İslam'a itirazların tarihi seyri (1)
Uğur Kepekçi

Uğur Kepekçi

İslam'a itirazların tarihi seyri (1)

04 Şubat 2021 - 01:42

İslam’a itirazların tarihi seyrini incelemek üzere yeni bir konu başlığıyla tekrar bir makale serisine başlayacağız inşallah.

İnceleme araştırma ve aktarmaya çalıştığımız bütün konularda esas aldığımız çağın bilgesi Prof. Dr. Haydar Baş hocamızdır. Ve Rabbim nasip ederse son nefesimize kadar Onun çağın insanına, yani bize vermek istediği mesajların satır aralarındaki kodlarını çözmeye çalışacağız.

Bu sayede hem biz istifade etmeye hem de siz değerli okurlarıma kolaylık sağlamaya çalışarak Allah’ın rızasına, Peygamberimizin şefaatine, Ehl-i Beyt’in gemisine binmeye, Muhterem üstadıma Ahirette komşu olmayı talep ederim. Elbette siz değerli okurlarımın dualarını da talep ederim.

Şimdi konumuza başlayabiliriz:

“A-itirazlara genel bir bakış

Bilinen bir gerçektir ki; İslam varlığı zaruri ve en büyük hakikat olan (Vâcibu'l-Vücûd) Yüce Allah 'in ekmel binasıdır.

Bu ilahî bin a Cenâb-ı Hakk'ın zat ve sıfat tecellilerini taşıdığından hiç şüphesiz müessirin kemâli ve noksanlıklardan münezzeh oluşu, aynen eserine de yansıyacak ve onda da tecelli edecektir.

Bu sebeple naklen, aklen ve ilmen sabittir ki; İslam, her türlü noksanlık ve zafiyetten uzaktır. 0, güneş gibi varlığı mücahade olunan ve de bizzat aydınlatan İlahî hidayet kaynağıdır. O Hakk'tır, hakikattir, hikmettir ve ilimdir.

Bu ana tespitten sonra İslam’a itiraz ne demektir?

Özetle itiraz, ilim ve hikmete ve bunlarla vaki olan hakikate ters düşmektir. O halde itiraz: "ilim ve hikmete ters düşen bir fikir, eylem veya haldir" diye tanımlanabilir.

İslam, hak ve sirât-ı müstakim olunca, boyutu ne olursa olsun, O'na doğrudan müdahale veya dolaylı itiraz, bir nevi sapıklıktır. Sapıklığın zirvesi ise küfürdür.

Gerçeğin ölçüsü (mikyası) İslam’dır. Herhangi bir sebeple bu ölçü yok olur veya zaafa uğrarsa o zaman hakikatten sapmalar ve gerçeğe itirazlar başlar. İtiraz ve ihtilafları halledecek kaynak ise şüphesiz ki; Kur 'ân-ı Kerîm dir:

“Biz sana kitabı indirdik ki, hakkında ayrılığa düştükleri şeyi onlara açıklayasın ve (o kitap) inanan bir kavim için yol gösterici ve rahmet olsun.” (Nahl/64)

Görüldüğü üzere meali sunulan bu âyet-i kerimede iki büyük gerçek vardır:

1. İhtilafları halledecek kaynağın ancak Kur 'ân-ı Kerîm olduğu,

2. Bu Kitabın ancak O'na inan an bir kavim için yol gösterici ve rahmet olacağı hususudur.

(Prof. Dr. Haydar Baş, Din Tahripçilerine Kuranı Kerimin Cevabı, 1998, Sayfa 47-48)

(Devam edecek…) 

SESLİ DİNLEMEK İÇİN

Bu yazı 472 defa okunmuştur .

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar