_ D _
- Delinin aklına taş getirir.
- Dadanmış kudurmuştan beterdir.
- Dağ başı dumansız olmaz.
- Dağ başında harman savrulmaz.
- Dağ başında harman yapma savurursun yel içinde. Sel önünde değirmen yapma öğütürsün sel içinde.
- Dağ dağ üstüne olur, ev ev üstüne olmaz.
- Dağ dağa kavuşmaz, insan insana kavuşur.
- Dağ kuşu dağda, bağ kuşu bağda yakışır.
- Dağ ne kadar yüce olsa, bir geçidi bulunur.
- Dağ ne kadar yüce olsa yol onun üstünden de aşar.
- Dağ ne kadar yüksek olsa, kervan elbet aşar.
- Dağ tavşansız olmaz.
- Dağda gez, belde gez insafı elden bırakma.
- Dağda kuşun kırkı bir akçeye.
- Dağda gezen ayıya da rasgelir kurda da.
- Dağdan dağa kuş uçurdum, vaktimi boş geçirdim.
- Dağdan gelip bağdakini boğdu.
- Dağdan gelen dağa gider.
- Dağına göre kar yağar.
- Dağına bakar kar verir, bağına bakar bâr verir.
- Dağına göre odun, sapına göre saman olur.
- Dağlara taşlara.
- Daha çelik çomak oynar.
- Daha çok su götürür yeri var.
- Daha Hanya?yı Konya?yı bilmez, devenin gevişine güler.
- Dal budak saldı.
- Dal gibi.
- Dal küçükken eğilir.
- Daldan dala.
- Dam ardında eşek bulmuş da erkeğini dişisini soruyor.
- Dam üstünde saksağan, vur beline kazmayı.
- Dam yanarsa içindeki sıçan da yansın.
- Dama taşı gibi oynatmak.
- Damak varken diş yoktu.
- Damarı tuttu.
- Damara göre kan alınır.
- Damdan düşen halden anlar.
- Damdan düşer gibi.
- Damdan düşse kedi gibi dört ayağı üstüne düşer.
- Damgalı eşeği alem tanır.
- Damızlıksız yoğurt tutmaz.
- Damlacıktan sel olur.
- Damlaya damlaya göl olur.
- Damlaya damlaya göl olur, aka aka sel olur.
- Dana büyür amma çulu büyümez.
- Danışan dağı aşmış.
- Danışan dağı aşmış, danışmayan düz ovada yolu şaşmış.
- Danışıklı döğüş.
- Dar yerde yemek yemektense, geniş yerde dayak yemek evlâdır.
- Darb-ı mesele döndü.
- Darı unundan baklava, incir ağacından oklava olmaz.
- Darıldın ise darı ye.
- Darısı başına.
- Darısı başına, kınası başına.
- Darısı dostlar başına.
- Dava için bir kadı, isbat için iki şahid lazımdır.
- Davacı razı oldu, şahid kail olmuyor.
- Davacın kadı ise, yardımcın Allah olsun.
- Davacısı kadı olanın yardımcısı Allah olsun.
- Davacısız mahkemeye giden bıyıklarını bükerek çıkar.
- Davasını bilmeyene şahit olma.
- Davete icabet lazımdır.
- Davetsiz gelen döşeksiz oturur.
- Davetsiz misafir.
- Davul dengi dengine diye çalar.
- Davul görür oynar, mihrap görür ağlar.
- Davul tozu, minare gölgesi.
- Davul tozuyla minare gölgesi arar.
- Davul zurnasız çingene düğünü olmaz.
- Davul, zurna ile adam aramağa gider.
- Davulda zurnaya, hamamda kurnaya.
- Davuldan gelen, zurnaya gider.
- Davulu biz çaldık parsayı el topladı.
- Davulun sesi uzaktan hoş gelir.
- Dayak cennetten çıkmadır.
- Dayak cennetten çıkmadır, iyi olsa çıkmazdı.
- Dayak yoksulu.
- Dayı kalksana ne oturuyorsun ? demiş, kalkamadığımdan oturuyorum, demiş.
- Dayıya yeğen gerek, gemiye yelken kürek.
- Dazlayan daza düşer, bir kel başlı kıza düşer.
- Debbağ sevdiği deriyi yerden yere vurur.
- Debbağa sorarsan dünyada fena koku olmaz.
- Dedesi koruk yemiş, torununun dişi kamaşmış.
- Dediler: ?Molla aş gidiyor?. Dedi: ?Bana ne ? Dediler: ?Size gidiyor?. Dedi: ?Sana ne ??
- Değil kürsüye vaiz arşa çıksa adam olamaz.
- Değirmen beygiri gibi döner durur.
- Değirmen döner ama suyu nereden.
- Değirmen gitmiş çakmak taşını arar.
- Değirmen iki taştan, muhabbet iki baştan.
- Değirmenci köpeği gibi su şarıltısına ürür.
- Değneği yiyenle sayan bir değil.
- Dehr içinde hangi gün vardır akşam olmadık.
- Deli ağlamaz, akıllı gülmez.
- Deli akşamdan sonra azar.
- Deli arlanmaz, soyu sopu arlanır.
- Deli deliden hoşlanır, imam ölüden.
- Deli deliyi görünce, çomağını gizler.
- Deli düşündüğünü, tavuk eşindiğini.
- Deli fişek.
- Deli gelin, deli karı.
- Deli ile çıkma yola, başa gelir her türlü bela.










