Allah her an bir oluştadır -2
Prof. Dr. Haydar Baş

Prof. Dr. Haydar Baş

Allah her an bir oluştadır -2

18 Eylül 2021 - 11:29

Prof. Dr. Haydar Baş'ın İcmal Dergisi Mayıs 2013 tarihli yazısıdır.

Kıyamet mutlaka vukû bulacak

Bilimsel olarak yukarıdaki gibi izah edilen durum dinî literatürde "kıyamet" olarak anlatılmaktadır.

Ayetlere baktığımızda insanı derinden sarsan manzaralar vardır. Mesela, "Yıldızlar döküldüğü zaman..." Demek ki yıldızlar dökülecek. Birisi dürülüyor, birisi dökülüyor.

"Dağlar yürüdüğü zaman..." Dağlar şimdi olduğu gibi yerinde kalmayacak. Gemi gibi yüzecek. Allah, o günümüzde yardım eylesin!

İşte böyle bir günden Cenab-ı Hak bahisle, denizlerin kaynamasından, buharlaşmasından bahsediyor. "Sahifeler neşredildiği zaman..." "Gökyüzü sıyrıldığı zaman..." Gökyüzü de buruşturulacak, o da sıyrılacak.

O zaman işte nefsimiz kabul etmese de kıyamet mutlak surette vukû bulacak. Allah, o günde ümmet-i Muhammed'in tamamına yardım eylesin! İmanımızın teyidi için de Resûlullah'ın şefaatinden bizleri mahrum eylemesin!

Şimdi biraz tefekkür edelim... Böyle bir gün geldi... O gün ne olacak? Ayette, "Ne evlat fayda verecek..." buyruluyor. Çocuklarımız gözümüzün nuru. Onlara bir şey yapsalar dünyayı yıkarız. Ama o gün bize hiçbir faydaları olmayacak.

Yine, mal yüzünden dünyayı birbirine katarız. Alavera, dalavera, her şeyi malı kazanmak için yaparız. Allah, insanoğlunun en çok sevdiği bu iki şey için, "Haberiniz olsun, bunların hiçbiri size fayda vermeyecek" buyruluyor.

Peki, bunların bize faydası olmayacak mı? Tabii ki olacak; eğer onları Allah için kazanıp, Allah için değerlendirirsek elimizde büyük bir sermaye olacak. Aksi takdirde, ne servet, ne evlat, hiçbiri bize fayda vermez.

En çok sevdiğinizden bile ayrılacaksınız

Konu buraya gelmişken ölümden bahsetmekte fayda vardır. En çok sevdiğimiz anneniz, babamız, evladımız, eşimiz Allah'ın rahmetine kavuşur. Bunlar insan için büyük acılardır. İnsanın üzerine dağ gibi yığılır, yüreğine ok gibi saplanır.

Bu kadar çok sevdiğiniz gerek ananız, gerek babanız, gerek evladınız öldüğü zaman, ona ne kadar yardımda, destekte bulunmak isteseniz de, en fazla kabrinin başına kadar gidiyorsunuz. Onların yaşadığı âlemden hiçbir haberiniz yok. Burada anlatmak istediğimiz; en çok sevdiğimiz şeyler bizi daha ölmeden terk ediyor. Hele mal öldüğün zaman tamamen terk ediyor.

O halde, insanoğlu aklını başına alarak, hayatını feda ettiği şeyler uğrunda ahiretini heba etmemeli. Bilakis, bu değerleri ahiret hayatını kazanmada kullanmalıdır.

"Ben elimdeki servetimi nasıl kullansam da Allah benden razı olsa ve yarın mahşerde bunun mükâfatını görsem. Çocukları mı nasıl yetiştirsem de yarın mahşerde Rabbim benden razı olsa" anlayışıyla yaşamalıdır.

Nitekim bir hadis-i şeriflerinde Peygamber Aleyhisselam, "Herkes mahiyetindekilerden (evlad-ü iyalinden) mes'uldür" buyuruyor. O halde bunlara çok iyi dikkat etmemiz lazım.

"Sakın ha! Onlara güvenme"

İşte burada ayet diyor ki: "Sakın ha! Onlara güvenme. Onların hiçbiri sana fayda vermez."

Peki ne fayda verir?

"Ne evlat, ne mal, ancak selim bir kalb." Selim bir kalb ile Allah'a gidersen kurtuluşun odur.

Dikkat edersek, bütün hareketlerin oluş noktası insanın kalbidir. Kalb, duyguların merkezidir. Niyetlerin merkezidir. Kalb başta zikir olmak üzere ibadetlerle donatılırsa, o kalb artık selim bir kalbdir. Bu konu uzundur. Daha önceki makalelerimizde zaman zaman bu konuyu işledik. Yine Allah nasip ederse yine değineceğiz.

Allah cümlemize selim bir kalb nasip eylesin."

Bu yazı 313 defa okunmuştur .

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar