Oturum, Uğur Kepekçi’nin Video Mesajıyla Sona Erdi
Kilis’in dinî ve manevî mirasına akademik sahiplenme çağrısı yapıldı.
Ulusal Kilis Sempozyumu’nun ilgili oturumu, Uğur Kepekçi’nin video kaydıyla gönderdiği mesaj ile sona erdi. Kepekçi, mesajında Kilis’in tarihsel süreç içinde şekillenen dinî yapısının ilmek ilmek işlenerek, bilimsel ve akademik bir bakış açısıyla ele alınması gerektiğini vurguladı.
Bu noktada Kilis 7 Aralık Üniversitesi’ni göreve çağıran Kepekçi, üniversitenin Kilis’in dinî, kültürel ve manevî mirasını araştırma, belgeleme ve akademik çalışmalara konu etme noktasında daha aktif rol üstlenmesi gerektiğini ifade etti.
“Kilis Bir Sahabe Şehridir”
Uğur Kepekçi, konuşmasında Kilis’in bir sahabe şehri olduğunun altını çizerek, kentin yalnızca coğrafi bir yerleşim alanı değil, İslam tarihinin erken dönemlerine uzanan derin bir manevî birikime sahip olduğunu belirtti. Bu yönüyle Kilis’in dinî mirasının korunması ve doğru şekilde aktarılmasının büyük önem taşıdığını dile getirdi.
Prof. Dr. Haydar Baş’ın Kilis’e Dair Sözleri Aktarıldı
Kepekçi, mesajında merhum Prof. Dr. Haydar Baş’ın Kilis’e ilişkin değerlendirmelerini de katılımcılarla paylaştı. Haydar Baş’ın şu sözleri salonda dikkatle dinlendi:
“Kilis’te kendi evimden daha rahat ve huzurlu hissediyorum; çünkü buranın toprağının altı, toprağının üstünden daha zengindir.”
Bu sözlerin, Kilis’in tarihsel, kültürel ve manevî derinliğine güçlü bir vurgu yaptığı ifade edildi.
Manevî Miras Vurgusuyla Kapanış
Uğur Kepekçi’nin video mesajı, Kilis’in yalnızca fizikî ve tarihsel yönleriyle değil, manevî mirasıyla birlikte ele alınması gerektiğini ortaya koyarken, sempozyumun çok boyutlu yaklaşımıyla da örtüşen anlamlı bir kapanış oldu.
Oturum, bu mesajın ardından sona erdi.









