Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin'in yeni müfredatta "Kurtuluş Savaşı" yerine "Milli Mücadele" ifadesinin kullanılacağını açıklaması, kamuoyunda geniş yankı uyandırdı. Bu değişikliğin, "Neyden kurtuluyoruz? Ondan önce koskoca Osmanlı İmparatorluğu vardı." sözleriyle gerekçelendirilmesi, tarih anlayışı üzerine önemli bir tartışmayı da beraberinde getirdi.
Bu sözlere en net itirazlardan biri Bağımsız Türkiye Partisi Genel Başkanı Hüseyin Baş'tan geldi. Baş'ın da ifade ettiği gibi, Mustafa Kemal Atatürk Samsun'a çıktığında ortada Viyana kapılarına dayanan güçlü bir Osmanlı değil, başkenti işgal edilmiş, ordusu dağıtılmış, toprakları paylaşılmış ve Sevr Antlaşması ile adeta idam fermanı hazırlanmış bir devlet vardı.
Tarihsel gerçekler, 1919 yılında Osmanlı Devleti'nin işgal altında, ordusu dağıtılmış ve Sevr Antlaşması ile parçalanmak istenen bir devlet olduğunu açıkça göstermektedir. Mustafa Kemal Atatürk'ün Samsun'a çıkışıyla başlayan mücadele, Osmanlı'dan değil; işgalden, emperyalist devletlerin paylaşım planlarından ve milletin bağımsızlığını ortadan kaldırmayı hedefleyen Sevr düzeninden kurtulma mücadelesidir.
Bu nedenle "Kurtuluş Savaşı" kavramı, yalnızca askerî bir mücadeleyi değil, Türk milletinin bağımsızlığını yeniden kazanmasını ifade eden tarihî bir gerçektir. "Milli Mücadele" bu sürecin adı olsa da, "Kurtuluş Savaşı" verilen mücadelenin sonucunu ve anlamını en güçlü şekilde anlatmaktadır.
Osmanlı Devleti de Türkiye Cumhuriyeti de aynı tarihî mirasın parçalarıdır. Cumhuriyet, Osmanlı'yı reddederek değil; işgal altındaki vatanı kurtararak kurulmuştur. Bu nedenle tarihî kavramları siyasi tartışmaların konusu hâline getirmek yerine, yaşanan olayları kendi dönemi içinde değerlendirmek daha doğru bir yaklaşımdır.
Bugün İstanbul'un fethini gururla anabiliyorsak, bunu İstanbul'u işgalden kurtaran iradeye de borçluyuz. Bugün Çanakkale Zaferi'ni özgürce kutlayabiliyorsak, bunun sebebi Büyük Taarruz'un zaferle sonuçlanmış olmasıdır. Çünkü bağımsızlığı olmayan milletlerin ne geçmişini sahiplenme ne de geleceğini inşa etme imkânı vardır.
Sonuç olarak, Kurtuluş Savaşı, Türk milletinin işgale karşı verdiği bağımsızlık mücadelesinin tarihî adıdır. Bu gerçek, kullanılacak ifadelerden bağımsız olarak değişmeyecek; milletimizin ortak hafızasında yaşamaya devam edecektir.









