BM Suriye Özel Temsilcisi İbrahiminin şu sıralarda Şamda bulunuşunun
bir sebebinin de bu planı Esada sunmak olduğu ifade ediliyor.
Plana göre, bir geçiş hükümeti kurulacak, bu hükümetin başında yine Esad
olacak, Baas Partisinden eli kana bulaşmamış kişiler yönetimde olacak, 2014
yılında Esad gidecek
Uluslararası ilişkilerde sürekli düşmanlıklar değil menfaatler
önemlidir. Böyle bir planın değil gerçekleşmesi Batı basını tarafından gündeme
getirilmesi bile ABDnin ve Batının Suriye konusundaki planlarının çöktüğünü
gösteriyor. Hele Türkiyenin Esad hemen gitsin, bir an önce gitsin
histerisinin iflas ettiğini uluslararası camianın Türkiyeyi zerre kadar kaale
almadığını gösteriyor.
Esad hiçbir zaman ben ölene kadar Suriyenin başında kalacağım, Suriye
benim babamın çiftliğidir, kimseye vermem demedi. Tam tersine Suriye
Anayasasının Suriyenin Baas Partisi tarafından yönetileceğini hükme
bağlayan 8. maddesini değiştirerek seçimlerde hangi parti kazanırsa onun
iktidara gelmesini sağlayan düzenlemeyi halk oylamasıyla kabul etti.
Önümüzdeki Mayıs ayında Suriyede seçimler var. Ve bu seçimlerde Esadın
aday olması halinde seçilme şansı kesin gibi. Bu durumda Suriyenin yeni
döneminde de Esad söz sahibi olur.
Türkiyenin ufuksuz ve vizyonsuz siyasetçileri bu gerçeği görmekten o
kadar acizler ve Esad gitsin histerisiyle o kadar akıl sağlıklarını
yitirmişler ki bütün dünyanın yapabildiği analizleri yapma yeteneklerini de
yapamaz hale gelmişler.
Nereden çıktı bu Rusya-ABD anlaşması?
Rusyanın aslında ABD ile anlaştığı yok. Amerika, Rusyanın Suriye
konusunda geri adım atmayacağını çok iyi biliyor ve Rusyanın kafasındaki
çözüme en yakın çözümü İbrahimi kanalıyla Esada iletiyor. Bak, Türkiye senin
için hemen gitsin diyor ama biz Batı ülkeleri olarak 1-2 yıl daha senin
Suriyenin başında olmana razıyız mesajı götürüyorlar Esada.
Ben Esadın ülkeyi istikrarlı bir yönetime kavuşturup yine bir abi
olarak ülkede yaşamını devam ettireceğini düşünüyordum ama Amerikanın bu
kadar açık bir şekilde pes edeceğini ummuyordum. Daha bir-iki hafta önce
Pentagon uşağı medya unsurları ve bunların Türkiye uzantılarıyla Esad,
kaçacağı ülkeyi arıyor, bu ülke Venezüella da olabilir, Rusya da diye haberler
üretenler bugün Esadın 2 yıl daha ülkenin başında kalabileceğini
duyuruyorlar.
Esad ve Rusya, Batıyla adeta oynuyor.
Güç gösterisinde her zaman önde olduklarını, Suriyede Rusyasız bir
çözümün asla mümkün olmadığını bütün dünyaya ilan ediyorlar.
Putinin Türkiye ziyaretinden sonra zavallı yandaş medyanın attığı
Erdoğan, Putini ikna etti şeklindeki manşetlerin her zamanki gibi yalan ve
balon olduğunu da acı bir tebessümle gören gözlere gösteriyorlar.
Aslında Suriye konusunda yapılan müzakerelerin ve görüşmelerin hiçbir
kademesinde olmayan, hiç ciddiye alınmayan Türkiye ise düştüğü sıfırla
çarpılmış durumu böcek tartışmalarıyla, ODTÜnün hocalarına yüklenerek
unutturmaya çalışıyorlar.
Kendileri Suriye isyanına silah-mermi taşırken, üniversite
öğrencilerinin cebindeki 3-5 taş parçası için sen ne biçim rektörsün! diye
rektöre çıkışıyorlar.
Hülasa değerli okurlar, Suriyede muhaliflerin bütün iddialarına ve El
Cezire türevli yalan haberlerin bütün kışkırtmaların rağmen ipler Esadın ve
Rusyanın elinde.
ABD ve Batı Rusyanın kabul edeceği ve Esadın da razı olacağı bir
çözüm için bırakın baskı yapmayı adeta yalvararak içine düştükleri bu pis
savaştan kurtulmayı düşünüyorlar.
Suriyenin Libya olmadığını, Esadın da Kaddafi olmadığını acı bir
şekilde gördüler.
Esada neredeyse istediğin kadar Suriyenin başında kalabilirsin
demeleri de bundan.
Ben onu bunu bilmem ama Esad gitsin diye haykıran pek çok Türk
siyasetçi, Esaddan önce koltuklarını kaybederlerse hiş şaşırmayın.
Bu cümleyi de kesin bir yerde saklayın!
Muharrem Bayraktar
Yeni Mesaj Gazetesi








