Cumhuriyet Bayramımız kutlu olsun
Uğur Kepekçi

Uğur Kepekçi

Cumhuriyet Bayramımız kutlu olsun

29 Ekim 2020 - 01:55

Öncelikle dün gece idrak ettiğimiz Mevlit Kandilinizi kutlarım. Alemlere rahmet olarak gönderilen peygamberimiz Hz. Muhammed (s.a.a.)’in doğum gecesinin seneyi devriyesinde, Yüce Allah’tan hayır ve bereket niyaz ediyorum.

Kutlu doğumun ertesi gününe tevafuk eden Cumhuriyet Bayramınızı da ayrıca kutlarım.

Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin 29 Ekim 1923′te Cumhuriyet rejimini ilan etmesiyle her yıl 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı olarak kutlanmaktadır.

Rabbim, dünya durdukça bu ve benzeri milli bayramlarımızı en coşkulu şekilde kutlamayı bizlere nasip eylesin; Cumhuriyetimiz üzerinde kirli emelleri olanları asla muvaffak kılmasın.

Bir ulusun milli bayramlara gereken önemi vermesi, geleceğini de garanti altına almasına sebebiyet verir. Çünkü toplumların millet olma vasfını koruması, millet olarak aynı değerlere sahip çıkmasıyla mümkün olur.

Milli bayramlardan, istenilen neticenin alınabilmesi için bayramların resmi protokol hüviyetine sıkıştırılmasından çok; halkımıza mal edilmesi esas olmalıdır.

Çocukluk yıllarımızda en coşkulu kutlanan bayram, Cumhuriyet Bayramı’ydı. Sabahtan akşama kadar sokak ve caddelerde etkinlikler düzenlenir, gece fener alayları düzenlenirdi.

Bu sayede bayram coşkusu, sadece resmî kurumlar ve okullularla değil, toplumun her kesimiyle birlikte kutlanırdı. Böylece bayram toplum olarak benimsenmiş, milli bir aidiyet duygusu aşılanmış olurdu. Neticesinde de o günün bayram olduğu duygusu, toplumun bütün bünyesine ilmek ilmek işlenmiş olurdu.

Maalesef Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ten sonra siyasi iktidarlar Milli bayramlarımıza gereken ilgiyi göstermemeye başladılar. Özellikle son dönemlerde; bırakın coşkulu bayram kutlamalarını, resmî kurumlardan T.C. ibareleri bile kaldırılmaya teşebbüs edildi.

Milletimizin aidiyet duygusunun tahribatını gören Merhum Prof. Dr. Haydar Baş Hocamız kendisinin de katıldığı meydanlarda halkımızla birlikte coşkuyla Cumhuriyet bayramları kutlamayı başlattı. Toplumda bu davranış, milletimizin gönlünde maya tuttu.

Onun ısrarla savunduğu; milli ve dini bayramlar birbirinden ayrı düşünülemez. Dini bayramlar dini bütünlüğün, milli bayramlar milli bütünlüğümüzün teminatıdır.

“Milli bütünlüğümüz dini bütünlüğümüzdür, milli bütünlüğümüz dini bütünlüğümüzdür.” Hocamızın üzerinde durduğu kıymetli tespitlerinden biridir.

Böylesi bir dönemde, Sayın Prof. Dr. Haydar Baş Hocamız, millet olarak; milli bayramları, nasıl kutlamamamız gerektiğini bizlere göstermiştir.

Bağımsız Türkiye Partisi tarafından tertiplenen programlarda, milletimize bayram coşkusu aşılanmaktadır. Programlarda kadın erkek, çoluk çocuk; herkese hem fikir ziyafeti çekilmekte hem şarkılar türküler söylenmekte; halaylar çekilerek, oyunlar oynanarak, gönüllere bayram coşkusu nakşedilmektedir.

Programlar sayesinde, gelecek nesillerin milli ve manevi kimliğini unutmaması ve yaşaması için milli bayramların milletçe, coşkuyla kutlanmasının meyvelerini almaktayız.

Bu sayede, Mustafa Kemal Atatürk üzerindeki toz bulutları kalkmakta, milli bayramlar idrak edilmekte, toplumun her kesimi, Ona rahatlıkla sahip çıkabilmektedir.

Atamızın sözü duamız olsun; “Benim naçiz vücudum elbet bir gün toprak olacaktır. Fakat Türkiye Cumhuriyeti ilelebet payidar kalacaktır.”

Bu sene Pandemi dolayısıyla toplu kutlamalara müsaade edilmeyecektir. Halımızın sağlığı elbette önemlidir. 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı coşkusu gerek TV programlarında gerek sosyal medyada en etkili şekilde kutlanmalıdır.

Muhterem Haydar Baş Hocamızın tavsiyesini unutmadan en azından balkonlarımıza şanlı bayrağımızı asmalıyız.

Uğur Kepekçi

Bu yazı 393 defa okunmuştur .

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar