Alemlerin Efendisi Hazreti Muhammed'in (s.a.a.) "Namaz benim gözümün nurudur" diye övdüğü namaz, dinin direği mesabesinde ve ebedî kurtuluşun vesilesidir. Âlemlere Rahmet Hazreti Muhammed (s.a.a.) tarafından "gözümün nuru" diye tavsif edilen, "dinin direği" olarak nitelenen ve ebedî kurtuluşun reçetesi olan namaz, İslam'ın beş şartından biridir. Buna rağmen, Müslüman olduğunu söyleyen bazı kimseler tarafından dahi "Bir gün kılarım" veya "Daha erken" gibi bahanelerle ihmal edilebilmektedir.
İbadet, Kulluğun Şahididir
Müslümanlık iddiasında bulunan herkes, mensubu olduğu dinin gereklerini yerine getirmekle mükelleftir. Bir kimsenin mensubiyetindeki samimiyet, o işe verdiği değer ve gösterdiği gayretle ölçülür. Nasıl ki bir işte çalıştığınız kadar ücret alırsınız; benzer şekilde kulluk iddiasında bulunan birinin de Allah'a ibadet etmesi gerekir. Kulluğun ispatı için ibadet zarurettir; çünkü bizi yoktan var eden Rabbimiz bunu emirleriyle istemiştir.
Prof. Dr. Haydar Baş'ın şu tespiti bu açıdan dikkat çekicidir: "İman, ibadetle ispatlanır. Nasıl ki bir davada şahit aranıyorsa, inancınızın ispatında da sizden şahit sorulur. Sizin şahidiniz ibadetlerinizdir. O hâlde namazı huşû ile kılın, orucu tutun, muktedir iseniz hacca gidin ve zekâtınızı verin. Haramları terk edin." (Makalat, s. 299)
"Önce Hatalarımı Düzelteyim, Sonra Namaz Kılarım" Yanılgısı
İbadetler bir bütün olarak değerlendirilir. Ancak namaz, günde beş vakit ve her gün düzenli olarak eda edilmesi istenen bir ibadet olduğu için ayrıca ele alınmayı hak etmektedir. Namazın Allah'ın emri olduğunu bildiği hâlde kılmayan kişilerde sıkça rastlanan yanlış bir kanaat vardır: "Bazı eksik ve hatalarım var; önce onları düzelteyim, sonra namaz kılarım." Oysa Kur'an, insanın kötülüklerden namaz sayesinde korunacağını bildirir:
"Sana vahyedilen Kitabı oku ve namazı kıl. Muhakkak ki namaz hayâsızlıktan ve kötülükten alıkoyar. Allah'ı zikir elbette en büyük ibadettir. Allah yaptıklarınızı bilir." (Ankebût, 45)
Bu ayetin açık beyanına göre, hangi hâl üzere olursak olalım namaza başlamalıyız ki manevi tedavimiz ve kemale doğru seyrimiz başlasın.
Beş Vakit Namazın Elli Vakit Sevabı
"Beş vakit namaz" deyip geçmemek gerekir. Kılacağımız beş vakit namazın, elli vakit namaz sevabına denk olduğu Resûlullah (s.a.a.) tarafından haber verilmiştir. Buhari'de nakledilen rivayete göre, İsrâ gecesinde namaz önce elli vakit olarak farz kılınmış, sonra beş vakte indirilmiş; ancak sevabı elli vakit olarak bırakılmıştır. (Buhârî, Salât 76; Enbiyâ 5)
(Devam edecek…)









