_ N _
- Nabza göre şerbet verir.
- Nâdan elinden su içme âb-ı hayat olsa da.
- Nâdan ile sohbet etmekten, âriflerle taş taşımak daha hayırlıdır.
- Nâkesle cömerdin hesabı birdir.
- Nalbant gibi kâh nalına, kâh mıhına vurur.
- Nalıncı keseri gibi hep önüne yontar.
- Nalları dikti.
- Namaza meyli olmayanın kulağına ezan sesi neylesin.
- Nâmerde, merde, bir ferde muhtaç olma.
- Nankör yemeği yer, kabına pisler.
- Namı dillere destan oldu.
- Namus insanın kanı pahasıdır.
- Nankör yemeği yer, kabını pisler !
- Nasıl oldu da bizim eşek tavla başı oldu.
- Nasibinde varsa gelir Yemen?den, nasibinde yoksa düşer dehenden.
- Nazar boncuğu bibi.
- Nazardan düşmüş.
- Nazlı hanımın büzme çarığı.
- Ne âdet etmeli, ne âdeti terk etmeli.
- Ne ağdayı çeker ne helvadan geçer.
- Ne akar, ne kokar.
- Ne at var, ne meydan.
- Ne bal oldu, ne pekmez.
- Ne baş belli, ne ayak.
- Ne çiğ yedim, ne karnım ağrır.
- Ne dağda bağım var, ne çakaldan davam.
- Ne darı ekerim, ne serçeden şikâyet ederim.
- Ne değirmende yat, ne korkulu rüya gör.
- Ne dilersen eşine, o gelir başına.
- Ne doğrarsa aşına, o çıkar kaşığına.
- Ne dost belli, ne düşman.
- Ne döv, ne dövül; ne söv, ne sövül.
- Ne ekersen onu biçersin.
- Ne etliye karış, ne sütlüye.
- Ne gelen var, ne giden !
- Ne göz belli, ne baş belli.
- Ne günlere kaldık ey gazi hünkâr eşek silâhdar oldu katır mühürdâr.
- Ne haldir bu hal, ne pekmez oldu ne bal.
- Ne han görmüş, haneden, ne öğüt almış anadan.
- Ne katarsan aşına, o gelir kaşığına.
- Ne kızı verir, ne dünürü gücendirir.
- Ne mal iledir, ne sal iledir, beyim ululuk kemal iledir.
- Ne mezarlıkta uyu, ne korkulu düş gör.
- Ne oldum delisi.
- Ne oldum dememeli, ne olacağım demeli.
- Ne olduysa oldu, besleyemedim öldü.
- Ne olur, ne olmaz.
- Ne ölü görse ağlar, ne düğüne gitse oynar.
- Ne sakala minnet ne bıyığa.
- Ne şap oldu, ne şeker.
- Ne selam, ne sabah.
- Ne sert ol asıl, ne yavaş ol basıl.
- Ne sihirdir ne keramet, el çabukluğu marifet.
- Ne Şam?ın şekeri, ne Arabın yüzü.
- Ne şeytanı gör ne lâhavle çek.
- Ne şiş yansın ne kebap.
- Ne tadı var, ne tuzu.
- Ne yardan geçer, ne serden !
- Ne yer, ne yedirir.
- Ne zengine borçlu ol, ne de züğürtten alacaklı.
- Nefesi kokar açlıktan.
- Nefesin elverirse borazancıbaşı ol.
- Nefis belası, getirir yüz karası.
- Nefs ile mücadele, dünya ile muharebeden güçtür.
- Nekes ile cömerdin harcı birdir.
- Neler neler de maydanozlu köfteler.
- Nemden hile kapar.
- Nene lazım elin altı ayaklı dört keçisi !
- Nerde akşam, orda sabah.
- Nerde hareket, orda bereket.
- Nerede aç oradan kaç, nerede aş oraya yanaş.
- Nerede akşamlarsan orada sabahla.
- Nerede ararsan orada çıkar.
- Nerede birlik, orada dirlik.
- Nerede gül olsa biledir har, nerede yâr olsa biledir ağyar.
- Nerede iş, oradan sıvış !
- Nerede soyundunsa, orada giyin.
- Nereye gidersen kısmetin ardından gelir.
- Neyleyim dünya bolluğunu ayakkabı darsa.
- Nezle hayırlı hastalıktır amma, bir de çekene sor.
- Nikâhta kerâmet vardır, derler !
- Nisan yağmursuz, mayıs gülsüz olmaz.
- Nohut oda, bakla sofa.
- Noksanını bilmek bir mârifettir.
- Nuh der, Peygamber demez.
- Nuh Nebiden kalma.










