Son dönemde İran’a yönelik askeri operasyonlar ve küresel enerji piyasalarındaki dalgalanmalar, Türkiye’nin plastik ve ambalaj sektöründe maliyetleri ciddi şekilde artırdı. Petrol fiyatlarındaki hızlı yükseliş, plastik üretiminde kullanılan petrokimya hammaddelerinin fiyatlarını da yukarı çekti.
Sektör yetkilileri, enerji ve hammadde maliyetlerinin birleşmesiyle üretim giderlerinin yüzde 50-60 oranında arttığını belirtiyor. Bunun yanı sıra tedarik zincirindeki aksaklıklar sanayiciyi zorlayan bir diğer faktör olarak öne çıkıyor.
Sanayiciler Kamu Desteği Bekliyor
Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Plastik, Kauçuk ve Kompozit Sanayi Meclisi Başkanı Yavuz Eroğlu, maliyet artışı ve hammadde sıkıntısına dikkat çekti. Eroğlu, “Plastik üretiminde kullanılan petrol fiyatları savaş nedeniyle hızlı bir yükseliş gösteriyor. Bu durum hem maliyetleri artırıyor hem de tedarik sorunlarını derinleştiriyor” ifadelerini kullandı.
Eroğlu, doğrudan tüketilen ambalajlı ürünlerde de fiyat artışlarının hissedileceğini belirterek, “Pet şişe su ve peynir gibi ürünlerin ambalaj maliyetlerinde yüzde 25-30 civarında artışlar görüldü. Tüketiciler günlük hayatlarında bu farkı fark edecek” dedi.
Öneriler ve Çözüm Önerileri
Sektör temsilcileri, kamu ve özel sektör iş birliğiyle sürecin yönetilmesi gerektiğini vurguluyor. Eroğlu, “Kamuyla çalışıp sabit fiyat üzerinden ihale almış sanayicilerin, hammaddelerde yaşanan artışlar karşısında yalnız bırakılmaması gerekiyor. Ayrıca ithal hammaddelerdeki ilave gümrük vergileri, anti-damping vergileri ve gözetim uygulamaları, savaşın etkileri tamamen geçene kadar askıya alınmalı. Bu şekilde hem sanayici üzerindeki yük hafifler hem de tüketiciler fiyat artışlarından daha az etkilenir” şeklinde konuştu.
Sektör temsilcileri, bu önlemlerin alınmaması durumunda plastik ve ambalaj üretiminde ciddi darboğazlar yaşanabileceği uyarısında bulundu.







