Yeşilay tarafından 29 Eylül 2025’te yayımlanan Türkiye Kumar Raporu 2025, toplumun geleceğini tehdit eden bu tabloyu rakamlarla gözler önüne seriyor.
36 Bin Katılımcıyla Yapılan Büyük Araştırma
Yeşilay’ın saha çalışması, 15 yaş üstü 36.334 kişiyle gerçekleştirildi. Araştırma sonuçlarına göre Türkiye’de 15 yaş üstü bireylerin %10,1’i hayatında en az bir kez kumar oynadığını belirtti. Bu oran yaklaşık 6,8 milyon kişiye denk geliyor.
Rapora göre kumar oynama oranı 2020’de %14,8 iken, 2022’de %10,3’e ve 2025’te %10,1’e geriledi. Ancak bu düşüş sevindirici gibi görünse de asıl tehlike internet üzerinden oynanan yasa dışı bahislerdeki artış. Özellikle akıllı telefonların yaygınlaşması, gençler için kumarı adeta cebine taşıdı.
Online Kumar ve Gençlik
Rapor, son 30 gün içinde kumar oynayanların %6,6’sının internet üzerinden yasa dışı bahis oynadığını ortaya koyuyor. Büyük çoğunluk bu işlemi akıllı telefonlar üzerinden gerçekleştiriyor. Bu, teknolojinin yanlış kullanıldığında gençler için nasıl bir risk alanına dönüştüğünün çarpıcı bir göstergesi.
Daha da çarpıcı olanı, kumar başlama yaşının giderek düşmesi. Hayatında en az bir kez kumar oynamış kişilerin %71’i 15–24 yaş arasında başladığını söylüyor. Yani gençlik, kumarın en büyük hedef kitlesi.
???? Erkekler Daha Fazla Risk Altında
Toplumsal cinsiyet dağılımı da dikkat çekici. Erkeklerin kumar oynama oranı %13,4, kadınların oranı ise %6,8. Yani erkekler, kadınlara göre yaklaşık iki kat daha fazla risk altında. Bu fark, hem kültürel hem de ekonomik faktörlerle ilişkilendiriliyor.
Bağımlılık Başvurularında Kumar İlk Sırada
Yeşilay Danışmanlık Merkezi (YEDAM) verileri rapora ayrı bir boyut kazandırıyor. 2021–2024 arasında 15.624 kişi kumar bağımlılığı nedeniyle YEDAM’a başvurdu. Başvuruların %97’si erkek, %53’ü evli ve %85’i lise ve üzeri eğitim seviyesine sahip kişilerden oluşuyor.
Daha çarpıcı olan veri ise şu: 2024 yılında YEDAM’a yapılan kumar başvuruları, alkol ve madde bağımlılığı başvurularını geride bıraktı. Türkiye genelinde YEDAM merkezlerinin %34’ünde, kumar başvuruları diğer tüm bağımlılık türlerinin önüne geçti.
Bu durum, kumarın artık sadece “eğlence” ya da “şans oyunu” olmadığını; aileleri sarsan, bireylerin hayatını altüst eden ciddi bir bağımlılık türü haline geldiğini ortaya koyuyor.
⚠️ İntihar Riski Daha Yüksek
Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) verilerine göre, kumar bağımlılarının %20’si intihar girişiminde bulunuyor. Bu oran, alkol ve madde bağımlılığı gibi diğer bağımlılık türlerinden daha yüksek. Raporda bu gerçek özellikle vurgulanıyor: Kumar sadece bireyin cüzdanını değil, ruh sağlığını ve yaşamını da tehdit ediyor.
Uluslararası Karşılaştırmalar
Avrupa ülkelerinde yapılan araştırmalar, kumar oynayanların %0,5–3’ünün patolojik kumar bağımlısı seviyesinde olduğunu gösteriyor. Türkiye’deki oran da bu tabloya paralel seyrediyor. Ancak Türkiye için asıl risk, kontrolsüz ve yasa dışı online bahis sitelerinin giderek yaygınlaşması.
Raporda, Türkiye’nin yasal çerçevesinde yalnızca Milli Piyango ve Spor Toto üzerinden yapılan bahislerin yasal olduğu; diğer tüm çevrimiçi kumar faaliyetlerinin yasadışı kabul edildiği belirtiliyor. Buna rağmen gençler kolay erişim ve agresif reklamlar nedeniyle yasa dışı sitelere yöneliyor.
Kumarın Aileye ve Topluma Etkisi
Kumar bağımlılığı yalnızca bireyin değil, ailesinin ve toplumun da sorunu. Raporda paylaşılan örnekler, borç batağına saplanan bireylerin ailelerini ekonomik çöküşe sürüklediğini, sosyal ilişkilerin bozulduğunu ve aile içi huzursuzlukların arttığını gösteriyor.
Yeşilay, bu noktada kumar bağımlılığının yalnızca bireysel bir sorun olarak değil, toplumsal bir kriz olarak görülmesi gerektiğini vurguluyor.
Çözüm Önerileri
Raporda kumar bağımlılığıyla mücadele için şu önerilere yer veriliyor:
Farkındalık çalışmaları: Kamu spotları, eğitim programları ve sosyal medya kampanyalarıyla gençlerin bilinçlendirilmesi.
Erişimin kısıtlanması: Yasa dışı bahis sitelerine erişimin daha etkin biçimde engellenmesi.
Aile temelli destek: Kumarın aileyi doğrudan etkilediği gerçeğinden hareketle, aile içi iletişimi güçlendiren programların yaygınlaştırılması.
Tedavi ve rehabilitasyon: YEDAM gibi merkezlerin kapasitesinin artırılması, daha fazla psikolojik destek ve grup terapisi imkânının sağlanması.
Gençlere alternatifler: Spor, sanat ve kültürel faaliyetlere daha fazla yatırım yapılarak gençlerin boş zamanlarını sağlıklı yollarla değerlendirmelerinin sağlanması.
️ Sonuç: Geleceği Savunmak
Yeşilay’ın 2025 raporu açıkça ortaya koyuyor: Kumar, Türkiye’de gençliği hedef alan en büyük tehditlerden biri haline geldi. Gençler işsizlik, umutsuzluk ve sosyal boşluk içinde kumara sarılıyor; birkaç lira ile başlayan süreç borç, depresyon ve intiharla sonuçlanabiliyor.
Bugün yapılması gereken, kumarı sadece “şans oyunu” olarak görmekten vazgeçmek. Onu bir bağımlılık türü olarak kabul edip, eğitimden istihdama, aile desteğinden rehabilitasyona kadar geniş bir yelpazede önlemler almak gerekiyor.
Unutmayalım: Gençliği kaybetmek, geleceği kaybetmektir. Türkiye’nin geleceğini savunmak için, kumar tuzağına düşen gençlere el uzatmak artık ertelenemez bir zorunluluk.









