Kilis’in Kokuları Sempozyum Salonunda: Anadolu’nun 8 Bin Yıllık Koku Hafızası Gün Yüzüne Çıktı
3. Ulusal Kilis Sempozyumu’nda tarih bu kez koku üzerinden anlatıldı.
Ulusal Kilis Sempozyumu’nun 2. oturumunun ilk konuşmacısı Bihter Türkan Ergül,
“Anadolu Koku Kültüründe Kilis’in Bitkileri ve Kokuları” başlıklı sunumuyla sempozyuma farklı ve dikkat çekici bir boyut kazandırdı.
Ergül, sunumunda Anadolu’nun yalnızca yazılı ve mimari bir medeniyet birikimine değil, aynı zamanda yaklaşık 8 bin yıllık bir koku kültürü tarihine sahip olduğunu vurguladı. Koku kültürünün, ritüellerden gündelik yaşama, inanç pratiklerinden şifa yöntemlerine kadar geniş bir alanda insanlık tarihiyle iç içe geliştiğini ifade etti.
“Dünyanın İlk Parfümü Kilis’e Yakın Bir Bölgede Bulundu”
Sunumun en dikkat çeken bölümlerinden biri, dünyanın bilinen ilk parfümüne dair yapılan değerlendirme oldu. Ergül, arkeolojik bulgulara dayanarak, ilk parfümün Kilis’e yakın bir coğrafyada bulunduğunu ve bu keşfin National Geographic Wild tarafından da haberleştirildiğini belirtti.
Bu bulgunun, Anadolu’nun ve özellikle Kilis havzasının yalnızca tarım ve ticaret açısından değil, duyusal kültür ve estetik tarih açısından da merkezi bir konumda olduğunu gösterdiğini vurguladı.
Kil Tableti ve Parfüm Salona Getirildi
Sunum, teorik anlatımın ötesine geçerek somut ve duyusal bir deneyime dönüştü. Ergül, dünyanın ilk parfümünün hazırlandığına dair bilgilerin yer aldığı kil tabletin replikasını ve bu tariften esinlenerek hazırlanan parfümü, sempozyum salonunda katılımcılara takdim etti.
Katılımcılar, söz konusu kil tableti yakından inceleme, parfümü ise birebir koklama ve deneyimleme fırsatı buldu. Bu anlar, sempozyumda en fazla ilgi gören ve dikkat çeken bölümlerden biri oldu.
Kilis’in Bitkileri ve Kokusal Mirası
Ergül, Kilis yöresinde yetişen bitkilerin tarih boyunca koku, şifa ve gündelik yaşam pratiklerinde önemli bir yere sahip olduğunu belirterek, bu bitkilerin yalnızca biyolojik değil, kültürel bir miras olarak ele alınması gerektiğini ifade etti.
Sunumda, koku kültürünün kentin kimliğiyle nasıl bütünleştiği ve bu mirasın korunmasının, Kilis’in kültürel hafızasının sürdürülebilirliği açısından taşıdığı önem vurgulandı.
Bihter Türkan Ergül’ün sunumu, akademik içeriği kadar duyusal ve deneyimsel yönüyle de katılımcılardan büyük ilgi gördü.









