Kiliste hemen hemen herkesin malumudur ki, meyan şerbeti bolca tüketilir. Bu yüzden ister sabit ister seyyar bir dolu şerbetçi Kilisin cadde ve sokaklarında bardak bardak şerbet satarlar.
Bugün kulak misafiri olduğum bir olayda şerbetçinin bile dertli olduğuna şahit oldum. Nasıl mı? Bir şerbetçi maviye boyalı arabası ile dolaşırken dükkanının önünde oturmakta olan tanıdık bir esnafın yanında duruverdi. Ve gel bak hele dedi. Esnaf Neye? diye sorunca. Sabahtan beri dolaşıyorum, daha araba ağzına kadar şerbet dolu. Bu olay gerçekleştiğinde saat akşam 6 sularıydı. Sabah erken saatlerde çarşıya çıkan şerbetçinin birkaç kez boşalıp dolması gereken arabası hala şerbetle doluydu.
Esnafın dertli olduğunu, malını satamadığını, siftahsız kepenk kapattığını biliyordum ama, bardağını 25 kuruşa satan şerbetçinin işsizlikten dert yandığına ilk kez şahit oluyordum. Herkesin almaya güç yetirebileceği şerbet dahi satılmıyor. Kilisin ekonomik anlamda nasıl bir girdabın içine düştüğünün açık bir delili olsa görek, bu şerbetçi örneği!
Yıllardır Kilis, kayıplarına kayıp, göçüne göç katarken giderek zayıflıyor ve güçsüzleşiyor. Dar bir ekonomik yapı içerisinde yaşamak zorunda kalan insanımızın her geçen gün daha da tasarrufi bir mantıkla daha az harcama yaptığına şahit oluyoruz. İnsanlar daha az harcayınca, normal olarak kazanç da azalıyor. Bu durum toplumun bütün kesimlerine sirayet ettiği için de, bir şerbetçi dahi 25 kuruşluk şerbetini satamaz hale düşüyor. Varın gerisini siz düşünün!
Yazan: Fuat CAN
e-mail: [email protected]







