İstanbul’dan Kilis’e uzanan yolculuğunda kentin mevcut durumunu yerinde gözlemleyen Doç. Dr. Ahmet Hamdi Kepekçi, ulaşım altyapısından kültürel mirasa, sosyal dengeden kentsel estetiğe kadar birçok alanda eksikliklerin altını çizdi. Kepekçi, “Kilis sadece bir sınır kenti değil, medeniyetimizin canlı hafızasıdır. Ancak plansızlık ve ilgisizlik, bu hafızayı silikleştiriyor” ifadelerini kullandı.
“Adana sonrası başka bir Türkiye başlıyor”
İstanbul’dan yola çıkan Kepekçi, Adana’dan sonra karşılaştıkları manzaranın Türkiye’nin doğusundaki altyapı sorunlarını gözler önüne serdiğini belirtti. Yol çalışmaları nedeniyle uzun süre trafikte beklediklerini ifade eden Kepekçi, alternatif güzergâhların ve akıllı ulaşım sistemlerinin gerekliliğine dikkat çekti.
Karanlık yollar, yalnızlaşan topraklar
Yolculuk sırasında İslâhiye üzerinden Kilis’e yönelen Kepekçi, Gaziantep yerine bu güzergâhı tercih ettiklerini, gecenin çöktüğü saatlerde sınır hattına yaklaşırken yolların duble olmadığını ve yeterince aydınlatılmadığını vurguladı. “Batı’daki şehirlerin kalabalığına inat, bu coğrafya unutulmuş gibiydi” diyen Kepekçi, dengesiz nüfus dağılımına ve kalkınma politikalarının yetersizliğine işaret etti.
Restorasyon var, işlev yok
Kilis merkezindeki Nurettin Mahallesi’nde pek çok tarihi evin restore edildiğini, ancak bu yapıların kültürel ve turistik amaçlarla değerlendirilemediğini aktaran Kepekçi, “Bu evler sadece geçmişi temsil etmemeli, eğitim ve turizmin hizmetine sunulmalı” dedi.
Mevlevihane’nin kaderi belirsiz
Atatürk’ün 1918 yılında yerel eşrafla buluştuğu tarihi Mevlevihane’nin de restore edildiğini belirten Kepekçi, restorasyon sırasında ortaya çıkarılan kabirlerin üzerinin yeniden kapatıldığını iddia etti. Bu alanın Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından yeniden ele alınması ve Kilis 7 Aralık Üniversitesi öncülüğünde bilimsel olarak araştırılması gerektiğini ifade etti.
Dini ve tarihi alanlar sahipsiz
Halk arasında sahabe mezarı olarak bilinen bazı tepelik alanlarda düzenleme çalışmaları yapılsa da koruma ve bakım konusunda ciddi eksiklikler olduğunu belirten Kepekçi, tarihi alanların sahipsiz bırakılmasının kabul edilemez olduğunu söyledi.
Metruk belediye binası şehir estetiğini bozuyor
Şehrin merkezinde yer alan eski belediye binası ve çevresinin metruk halde bırakıldığını kaydeden Kepekçi, bu yapının estetik kayıpların yanı sıra güvenlik riski oluşturduğuna dikkat çekti.
Suriyeli nüfus ve yönetsel boşluk
Kilis’te nüfusun dörtte birini Suriyeli mültecilerin oluşturduğunu hatırlatan Kepekçi, bu kadar kırılgan bir sosyolojik yapının çok daha planlı bir yönetime ihtiyaç duyduğunu belirtti. “Yerel yönetimlerin yanı sıra merkezi idare de bu konuda sorumluluk almalı” dedi.
“Parça parça yürüyen işler geleceği inşa edemez”
Çalışmaların süreklilikten yoksun olduğunu kaydeden Kepekçi, Kilis’in ruhuna uygun şekilde planlı ve kapsamlı bir kalkınma vizyonuna ihtiyaç olduğunu vurguladı. “Tarihiyle derin, coğrafyasıyla sessiz bir şehirden bahsediyoruz. Bu şehir sadece sınırda değil, aynı zamanda kalbimizde olmalı” dedi.









