Ey Sevgili !
Uğur Kepekçi

Uğur Kepekçi

Ey Sevgili !

14 Şubat 2011 - 02:00 - Güncelleme: 09 Mayıs 2013 - 17:41

Bugün, alemlere rahmet olarak gönderilen Peygamberimiz, Hazreti Muhammed Mustafa (s.a.v.) Efendimizin doğumunun seneyi devriyesidir.

Hicri aylardan Rebiul Evvel ayının 12. gecesi dünya alemine teşrif eden Allah?ın ve bütün mahlukatın sevgilisi Hazreti Muhammed?in (s.a.v.)doğumunu Yunus Emre şu beyitlerde ne güzel anlatıyor:

Alemler nura gark oldu. Muhammed doğduğu gece. Mü min münafık fark oldu. Muhammed doğduğu gece

Aşkın nuru yere indi. Suyun rengi nura döndü. Hep susuzlar suya kandı. Muhammed doğduğu gece

Doğuran ana sevindi. Ağlayan oğul avundu. Nice küffar dine geldi. Muhammed doğduğu gece

Huri kızlar geldiler. Kundağın bile sardılar. Muhammed e yüz sürdüler. Muhammed doğduğu gece

Gökten yere nur atıldı. Yediler kırka katıldı. Keşişler de dil tutuldu. Muhammed doğduğu gece

Yunus derki, ey kardeşler. Şad olsun cümle dervişler. Secde etti dağlar taşlar.  Muhammed doğduğu gece.

 

***

Ey sevgili, Senin gelişin (doğumun) bir değil binlerce hikmetlere sebeptir. O sebeplerin başında alemlere rahmet olarak gönderilişin var. ?Ey Habibim! Seni alemlere rahmet olarak gönderdim.? (Sure-i Enbiya, Ayet 107).

Ey Sevgili, biz biliyor ve inanıyoruz ki Sen bütün yaratılmışların sebebi hilkatisin. Çünkü yüce Allah; ?Sen olmasaydın ben kainatı yaratmazdım buyurmaktadır.? (Hakim el Müstedrek, II: 615 )

Ey Sevgili, inanıyoruz ki yaratılan her şey Senin sayende var. Bir hadisi kutside: "Allah, "Seni kendi nurumdan, diğer şeyleri de senin nurundan yarattım."buyurdu" buyurmuştur. (Îmân Ahmed, Müsned IV-127)

Ey Sevgili, Seni tanımaktan acizler, Sana olan imanımızın, kelimeyi şahadetinden adını dahi çıkardılar?Artık bazıları kelimeyi şahadet Muhammedsiz de olur demeye başladı.

Daha da ileri gidip, ?Muhammed?e inanmak kemalattır? diyecek kadar cahilleştiler.

Ey Sevgili,  Senin kadrinin kıymetinin ışığından bazılarının gözleri kör oldu, ışıktan gözleri görmeyen yarasalara döndüler.

Ey Sevgili, insanlık ne kadar bedbaht olsa da, Seni tanımaktan aciz kalsa da,  Senin şefkatine, Senin şefaatine muhtaç olduğunu bilmese de, Senin kapına gelecek, ayağına yüz sürmek isteyecek, ancak iş işten geçmiş olacaktır.

Pişmanlığın kimseye fayda vermeyeceği mahşer yerine varmadan, O Sevgiliye, Efendimiz Muhammed Mustafa?ya(s.a.v.)  olan muhtaçlığımızı ilan ve ispat etmek için Onun kutlu doğumunu bir fırsat bilmeliyiz?Onun sevisine, Onun yoluna, Onun davasına, Onun  Ehl-i Beytine sahip çıkmalıyız?

Hem de bugün?

Çünkü yarın çok geç olabilir!

***

Bugün En Sevgiliye, Hazreti Muhammed?e(s.a.v.)  selat ve selamlarla sevgimizi, bağlılığımızı izhar etmeliyiz. Bakınız Prof. Dr. Haydar Baş bu konuda ne diyor:

?Salat-ü selam kalbi en güzel tezyin eden, süsleyendir. Sonra selat ü selam o kadar büyük ibadat-u taattır ki, onu Allah yapıyor: "Muhakkak Allah ve melekleri Muhammed?ine salat ve selam okur. Ey iman edenler! Siz de selat ve selam okuyun" (Ahzab, 33/56). "Muhammed?imi sevin, Muhammed?imi unutmayın" diyor Allah.

?Sonra, selat-ü selamın bir başka veçhesi, diğer bir kârı da, ukba hayatında Allah?ın Sevgilisini vekil ediyorsun. Bir nev?i senin selat ve selam okuman, bugünden O?na vekaletini vermen oluyor. Yani, "Ya Resulallah! Ben Senin ümmetinim. Beni ruz-u mahşerde yalnız bırakma" demek oluyor. Bugün O?nu unutmayan sen, Huzurullahda elbette ki O?nun tarafından yalnız bırakılmayacaksın, şefaat-ı uzmasına nail olacaksın. Yani salat-ü selamın çok büyük fazileti, faydası var.? (Prof. Dr. Haydar Baş, Yaşayan Kur?an Sünnet, sayfa 311-312, İcmal Yayınları)

Selat ve selam; Sana ve  Ehl-i Beytine olsun Ey Sevgili?

UĞUR KEPEKÇİ

Bu yazı 282 defa okunmuştur .

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar