Reklam
  • Reklam
BİR MUCİZE LAZIM BİZE
Reklam
Nezihe Kara

Nezihe Kara

BİR MUCİZE LAZIM BİZE

14 Ekim 2016 - 08:52

Bir mucize lazım bize

Hayat biraz gülsün diye,

Ayıp değil günah neden?

Tanrım bize mucize... (GÜLAY)

 Bir ikindi sonrası bitmeyen dünya telaşını çay deminde içerken biraz acı tat verdi hayat. Ben paşa çayı istemiştim, hayat bana tavşan kanı çay ikram etmişti. Her yudumunda yutamadığım, yutarken zorlandığım hayatları içiyorum adeta.

 Siz hiç hayatı kendisine iki beden büyük gelmiş insanlarla tanıştınız mı? Hayatı, yaşadıkları ve acıları büyük gelmiştir ona; adeta bayramlık kıyafeti büyük gelen bir sonraki yıl da giyer diye büyük alınmış çocuk kıyafeti misali. Ağırdır, zordur taşıması hatta dinlemesi bu hikayeleri.

 Üniversitede Çocuk esirgeme kurumunda gönüllü ablalık yaptığım yıllarda karşılaştığım ağır hikayelerden birine bu hafta  iş yerimde rastladım... Günlerden bir gün çarşambanın çarşafa dolandığı, ruhumun sıkıldığı, hazin bir ikindi başka hayatlara pencere açtım. Yağmur’un hayatına açılan pencereydi  bu. Meraklı, heyecanlı ve bir okadar duygu dolu sohbet sonunda bir filmin fragmanını izlediğimi hissettim adeta.

 Yağmur 25 yaşında 2 çocuk  annesi dünya tatlısı birisiydi. Her gün güler yüzü ve sohbetkar tavırlarıyla yanındaki insanların yüzünü bolca güldürüyordu. Gülen yüzüne ters düşecek kadar hüzünlü ve agır bir hikayesi olduğunu onunla sohbet ederken anlamıştım. Yağmur henüz 6 yaşındayken anne babası ayrılınca 2 aylık erkek kardeşi ve 3 yaşındaki kız kardeşiyle çocuk esirgeme kurumuna  verilmişler. Daha tek başına bakkala gidemeyeck yaşta kendinin deyimiyle “ 6 yaşında anne oluvermişti. Yuvaya verildikten sonra anne- babasıyla olan bağları  tamamen kopmuştu. Özellikle annesiyle... Hem babası hem de annesi başka insanlarla evlenmiş ve yeni çocuklar dünyaya getirip unutuvermişti onları.

Yıllarca süren yuva yaşantılarında acıkan, hasta olan, üşüyen kardeşleri için annelik, babalık yapan Yağmurun çocukluğunu nasıl askıya aldığını, ertelediğini dinlemek bana ağir gelmişti ona 2 beden büyük gelen hayatı misali.

16 yaşına kadar Türkiye’nin farklı şehirlerindeki çocuk yuvalarında kalmıştı. Kardeşleri ise farklı şehirlerde ve farklı hikayelerde yaşıyorlardı. Yıllarca ona sahip çıkmayan babası 16 yaşında onu hatırlamıştı. Yağmur baba evine gelince üvey annesine rağmen mutlu olmak isterken yine bir hayal kırıklığı yaşamıştı. Çünkü babası onu evlendirmeye karar vermişti. Hem de ona sormadan, fikrini almadan ödünç bir şey verir gibi vermişti. Henüz 17 yaşında evli bir kadın olmuştu yüreği küçük kız. Kardeşleriyle bağını hiç koparmamış ve onların sorumluluklarını hep üstlenmişti. Hatta evlendikten sonra kardeşleri yurttan çıkınca yanında yaşamaya başlamışlardı. Çünkü babası kardeşlerini kabul etmemişti.Yağmur 18 yaşında ise annelik duygusunu kızı dünyaya geldiğinde birebir yaşamıştı. Ve iki yıl sonra da oğlu doğunca ikinci kez daha doğrusu 4. kez anne olmuştu.

Yaşadığı çocukluğu, hüzünleri ve erken mesaiye başladığı hayat serüveninde çocukları, eşi ve kardeşleriyle umutlara yelken açmıştı geçmişi sıfırlarcasına. Hayat telaşı, geçim sıkıntısı ve şartlar Yağmur’un çalışmasını gerektiriyordu ve zaten bu güçlü kadın çalışmak istiyordu fazlasıyla. Ve sevindirici şey oldu, yağmur iş buldu. Devletin çocuk esirgeme kurumunda büyüyen çocuklara sağladı imkanlardan faydalanarak devlet memuru oldu. İşe başlayınca yarınlara daha da umutla bakmaya başladı. Çocukları, kardeşleri güvence içinde  yaşayabilecekleri için biraz daha umutluydu.

 Yağmur’un  mutlulukları, sevinçleri kahkaları eksikti. Sanki hep bir yerde bir şeyleri yarım kalmıştı onun için “anne sevgisi” gibi.

Yağmur şuan 25 yaşında ve tam 19 yıldır annesiyle hiç görüşmemişti. Ona kızgın, kırgın, ve sitem doluydu haklı olarak. Bir yanı bunları söylerken diğer yanı anne şefkati arıyor onun şuan ki görünüşünü, kokusunu, hayatını deli gibi merak ediyordu. Bazen TV programlarında izlediği yıllar sonra buluşan anne kız hikayelerini dinledikçe acaba bende arasam bulsam mı? Diye kendince hayallere dalar ama sonra içindeki kırgın çocuk buna izin vermezdi.

Yağmur kızı, 6 yaşına girdiğinde ana sınıfına giderken tam da bu yaşta annesinden ayrıldığını hatırlayınca içi acıdı. O gün yaşadığı tüm mutsuz, eksik anıları bir kenara bırakarak annesini bulmaya karar  verdi ve kısa süre sonra annesinin Ankara’da yaşadığını başından iki evlilik geçip iki kardeşi daha olduğunu öğrendi. Bütün çabaların sonunda annesinin numrasına da ulaştı.

Şimdi asıl hikaye başlıyor. Çünkü yağmur bu hafta sonu annesiyle buluşuyor. 19 yıl  sonra ilk kez birbirini görecekler. Tüm kara bulutları, yaşlı gözleri ve mutsuzlukları geride bırakarak bu buluşmanın bembeyaz bir sayfa açmasını diliyorum yağmura, annesine ve kardeşlerine.

Bu güçlü kadını tanımak, dinlemek ve onun penceresinden hayata bakmak duygu doluydu. Mucizeler, güzellikler onlarla olsun inşallah...

 

 NEZİHE KARA    13 EKİM 2016

Bu yazı 1203 defa okunmuştur .

YORUMLAR

  • 1 Yorum
  • Bahar makak
    3 ay önce
    Çook zor bir olay hele final hepsnden zor... Ablmları ve öz ailemi yirmi yaşnda tanımş biri olark yazıyorum. Ama iyiki tanımışm. İyiki varlr.

Son Yazılar