• Künye
  • İletişim
  • Çerez Politikası
  • Gizlilik İlkeleri
Anasayfa
  • Ekonomi
  • İslam
  • İlçeler
  • Kilis Güncel
  • Ulusal Kongreler
  • Analiz
  • Eğitim
  • Siyaset
  • Vefat
  • Spor
  • Bitki Rehberi
  • Güncel Haberler
  • Kültür & Sanat Teknoloji Sağlık Dünya Türkiye Videolar
  • Ara
SON DAKİKA:
10:13
Altın Fiyatları 17 Haziran 2026
10:12
Dolar - Euro - TL Kuru 17 Haziran 2026
Video Galeri Foto Galeri Yazarlar Üye Paneli
A
Büyüt
A
Küçült
Yorumlar
  1. Haberler
  2. Güncel Haberler
  3. Bastırılan Duygular Hastalıklara Zemin Hazırlıyor!
Güncel Haberler
Yayınlanma: 12 Ekim 2023 - 15:01

Bastırılan Duygular Hastalıklara Zemin Hazırlıyor!

Duygular, insanların yaşamında merkezi bir rol oynar. Sevinç, hüzün, öfke, korku ve diğerleri; hayatımızın renklerini ve dokusunu belirler. Ancak, bazen bu duyguları ifade etmek zorlaşabilir veya toplumsal normlar, kişisel baskılar ya da deneyimlerimiz nedeniyle bastırılabilir. Duyguların bastırılması, görünüşte zararsız gibi gözükebilir; ancak uzun vadede sağlık üzerinde ciddi etkiler yaratabilir.

Güncel Haberler
12 Ekim 2023 - 15:01
Yorumlar
TAKİP ETTAKİP ET
Yazdır
A
Büyüt
A
Küçült
Yorumlar
Bastırılan Duygular Hastalıklara Zemin Hazırlıyor!
Bastırılan duygular, adeta içsel bir volkan gibidir. Duyguların dışa vurumunu engellemek, onları yok saymak veya gömmek, aslında duygusal birikimi artırabilir. Bu birikim, zaman içinde fiziksel ve zihinsel sağlık problemlerine zemin hazırlayabilir. Stres, anksiyete, depresyon ve hatta bazı ciddi hastalıklar, bastırılan duyguların bir sonucu olarak ortaya çıkabilir.

Psikolojik Danışman Ekrem Çağrı Öztürk konu hakkında bilgiler verdi.
 
Dünyada üç ana renk vardır. Sarı, kırmızı ve mavi. Diğer bütün renkler bu ana renklerin karışımı ile oluşur. İnsanın varoluşunda da bazı temel duygular vardır. Bu duyguları korku, üzüntü, sevinç, şaşkınlık, öfke ve tiksinti şeklinde sıralayabiliriz. İnsanoğlu olaylar karşısında bu duyguları ve türevlerini yaşarlar. Dolayısıyla hepimiz aynı kaynakla doğuyor ve aynı bütünün parçasıyız. Yaşam senaryolarımız farklı olsa da olaylar karşısında yaşadığımız duygular benzerdir. 
 

Bazıları belirli olaylar karşısında yaşadığı duyguları olumsuz olarak anlamlandırıp kendilerini yargılarlar. Her duygunun bir işlevi vardır ve duygular bize yaşadığımızı hissettirir. Peki ne oluyorda duygular yaşamımızın bir parçası olmasına rağmen bazı duyguları yaşamak istemiyoruz ? Özellikle öfke, üzüntü, korku gibi... duyguları olumsuz olarak nitelendirip bunları yaşamaktan kaçınıyoruz. Oysa bu duyguların hepsinin bir anlamı vardır. Örneğin bir kayıp durumunda üzüntümüzü yaşayarak yas sürecini anlamlandırıyoruz ya da ilişkide bulunduğumuz insanlar alanımıza girmeye çalışıp sürekli saygısızlık yapıyorsa uyarılıp öfkelenebiliyoruz bu da bizim karşı tarafa sağlıklı sınırlar koymamıza yardımcı oluyor. Bir gaz kokusu karşısında tiksinip gerekli önlemleri alabiliriz. Üzerimize bir araba geliyorsa korkup reflekslerimizle kazadan kurtulabiliriz. Örneklerde olduğu gibi olumsuz olarak gördüğümüz bazı duygular içinde bulunduğumuz yer ve zamana göre bizim için işlevsel olabilir. Fakat ailemiz biz çocukken üzülüp ağladığımızda ‘ağlama, ağlayacak ne var, sil gözyaşlarını’ dediğinde üzüntü duygumuzu içimize gömebilirve yetişkin hayatımızda üzüntü yaşamaktan kaçabiliriz. ‘Bana sesini yükseltme’ diyen bir ebeveyn öfkelenmeye hakkın yok mesajını vererek çocuğun ileride öfkesini yaşamamasına ya da çok yoğun yaşamasına neden olabilir. Dolayısıyla ailemiz ve çevremiz tarafından gördüğümüz ve yaşadığımız davranışlar gelecek hayatımızda duyguları yoğun yaşamamıza veya hiç yaşamamamıza sebep olabilir. 

 

Duyguları çok yaşamak veya hiç yaşamamak; bir anda parlamak, bir anda keder çökmesi, belli belirsiz zamanlarda ağlamak, hiç ağlayamamak, öfkelenememek, çok mutlu olup bir anda durağanlaşmak ilişkilerimizde kalıcı problemler yaratabilir ve bedensel rahatsızlıklar yaşamamıza neden olabilir. 

 

Bu nedenle yaşadığımız zorlanmalara kulak vermeliyiz. Örneğin yolda önünüzde biri yavaş yürüdüğünde, düzensiz birini gördüğünüzde, dikkat eksikliği olan birinden rahatsız olup aniden parlıyorsak veya  tahammül edemiyorsak yani herhangi bir bedensel ve duygusal uyarılmayı yoğun bir şekilde yaşıyorsak bunun bizim için anlamı vardır diyebiliriz. Hayatta her zaman yavaş, düzensiz, sorumluluk sahibi olmayan ve dikkatsiz insanlar olacak. O zaman benzer durumlar ile her karşılaştığımızda öfkeleneceğiz anlamına gelir. Bu da elimizde olmayan ve bir başkasından kaynaklı eylemler nedeniyle sık aralıklarla öfkeleneceğiz anlamına gelir. Yani duygu durumumuzun kumandası her daim başkasında demektir. Oysa karşı tarafta rahatsız olduğumuz davranışlar belki de ihtiyacımız olan davranışlardır.

Yaşadığımız duygular doğuştan getirdiğimiz duygular mı ailemizin bize öğrettiği davranışların ürünü mü sorgulamasını yapmamız gerekir. Bedenimiz uyarılıyor ve zorlanıyorsa bu kötü bir şey değil tam aksine kendimizi anlamamız için bir fırsattır. Bunlara kulak vermezsek bedenimiz terleme, baş ağrısı sırt ve boyun ağrısı, kilo, egzama gibi problemlerle gelerek ‘kendinle ilgilen’ mesajını verir. Hastalıkların bir çoğu önce ruhta başlayıp sonra vücutlarımıza sirayet eder.

Yaşadığımız duyguları yargılamak, yok saymak, kulak vermemek demek hayatın içinden renkleri silmeye benzer..

Bu haber 839 defa okunmuştur.
  • YORUMLAR
adlı kullanıcıya cevap x
İlginizi Çekebilir
İran'ın Gösterdiği Gerçek: Güç Önce Millettir
İran'ın Gösterdiği Gerçek: Güç Önce Millettir
Milletin Gündemi CHP Değil, Geçimdir
Milletin Gündemi CHP Değil, Geçimdir
Arşivlerden Günümüze Uzanan Bir Tarih Hazinesi
Arşivlerden Günümüze Uzanan Bir Tarih Hazinesi
Gadir-i Hum ve İslam Dünyasının Kayıp Hafızası
Gadir-i Hum ve İslam Dünyasının Kayıp Hafızası
Son Haberler
Mehmet Ali Alataş Hayatını Kaybetti
Mehmet Ali Alataş Hayatını Kaybetti
EBU TÂLİB’İN İMAN ETMEDİĞİ HAKKINDAKİ İDDİAYA REDDİYE / ANALİZ
EBU TÂLİB’İN İMAN ETMEDİĞİ HAKKINDAKİ İDDİAYA REDDİYE / ANALİZ
Altın Fiyatları 17 Haziran 2026
Altın Fiyatları 17 Haziran 2026
Dolar - Euro - TL Kuru 17 Haziran 2026
Dolar - Euro - TL Kuru 17 Haziran 2026
İran'ın Gösterdiği Gerçek: Güç Önce Millettir
İran'ın Gösterdiği Gerçek: Güç Önce Millettir
8. BEYLİKDÜZÜ RESİM ÇALIŞTAYI BAŞLIYOR
8. BEYLİKDÜZÜ RESİM ÇALIŞTAYI BAŞLIYOR

Ana Sayfa
Ekonomi
İslam
İlçeler
Kilis Güncel
Ulusal Kongreler
Analiz
Eğitim
Siyaset
Vefat
Spor
Bitki Rehberi
Güncel Haberler
Kültür & Sanat
Teknoloji
Sağlık
Dünya
Türkiye
Videolar
Köşe Yazarları
Foto Galeri
Video Galeri
Biyografiler
Vefatlar
Üye Paneli
Günün Haberleri
Arşiv
Gazete Arşivi
Anketler
Hava Durumu
Gazete Manşetleri
Nöbetci Eczaneler
Namaz Vakitleri
  • Analiz
  • Eğitim
  • Ekonomi
  • İlçeler
  • İslam
  • Kilis Güncel
  • Kültür & Sanat
  • Sağlık
  • Siyaset
  • Spor
  • Foto Galeri
  • Video Galeri
  • Köşe Yazarları
  • Biyografiler
  • Vefatlar
  • Üye Paneli
  • Günün Haberleri
  • Arşiv
  • Gazete Arşivi
  • Anketler
  • Hava Durumu
  • Gazete Manşetleri
  • Nöbetci Eczaneler
  • Namaz Vakitleri

  • Rss
  • Künye
  • İletişim
  • Çerez Politikası
  • Gizlilik İlkeleri

kilispostasi.com Haber Portalı 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu 'na %100 uygun olarak yayınlanmaktadır. Ajanslardan alınan haberlerin yeniden yayımı ve herhangi bir ortamda basılması, ilgili ajansların bu yöndeki politikasına bağlı olarak önceden yazılı izin gerektirir.