Program kapsamında parti teşkilatı, esnaf ve vatandaşlarla bir araya gelen Kepekçi, Malatya’nın deprem sonrası yaşadığı sorunlara ilişkin önemli değerlendirmelerde bulundu.
Kepekçi, 6 Şubat depremlerinin ardından Malatya’nın yalnızca fiziki yıkımla değil;
tarımdan ticarete, konuttan sosyal hayata uzanan çok boyutlu bir belirsizlikle karşı karşıya kaldığını ifade etti. Şehrin ekonomik omurgasını oluşturan kayısı tarımının ciddi risk altında olduğunu vurgulayan Kepekçi, artan iklim riskleri, yüksek girdi maliyetleri ve sigorta sistemindeki yetersizliklerin üreticiyi zor durumda bıraktığını dile getirdi.Depremin tarımsal altyapıya verdiği zararlara da dikkat çeken Kepekçi, sulama sistemleri, depolar, kurutma alanları ve soğuk hava tesislerinde yaşanan sorunların, üreticinin hasat sonrası ciddi kayıplar yaşamasına neden olduğunu belirtti. Kayısının “dalında ucuz, pazarda pahalı” kaldığını ifade eden Kepekçi, aracı zincirinin üreticiyi baskıladığını söyledi.Şehir merkezindeki belirsizliğin esnafı olumsuz etkilediğini vurgulayan Kepekçi, Bakırcılar Çarşısı ve İnönü Caddesi başta olmak üzere birçok noktada
yıkım ve dönüşüm sürecine ilişkin net bir takvimin bulunmadığını, bu durumun ticareti durma noktasına getirdiğini ifade etti.Konut sorununa da değinen Kepekçi, özellikle
orta gelir grubunun ciddi mağduriyet yaşadığını, kira fiyatlarındaki artış ve kalıcı konutların yavaş ilerlemesinin emekli, memur ve küçük esnafı zorladığını kaydetti. Rezerv alan ve yerinde dönüşüm uygulamalarındaki belirsizliklerin ise vatandaşta mülkiyet kaygısı oluşturduğunu dile getirdi. Kepekçi; "Yapılması gereken bilimsel zemin etütlerine dayalı yeniden inşa modelidir" dedi. Malatya’dan artan
nitelikli göçe dikkat çeken Kepekçi, gençler ve meslek sahibi kesimlerin şehirden ayrılmasının sosyal ve ekonomik yapıyı zayıflattığını ifade etti. Üniversite çevresinde yaşanan barınma ve ulaşım sorunlarının da Malatya’nın öğrenci şehri kimliğini olumsuz etkilediğini belirtti.Kepekçi, Bağımsız Türkiye Partisi olarak deprem bölgelerinde çözümün geçici adımlar değil,
üretimi, mülkiyeti ve sosyal dengeyi esas alan kalıcı politikalar olduğunu vurguladı. Malatya’nın, Adıyaman ve Kahramanmaraş gibi illerle birlikte planlı ve adil bir yeniden ayağa kalkış sürecine ihtiyaç duyduğunu ifade etti.Ziyaret, teşkilat toplantıları ve değerlendirmelerin ardından sona erdi.