İstiklal Marşı: İmanın ve Hürriyetin DestanıBu metin, Prof. Dr. Haydar Baş’ın konuk olduğu “Haftanın Sohbeti – Mehmet Akif Ersoy” programından (22 Aralık 1995) alınmıştır.
Hangi çılgın bana zincir vuracakmış? Şaşarım.
Kükremiş sel gibiyim; bendimi çiğner, aşarım.
Yırtarım dağları, enginlere sığmam, taşarım.Garbın afakını sarmışsa çelik zırhlı duvar;
Benim iman dolu göğsüm gibi serhaddim var.
Ulusun, korkma! Nasıl böyle bir imanı boğar,
‘Medeniyet’ dediğin tek dişi kalmış canavar?Arkadaş! Yurduma alçakları uğratma sakın.
Siper et gövdeni, dursun bu hayasızca akın.
Doğacaktır sana vaat ettiği günler Hakk’ın;
Kim bilir, belki yarın, belki yarından da yakın.Bastığın yerleri ‘toprak’ diyerek geçme, tanı.
Düşün altındaki binlerce kefensiz yatanı.
Sen şehit oğlusun, incitme, yazıktır atanı.
Verme, dünyaları alsan da bu cennet vatanı.”Şimdi Akif… Biz zaman zaman ifade etmeye çalışıyoruz; hakikaten Anadolu’nun her karış toprağında şüheda kanı vardır. Onun için bu şehitlerin kanı ve ruhları bizim milletimizin büyük tarihî tapusudur. Cenab-ı Hak onların ruhaniyeti nispetinde de bizi bütün şerlerden muhafaza ediyor. Millet olarak bunda hiçbir kuşkumuz olmamalıdır.“Kim bu cennet vatanın uğruna olmaz ki feda?
Şüheda fışkıracak, toprağı sıksan şüheda.”Yani o şehitlerin fışkırması için toprağı sıktın mı, diyor; şehit oradan çıkacak.“Canı, cananı, bütün varımı alsın da Hüda;
Etmesin tek vatanımdan beni dünyada cüda.”“Ruhumun senden, İlahi, şudur ancak emeli;
Değmesin mabedimin göğsüne namahrem eli.
Bu ezanlar ki şahadetleri dinin temeli,
Ebedî yurdumun üstünde benim inlemeli.”“O zaman vecd ile bin secde eder varsa taşım;
Her cerihamdan, İlahi, boşanıp kanlı yaşım.
Fışkırır ruh-i mücerret gibi yerden naaşım;
O zaman yükselerek arşa değer belki başım.”“Dalgalan sen de şafaklar gibi ey şanlı hilal;
Olsun artık dökülen kanlarımın hepsi helal.
Ebediyen sana yok, ırkıma yok izmihlal.
Hakkıdır, hür yaşamış bayrağımın hürriyet;
Hakkıdır, Hakk’a tapan milletimin istiklal.”Yazılırsa bu kadar yazılır. Yani daha fazlasının yazılabileceğini zannetmiyorum.
Canı, cananı, bütün varımı alsın da Hüda;
Etmesin tek vatanımdan beni dünyada cüda.”Yani bu topraklarda şehitler var. Burası bizim.Peki bu şehitler neyi temsil için şahadet şerbetini içtiler?
Dini, namusu…Hatırlarsanız Veda Hutbesi’nde de birtakım haklar üzerinde durulmuştur:
Git sen Amerika için ölsen, şehit olmazsın. Ama senin inancının yaşadığı yer için ölürsen, işte o zaman şehit olursun.Kısaca bunu şöyle ifade ederiz:“Uğrunda ölen varsa, bil ki vatandır.”
Gerekirse canını feda eder.Ama şimdi tehlikede değil. O insan yardıma muhtaçsa; ona iş yeri açmak, aşevi açmak gerekir.Her zaman ifade etmeye çalıştığım gibi; insanlara iş imkânı sağlamak, bölgemiz için konuşursak sanayi müesseseleri kurmak, tarım kurumları oluşturmak, turizm imkânları varsa bunları değerlendirmek; işte bunlar vatanperverliğin, vatanı sevmenin alametleridir.Bunu daha da ileri götürebilirsiniz. Uzaktan kazanıp burada yatırım yapmadan da yardım edebilirsiniz. Bir vakıf kurabilirsiniz. Fakir fukarayı doyurabilirsiniz. İnsanları okutabilir, yetiştirebilir, eğitebilirsiniz.Maarifinden, yani eğitim kurumlarından bütün dini kurumlarına kadar ülkenin her sahada varlığına hizmet etmek;
birliğine hizmet etmek,
bütünlüğüne hizmet etmek,
milletin maneviyatına, örfüne, adetine, geleneğine hizmet etmek;
tefrikayı önlemek, insanın kalbine fitne sokacak hadiselerin önüne geçmek…İnsanları Allah rızası için hak yolda, hakikat uğrunda bir araya getirmek; işte bunlar vatanperverliğin alametleridir.Bunu bütün arkadaşlarımıza tavsiye ediyorum:
Birliği, beraberliği, dostluğu, kardeşliği, ahlaklı ve faziletli olmayı, insanca yaşamayı ve Allah için birbirini sevmeyi…Mehmet Akif’in dediği gibi:“Düşman giremez toplu vurdukça yürekler,
Onu top sindiremez.”Yürekler toplu olduğu zaman oraya kimse giremez.
İstiklal Marşı, İmanın ve Hürriyetin Sarsılmaz Destanıdır
Evet, İstiklal Savaşı’nın marşında da aynı duygular işlenmektedir. Şimdi bu ilk iki dörtlüğü İstiklal Marşı’nda okunuyor; onları bırakalım, diğer kısmına bakalım:“Ben ezelden beridir hür yaşadım, hür yaşarım.Hangi çılgın bana zincir vuracakmış? Şaşarım.
Kükremiş sel gibiyim; bendimi çiğner, aşarım.
Yırtarım dağları, enginlere sığmam, taşarım.Garbın afakını sarmışsa çelik zırhlı duvar;
Benim iman dolu göğsüm gibi serhaddim var.
Ulusun, korkma! Nasıl böyle bir imanı boğar,
‘Medeniyet’ dediğin tek dişi kalmış canavar?Arkadaş! Yurduma alçakları uğratma sakın.
Siper et gövdeni, dursun bu hayasızca akın.
Doğacaktır sana vaat ettiği günler Hakk’ın;
Kim bilir, belki yarın, belki yarından da yakın.Bastığın yerleri ‘toprak’ diyerek geçme, tanı.
Düşün altındaki binlerce kefensiz yatanı.
Sen şehit oğlusun, incitme, yazıktır atanı.
Verme, dünyaları alsan da bu cennet vatanı.”Şimdi Akif… Biz zaman zaman ifade etmeye çalışıyoruz; hakikaten Anadolu’nun her karış toprağında şüheda kanı vardır. Onun için bu şehitlerin kanı ve ruhları bizim milletimizin büyük tarihî tapusudur. Cenab-ı Hak onların ruhaniyeti nispetinde de bizi bütün şerlerden muhafaza ediyor. Millet olarak bunda hiçbir kuşkumuz olmamalıdır.“Kim bu cennet vatanın uğruna olmaz ki feda?
Şüheda fışkıracak, toprağı sıksan şüheda.”Yani o şehitlerin fışkırması için toprağı sıktın mı, diyor; şehit oradan çıkacak.“Canı, cananı, bütün varımı alsın da Hüda;
Etmesin tek vatanımdan beni dünyada cüda.”“Ruhumun senden, İlahi, şudur ancak emeli;
Değmesin mabedimin göğsüne namahrem eli.
Bu ezanlar ki şahadetleri dinin temeli,
Ebedî yurdumun üstünde benim inlemeli.”“O zaman vecd ile bin secde eder varsa taşım;
Her cerihamdan, İlahi, boşanıp kanlı yaşım.
Fışkırır ruh-i mücerret gibi yerden naaşım;
O zaman yükselerek arşa değer belki başım.”“Dalgalan sen de şafaklar gibi ey şanlı hilal;
Olsun artık dökülen kanlarımın hepsi helal.
Ebediyen sana yok, ırkıma yok izmihlal.
Hakkıdır, hür yaşamış bayrağımın hürriyet;
Hakkıdır, Hakk’a tapan milletimin istiklal.”Yazılırsa bu kadar yazılır. Yani daha fazlasının yazılabileceğini zannetmiyorum.
Vatan, Can, Namus, Din ve Vicdan Emniyetinin Yaşandığı Yerdir
Tabii şimdi alelade, gelişi güzel bir yer, bir kara topluluğu insan için vatan olmaz. Eğer biz bu toprakları koruyorsak, sadece toprak olduğu için korumuyoruz. Akif ne diyor?“Şüheda fışkıracak, toprağı sıksan şüheda.Canı, cananı, bütün varımı alsın da Hüda;
Etmesin tek vatanımdan beni dünyada cüda.”Yani bu topraklarda şehitler var. Burası bizim.Peki bu şehitler neyi temsil için şahadet şerbetini içtiler?
Dini, namusu…Hatırlarsanız Veda Hutbesi’nde de birtakım haklar üzerinde durulmuştur:
- Can emniyeti
- Mal emniyeti
- Namus emniyeti
- Din ve vicdan emniyeti
Git sen Amerika için ölsen, şehit olmazsın. Ama senin inancının yaşadığı yer için ölürsen, işte o zaman şehit olursun.Kısaca bunu şöyle ifade ederiz:“Uğrunda ölen varsa, bil ki vatandır.”
Vatanı Sevmek, Vatana Hizmet Etmek, Gerektiğinde Canını Feda Edebilmektir
Şimdi siz inanıyorsanız birtakım işler yapmanız gerekir. Vatanı seviyorsanız, muhitinizi, bölgenizi, insanınızı seviyorsanız onlar için de bir şey yapmanız gerekir. Bunu yapmazsanız bu, kuru bir iddiadan ibaret kalır.Evvela o tehlikeye girdiği zaman insan onu ne ile korur?Gerekirse canını feda eder.Ama şimdi tehlikede değil. O insan yardıma muhtaçsa; ona iş yeri açmak, aşevi açmak gerekir.Her zaman ifade etmeye çalıştığım gibi; insanlara iş imkânı sağlamak, bölgemiz için konuşursak sanayi müesseseleri kurmak, tarım kurumları oluşturmak, turizm imkânları varsa bunları değerlendirmek; işte bunlar vatanperverliğin, vatanı sevmenin alametleridir.Bunu daha da ileri götürebilirsiniz. Uzaktan kazanıp burada yatırım yapmadan da yardım edebilirsiniz. Bir vakıf kurabilirsiniz. Fakir fukarayı doyurabilirsiniz. İnsanları okutabilir, yetiştirebilir, eğitebilirsiniz.Maarifinden, yani eğitim kurumlarından bütün dini kurumlarına kadar ülkenin her sahada varlığına hizmet etmek;
birliğine hizmet etmek,
bütünlüğüne hizmet etmek,
milletin maneviyatına, örfüne, adetine, geleneğine hizmet etmek;
tefrikayı önlemek, insanın kalbine fitne sokacak hadiselerin önüne geçmek…İnsanları Allah rızası için hak yolda, hakikat uğrunda bir araya getirmek; işte bunlar vatanperverliğin alametleridir.Bunu bütün arkadaşlarımıza tavsiye ediyorum:
Birliği, beraberliği, dostluğu, kardeşliği, ahlaklı ve faziletli olmayı, insanca yaşamayı ve Allah için birbirini sevmeyi…Mehmet Akif’in dediği gibi:“Düşman giremez toplu vurdukça yürekler,
Onu top sindiremez.”Yürekler toplu olduğu zaman oraya kimse giremez.









