[caption id="attachment_670" align="alignleft" width="150" caption="yarali_asker"]
[/caption]
Ama asker o kadar israr etti ki, teğmen izin vermek zorunda kaldı.
-Peki, dene bakalım!
Asker yoğun ateş altında fırladı siperden ve mucize eseri; arkadaşının yanına kadar gitti, yaralı arkadaşını sırtladığı gibi taşıdı. Birlikte siperin içine yuvarlandılar.
[/caption]Ama asker o kadar israr etti ki, teğmen izin vermek zorunda kaldı.
-Peki, dene bakalım!
Asker yoğun ateş altında fırladı siperden ve mucize eseri; arkadaşının yanına kadar gitti, yaralı arkadaşını sırtladığı gibi taşıdı. Birlikte siperin içine yuvarlandılar.
Teğmen koşup yaralıya bir göz attı ve nefes nefese bir kenara yıkılmış askere döndü:
-Sana hayatını tehlikeye atmaya değmez, dememiş miydim? Bu zaten ölmüş...
-Sana hayatını tehlikeye atmaya değmez, dememiş miydim? Bu zaten ölmüş...
-Değdi Komutanım, değdi! dedi asker.
-Nasıl değdi, arkadaşın zaten ölmüş, görmüyor musun?
-Gene de değdi komutanım, çünkü yanına vardığımda henüz yaşıyordu... Ve onun son sözlerini duymak, dünyalara bedeldi benim için...
-Nasıl değdi, arkadaşın zaten ölmüş, görmüyor musun?
-Gene de değdi komutanım, çünkü yanına vardığımda henüz yaşıyordu... Ve onun son sözlerini duymak, dünyalara bedeldi benim için...
Ve, hıçkırarak, şehit olan arkadaşının son sözlerini tekrarladı:
'Geleceğini biliyordum!'
'Geleceğini biliyordum!'
Kalbimizde 'arkadaşlık' denilen bir mucize var. Nasıl olduğunu, nasıl başladığını bilemezsiniz. Ama bunun özel bir armağan olduğunu, Allah'ın bir lutfu olduğunu bilirsiniz. Gerçekten de arkadaşlar nadide mücevherlerdir. Yüzünüzü güldürüp, başarmanız icin cesaret verirler. Sizi dinlerler ve kalplerini açmaya hazırdırlar. Bugün arkadaşlarınıza, onlarla ne kadar ilgilendiğinizi gösterin.








