İstanbul'da düzenlenen 3. Ulusal Kilis Sempozyumu'nda yerel yönetimlerin iklim kriziyle mücadeledeki kurumsal kapasitesi tartışıldı.
İklim değişikliğiyle mücadele ve sıfır atık politikaları, son yıllarda belediyeler bünyesinde kurulan İklim Değişikliği ve Sıfır Atık Müdürlükleri aracılığıyla yürütülüyor. Bu müdürlükler;
iklim eylem planlarının hazırlanması,
karbon salımının azaltılmasına yönelik projelerin geliştirilmesi,
atıkların kaynağında ayrıştırılması,
geri dönüşüm ve sıfır atık uygulamalarının yaygınlaştırılması,
çevre farkındalığı ve eğitim faaliyetleri,
ulusal ve uluslararası çevre fonlarıyla uyumlu projelerin takibi
gibi görevleri üstleniyor.
Türkiye genelinde büyükşehir belediyelerinin tamamında ve çok sayıda il ve ilçe belediyesinde bu kapsamda özel müdürlükler ya da daire başkanlıkları oluşturulmuş durumda. Bu birimler, iklim krizinin yerel etkilerine karşı belediyelerin kurumsal refleksi olarak değerlendiriliyor.
“Kilis’te Bu Müdürlük Bulunmuyor”
Ulusal Kilis Sempozyumu’nda konuşan Dr. Ali Can Gözcü, sunumunda bu noktaya dikkat çekerek Kilis Belediyesi bünyesinde İklim Değişikliği ve Sıfır Atık Müdürlüğü’nün ve İklim Değişikliği Eylem Planının bulunmadığını ifade etti.
Gözcü, iklim krizinin etkilerinin özellikle sınır kentleri, tarım alanları ve su kaynakları açısından daha kırılgan bölgelerde daha yakından hissedildiğini belirterek, Kilis gibi bir şehirde bu alanda kurumsal bir yapının olmamasının önemli bir eksiklik olduğuna işaret etti.
Sunumda, iklim değişikliğiyle mücadelenin yalnızca çevresel değil; tarım, ekonomi, göç ve yaşam kalitesiyle doğrudan ilişkili bir yerel yönetim meselesi olduğu vurgulandı. Gözcü, Kilis’in coğrafi ve iklimsel özellikleri dikkate alındığında bu tür bir müdürlüğün kurulmasının, kentin geleceği açısından stratejik bir adım olacağını ifade etti.









