiş iki parti kadrolarının Demokrat Parti çatısı altında seçime girmesidir. Biliyorsunuz Rahmetli MENDERES?in partisidir, DEMOKRAT PARTİ. O milletin milli manevi değerlerine gösterdiği ihtimam ile taht kurmuştu gönüllere, bundan dolayıdır ki her evde bir Demokrat Partili vardır aslında. Şimdi bu engin anlayışa, Prof. Dr. Haydar baş Beyin milletin bütün sorunlarına çözümler içeren MİLLİ EKONOMİ MODELİ de eklendi ki elbette bu parti meclisin dışında kalan millet iradesini meclise en güzel bir şekilde taşıyacaktır.
Soru: Demokrat Parti olarak öncelikleriniz nelerdir?
Partimizin en önemli önceliği milletimizin iş ve aş sahibi olmasını temin etmektir. DP Genel başkanı Namık Kemal beyin de ifade ettiği gibi bizim derdimiz çılgın projelerle milleti oyalamak değil, Milli ekonomi modeli ile milleti iş güç sahibi yapmak, ekonomiyi düze çıkarmaktır.
Bebeklerin açlıktan öldüğü, okumak isteyen gençlerin sınavlarla(!) engellendiği, okuyanların işsiz kaldığı bir ülkede, kendi tarlanıza kendi pancarınızı ekemediğiniz, eti dışarıdan ithal ettiğiniz bir ülkede çılgın projelerden bahseden bir başbakanımız var. Milletin ihtiyaçlarını dert edinen, Milli ekonomi modeli gibi dünyanın tasdiklediği pek çok ülkede, parça parça uygulanıp başarıya ulaşan bir tezin sahibi olan DEMOKRAT PARTİ meclise milletimizin de teveccühü ile iktidar partisi olarak girecektir.
Soru: İktidar olduğunuzda ilk icraat olarak ne yapacaksınız?
İktidar partisi bu yıl kişi başına düşen milli geliri yıllık 15 bin dolar olarak açıklamıştır. Bu 4 kişilik bir ailede yılda 60 bin dolar eder, şu anda bu yazıyı okuyan kardeşlerime soruyorum hanginizin böyle bir geliri var? Öyleyse bu para kime gidiyor!
Demokrat parti iktidarında Prof. Dr. Haydar Baş?ın Milli ekonomi modeli ile ilk olarak ev hanımlarına 500 lira maaş bağlanacak ve her Türk vatandaşına da 500lira vatandaşlık maaşı (kişi ayırt edilmeden) verilecektir. Ve buraya çok dikkat edelim; yıllık 100 milyarın altında geliri olandan vergi alınmayacaktır. Şu anda aftan yararlanabilmek için kuyrukta bekleyen esnaf kardeşim Demokrat parti iktidarında belini doğrultacak, çoluk çocuğunun geçimini rahatça temin edeceksin. Peki bunlara kaynak nerden bulunacak? 1-Yıllardır kullanmadığımız senyoraj hakkımızı kullanıp milli paramızı basacağız ve dar gelirli vatandaşımızın eliyle piyasaya sokup, tüketimi canlandıracağız.
2-Madenlerimizi devlet millet ortaklığı ile işleyeceğiz. Trilyon dolarlarla ölçülen maden yataklarımız bu milletin malıdır, yabancı şirketlerin bu geliri alıp götürmesine müsaade edilemez. Bu kaynak Haydar Baş Beyin sık sık ifade ettiği gibi kıyamet sabahına kadar bize yeter.
Soru: Para basmak enflasyona sebep olmayacak mı?
Yıllarca bu düşünce empoze edildi. ABD basınca gelişmişlik, biz basınca enflasyon? Ürettiğimiz ürünün karşılığı olan, milli paramızı elbette basacağız.
Soru: Diğer siyasilerde de böyle söylemler var.
Hangi siyasi partinin Haydar Baş?ın Milli Ekonomi gibi uluslar arası kongrelerde onaylanmış bir projesi var? Hangi siyasi başkan böyle bir projenin altına imza atıp taahhütname vermiştir? Haydar Baş 2002 seçimlerinden bu güne bunu söylemektedir. Ondan alıntı yapan diğer siyasilerin bunu gerçekleştirmesi söylemden öteye geçemez. AB ne hayır diyemedikleri ve IMF den başka bir kaynakları olmadığı için, merkez bankasının para basma yetkisini kullanmaları mümkün değil, geriye ne kalıyor? Ancak FAK-FUK Fon, yani milletten kesip millete mi vereceksin? Bunun oluru yoktur. Hadi bir yılı böyle karşıladılar peki ya diğer yıllar? Onların yapacağı böyle bir proje ancak bu ülkeyi ancak GÖÇÜRÜR.
Soru: Eğitim hakkında neler söylemek ister misiniz?
Ekonomik seviyenin yükselmesi elbette eğitime katkısı sağlar. ?hadi kızlar okula? diyerek bunu sağlayamazsınız. Söke?de katıldığım bir programda vatandaşlarımız Söke gibi bir yerde imkansızlıktan, ürettiklerini satamadıklarından yakındılar. Evliya Çelebi?nin Seyahatnamesinde ovalarından yağ, dağlarından bal akan bir yer olarak tarif ettiği bu yerlerde, bugün konuşulan konulara bakın. O insanlar çocuklarını okutabilmeyi bırakın geçimlerini temin edemiyorlar, köylerinde okul yok, göndermeye para yok? Demokrat Parti iktidarında çocuklarımızın eğitimi devletin garantisinde olacak ve sınavsız üniversite imkanı ile okumanın önü açılacak.
Soru:Yabancı öğretmen atamalarına nasıl bakıyorsunuz?
Bizim öğretmen arkadaşlarımız, atamaları yapıldı da açık mı var, 40 bin yabancı öğretmen getiriliyor. Bu bir ayıp değil de nedir? Siz kendi öğretmeninizi yetiştirmekten acizsiniz demek değil midir bu? Bizim üniversitelerimizden çıkan gençler boşta gezsin, kültürü, dini bizden tamamen farklı hocalara tazecik fidanlarımızı teslim edelim, olacak iş mi?!
Soru: Son günlerde başkanlık sistemi konuşulmaktadır. Bu konuyu biraz açar mısınız?
Başkanlık Sistemi Türkiye?nin parçalanması demektir. Muhafazakar ve mazlum gösterilen iktidar partisinin oyları, ülkemizin, başkanlık sistemi ile bölünmesi için zemin olarak kullanılmaktadır. Parçalanmak için mi kurtuluş mücadelesi ile binlerce şehit verdik?
Atatürk Çanakkale? de yaşananları dile getirdiği bir hatırasında ?siperler arasındaki mesafe 8 m. yani ölüm mutlak. Birinci siperdekilerden hiçbiri kurtulmamacasına düşüyor toprağa, ikinci grup onların yerini alıyor, fakat ne gıpta edilecek bir tevekkül ki, öleni görüyor 3 dakika sonra öleceğini biliyor ama zerre tereddüt yok. Okuma bilenlerin elinde Kur-an?ı Kerim, bilmeyenlerin diklinde şehadet? Emin olunki Çanakkale?de kazanan bu ruh?tur? diyerek, o ruh?a sahip çıkmanın önemini vurgulamıştır.
Orada omuz omuza mücadele veren, Laz Osmanları, Kürt Hasan?ları, Boşnak Mehmet?leri, Çerkez Ahmet?leri kardeş yapan bu ruhu ortadan kaldırıp, ülkeyi federe devletlere ayırmak istenmektedir. Bunlar artık medyada açık açık ifade edilmektedir. Atatürk, ne mutlu Türk olana dememiş ?Ne Mutlu Türk?üm Diyene? ifadesi ile bu milletin kardeşliğini, birliğini ve beraberliğini tescillemiştir.
Soru: Son söz olarak neler söylemek istersiniz?
Bu milletin sesini sözünü meclise götürecek projesi olan bir partimiz var, anamızın, babamızın partisi, memurun partisi, çiftçinin partisi, esnafın partisi, ev hanımlarının, anaların, gençlerin partisi, bizim partimiz. Öyleyse hep beraber AMPULÜ GEÇELİM KIRATI SEÇELİM.






