Radyo 79da 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı nedeniyle hazırlanan programa Ekrem Çetin İlköğretim Okulu 6. sınıf öğrencisi Buşra Bediroğlu katıldı.
İşte Buşra Bediroğlunun günün anlam ve önemine dair konuşması:
Yurdumuzda her yıl "23 Nisan" ile başlayan hafta "Çocuk Haftası" olarak kutlanır."23 Nisan" günü kutladığımız "Milli Egemenlik ve Çocuk Bayramı" ise en büyük milli bayramlarımızdan biridir.
Tarihimizde önemli ve ayrı bir yeri vardır. Bugün, yok olacak sandıkları bir milletin, Büyük Atatürk'ün önderliğinde yeniden dirilişinin, temelinin atıldığı bir gündür. Kısacası Cumhuriyetimizin de temeli olan Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin Atatürk'ün önderliğinde Ankara'da ilk toplandığı gündür.
Bu tarihe kadar Millet padişah tarafından yönetilirdi. Millet,23 Nisan 1920 günü kendi seçtiği milletvekilleri ile yönetilmeye başladı. 23 Nisan 1920 günü Ankara'da ve bütün yurtta törenlerle kutlanmıştır. Bundan sonra da her "23 Nisan" bayram olarak kutlanmıştır. Bugünü Atatürk, çok sevdiği Türk çocuklarına bayram olarak armağan etmiştir. Onun için bu bayramın bir adı da Çocuk Bayramındır.
23 Nisan gününü Türk Çocukları sevinçle kutlarlar. Bayramdan önce sınıflarını süslerler, her yeri bayraklarla donatırlar. En güzel elbiselerini giyip bayram yaparlar.
23 Nisan 1920'ye nasıl geldik?
1914 yılında başlayan, 1918 yılında biten 1. Dünya savaşına Osmanlı Devleti de katılmıştı. Bizimle savaşa katılan devletler yenilince biz de yenik sayıldık. 30 Ekim 1918 yılında düşman devletlerle aramızda Mondros Mütarekesi imzalandı. Bu mütarekenin şartları çok ağırdı. Buna göre üstün devletler gerekirse yurdumuzu işgal edebileceklerdi.
15 Mayıs 1919'da Yunanlılar İzmir'e asker çıkardılar. Yurt içinde yer yer devlet kurma hevesleri belirdi, vatanımız yer yer parçalanıyordu. Millet perişandı, şaşkınlık içinde eziliyordu. Kara günler gelmişti. İstanbul'daki hükümet çaresizdi. Padişah ve yakınları ancak kendi canlarını düşünüyorlardı. İstanbul'a savaşla giremeyen düşman, Mondros Mütarekesi'yle girmişti. Millet şaşırmıştı. Kurtuluş çaresini kuvvetli bir devlete sığınmakta arayanlar da vardı. Bunlar artık Türk milletinin bir şey yapamayacağını sanıyorlardı. Fakat büyük Türk Milleti ümidini kaybetmemişti. Düşmanın girdiği her yerde düşmana karşı çıkıldı. Gerekli dersler verildi. Böylece bütün yurtta milli kurtuluş savaşı başlıyordu. Fakat millete bir baş gerekiyordu. Bu, Mustafa Kemal Paşa idi. 19 Mayıs 1919'da Samsun'a çıktı. Düşmanları yurttan atmanın yollarını anlatmak için Anadolu'da dolaştı. Erzurum ve Sivas kongrelerini yaptı. Milletin kurtarılması için önemli kararlar alındı. Düşmanlar Atatürk'ün mücadelesinden hoşlanmıyorlardı. 16 Mart 1920'de İstanbul'a yardımcı kuvvetler çıkardılar. Resmi daireleri bastılar."Meclis-i Mebusan"a girdiler.
Böylece, 23 Nisan 1920'de Ankara'da Türkiye Büyük Millet Meclisi açıldı. Meclis, Ankara milletvekili Mustafa Kemal'i Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına seçti. Millet, kendi iradesini kendi seçtiği temsilcilerine verdi. Artık Türk Milletini padişah değil, kendi seçtiği milletvekillerinden kurduğu meclis yönetecekti.
Atatürk 23 Nisan gününü yarının büyüğü olan Türk çocuklarına armağan etti. Onun için 23 Nisan, Çocuk Bayramı olarak da kutlanır.









