[caption id="attachment_3517" align="alignnone" width="496" caption="tiyatro"]
[/caption]
Elbeyli?de Tiyatro Gösterisi
30 Mart Çarşamba günü Elbeyli Konferans Salonu?nda Gürcan Koç'un oyunlaştırdığı ve yönettiği ÇANAKKALEDEN CUMHURİYETE isimli tiyatro gösterimi yapıldı.
Yoğun ilgi ve duygu selinin yaşandığı gösterime katılım oldukça yüksekti. Elbeyli Kaymakamı Müfit Gültekin gösterim sonunda tiyatro oyuncularına teşekkür ederek, tiyatronun insan hayatındaki öneminden bahsetti.
Elbeyli Kaymakamı Müfit Gültekin yaptığı konuşmada; ''Tiyatro, insan varlığının tümünü yansıtan, yaratan, yaşatan sanattır. Edebiyatta metin ağır basar; resimde fotoğrafta, filmde insanın benzerleri. Müzikte ve operada hoş ezgiler, heykelde soyut ya da reel hacimler, balede uyumlu hareket egemendir. Tiyatro ise insanın ta kendisi -bedeniyle ve ruhuyla, maddi, manevi her yönüyle, aklı ve aşkıyla, dili ve duygularıyla, yüzüyle yaşantılarıyla...
Beşerin hiçbir olgusu ve olayı, dramatik estetiğin dışında kalmaz. Sahne, gerçek varlığımızın bütüncül ve büyülü sanatı... "En sahih ayna"dır o: İnsana ilişkin hiçbir şeye "yabancı" ve "yalancı" değildir. Hem de, bize sıkışıp kalmaz, ötelerimize uzanır. Çünkü düşlerimizin ve düşüncelerimizin de gücüdür, kendi kültürümüzün ve başka kültürlerin özü. "Yerel" ile "evrensel", belki hiçbir sanat türünde böylesine sarmaş dolaş değildir.
Tiyatro, yaşamın canlı öyküsüdür de, yalın bir öykünmesi olmakla yetinmez. Gerçekliği aktarıp yaşatırken, varlığımızı hayallere ve ütopyaya yöneltir'' diyerek sözlerini tamamladı.
[/caption]Elbeyli?de Tiyatro Gösterisi
30 Mart Çarşamba günü Elbeyli Konferans Salonu?nda Gürcan Koç'un oyunlaştırdığı ve yönettiği ÇANAKKALEDEN CUMHURİYETE isimli tiyatro gösterimi yapıldı.
Yoğun ilgi ve duygu selinin yaşandığı gösterime katılım oldukça yüksekti. Elbeyli Kaymakamı Müfit Gültekin gösterim sonunda tiyatro oyuncularına teşekkür ederek, tiyatronun insan hayatındaki öneminden bahsetti.
Elbeyli Kaymakamı Müfit Gültekin yaptığı konuşmada; ''Tiyatro, insan varlığının tümünü yansıtan, yaratan, yaşatan sanattır. Edebiyatta metin ağır basar; resimde fotoğrafta, filmde insanın benzerleri. Müzikte ve operada hoş ezgiler, heykelde soyut ya da reel hacimler, balede uyumlu hareket egemendir. Tiyatro ise insanın ta kendisi -bedeniyle ve ruhuyla, maddi, manevi her yönüyle, aklı ve aşkıyla, dili ve duygularıyla, yüzüyle yaşantılarıyla...
Beşerin hiçbir olgusu ve olayı, dramatik estetiğin dışında kalmaz. Sahne, gerçek varlığımızın bütüncül ve büyülü sanatı... "En sahih ayna"dır o: İnsana ilişkin hiçbir şeye "yabancı" ve "yalancı" değildir. Hem de, bize sıkışıp kalmaz, ötelerimize uzanır. Çünkü düşlerimizin ve düşüncelerimizin de gücüdür, kendi kültürümüzün ve başka kültürlerin özü. "Yerel" ile "evrensel", belki hiçbir sanat türünde böylesine sarmaş dolaş değildir.
Tiyatro, yaşamın canlı öyküsüdür de, yalın bir öykünmesi olmakla yetinmez. Gerçekliği aktarıp yaşatırken, varlığımızı hayallere ve ütopyaya yöneltir'' diyerek sözlerini tamamladı.









