Bayramdı seyrandı derken, Cumhurbaşkanlığı seçimi de başladı. Seçim takviminin başlamasıyla birlikte, 367 sayısının Cumhurbaşkanlığı seçiminde anayasal çoğunluk için gerek şart olup olmadığı konusunda da çeşitli tartışmalar gündemdeki yerine oturdu. Bu, devletin tepesindeki gündem..!
Vatandaşın gündemi iş, aş
Bir de vatandaşın gündemine baktığımız zaman, vatandaşın bu konularla pek de ilgilenmediğini görmekteyiz. Vatandaş işini aşını kaybetmiş, evine bir parça ekmek götürebilmenin hesabını yapmaktadır...
Cumhurbaşkanlığı seçimi için saat sayarken şöyle bir esnaf ziyareti yapayım, dedim. İnanın Cumhurbaşkanlığı seçiminin milletin umurunda olmadığını gördüm. Siftahsız dükkân kapatan esnaf canından bezmiş..! İşsiz, aşsız olanlar daha da perişan..!
Sohbet etme imkânı bulduğum birkaçının görüşü hemen hemen aynıydı. Genel kanaat bu yönde idi:
Kim seçilirse seçilsin, bana ne faydası olacak, sanki bana iş mi bulacak? Kendi düzenlerini korumak için biraz daha güç elde edecekler. Vatandaşın bu ve benzeri şikâyetlerle meşgul olduklarını gördüm.
Vatandaş, kendini ilgilendiren bu önemli konuyu pek önemsemiyorsa, aslında gelinen durumun ne kadar içler acısı olduğunu gözler önüne sermektedir. Bu durum devlet millet birlikteliğinin ne kadar zedelendiğinin de işareti olması bakımından önemliydi.
Heba olur gideriz
Geçtiğimiz günlerde Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) Genel Başkanı Prof. Dr. Haydar Baş, partisinin Elazığ Kongresinde yaptığı konuşmasında milletimize tarihi uyarılarda bulunmuş, Milli bütünlüğü sağlayamazsak heba olur gideriz vurgusunu yapmıştı..
Türkiye ve Türk milleti üzerine yıllardır devletle milleti, siville askeri birbirine düşürme oyunu oynanmak istendiğini anlatan BTP Lideri Prof. Dr. Haydar Baş, sözlerini bu oyuna gelmemek ve dünyanın lider ülkesi olmak için birlik, kardeşlik çağrısında bulunmuştu.
Prof. Dr. Haydar Baş, şunları söylemişti:
Devleti, ordusu, aile kurumu olmayan sürü olmaya mahkûmdur. Sürü olmak istemiyorsak, devlet ile milleti, sivil ile askeri bir yapmaya var mısınız? Zannetmeyin ki Haydar Hoca çileye maruz kalmadı. Hayatımı okusanız, oturup ağlarsınız. Büyük adamlar çileyle, meşakkatle gelirler. Onların tahammülü millet adına, devlet adına ve Allah adınadır. Bu çileyi çekeceğiz.
Devlet ile millet, asker ile sivil arasında gerçek bir uyum olmadığı takdirde Türkiyeyi sıkıntılı günlerin beklediğine işaret eden Prof. Dr. Baş,
Bu barış olmazsa, 6 bin yıllık tarihi olan bu millet heba olmaya mahkûmdur. Yarının büyük Türkiyesini meydana getirmek için bir bilek, bir yürek olmalıyız. Bir taraftan demokratik, laik hukuk devletini koruyacağız, öte yandan Müslümanlığımızı tüm dünyaya haykıracağız. Böylece dünyanın lider ülkesi olacağız. (Yeni Mesaj/18.04.2007)
Devlet ile milletin gündemi bir olmalı
Vatandaşın gündemi günlük yaşamını sürdürmek için asgari bir gelir elde edebilmektir. Onu da bulması imkânsız bir hal almıştır. Hangi meslek sahibi olursa olsun kendi işini değiştirmenin hesaplarını yapakla, ya da mevcudu korumakla meşgul olmaktadır. Şu anda görünen vatandaşın gündemi ile devletin gündemi farklılık arz etmektedir.
Vatandaşın gündemi ile devletin gündeminin barış ve kardeşlik ortamında buluştuğu günü arzulayanlar, kendi gündemlerini bir tarafa bırakıp, milli menfaatleri ön plana çıkarttıkları gün, cumhur kendi başkanını seçerken daha duyarlı ve ilgili olacaktır.
UĞUR KEPEKÇİ









