Eğitimde Dönüm Noktası: Cumhuriyet
Ayhan Yüksel, Osmanlı döneminde okuma yazma oranının oldukça düşük olduğunu belirterek, okullaşma sürecinin esasen Cumhuriyet’le birlikte başladığını ifade etti. Arşiv belgelerine göre Cumhuriyet öncesinde Kilis’te 9 iptidai (ilkokul) okul bulunduğunu aktaran Yüksel, Cumhuriyet’in ilanından sonra 19 yeni mektebin açıldığını söyledi.
“Sınıf Tekrarı Kalitenin Göstergesiydi”
Eğitim sistemine dair dikkat çekici bir başka vurgu ise sınıf tekrarı üzerine oldu. Yüksel, geçmişte sınıf tekrarının bir başarısızlık değil, eğitimde kaliteyi koruma anlayışının bir parçası olarak görüldüğünü, ancak bu yaklaşımın günümüzde büyük ölçüde kaybolduğunu dile getirdi.
“Dernekçilik Protokol ve Fotoğraf Çektirmek Değildir”
Sunumunda sivil toplum anlayışına da değinen Yüksel, dernekçiliğin yalnızca protokolde görünmek ya da fotoğraf çektirmekten ibaret olmadığını, asıl meselenin şehre kalıcı katkı sunmak olduğunu vurguladı. Bu sözler salonda geniş yankı buldu.
“Saatim Kilis’ten Geldi” Sözleri Salonu Güldürdü
Sunumun dikkat çeken anlarından biri ise Yüksel’in paylaştığı samimi bir anekdot oldu. Yıllar önce bir arkadaşının Kilis’ten getirdiği orijinal bir saati hâlâ severek kullandığını söyleyen Yüksel’in
“Saatim Kilis’ten geldi” sözleri, salonda kahkahalara neden oldu.
“Kilis’in Kıymetini Bilin”
Sunumunu güçlü bir çağrıyla tamamlayan Ayhan Yüksel, Kilis’in eğitim, kültür ve tarih birikimine sahip çıkılması gerektiğini vurgulayarak,
“Kilis’in kıymetini bilin” sözleriyle konuşmasını sonlandırdı.
Ayhan Yüksel’in sunumu, arşiv temelli içeriği, samimi anlatımı ve çarpıcı tespitleriyle katılımcılar tarafından ilgiyle takip edildi.









