İslam'a itirazların temel nitelikleri (2)
Uğur Kepekçi

Uğur Kepekçi

İslam'a itirazların temel nitelikleri (2)

01 Şubat 2021 - 00:32

İslam’a itirazların temel niteliklerinden, küfrün karakterinden kaynaklanan itirazlar kısmında Siyasi ve İdeolojik Yaklaşım, Tarihi Haçlı Zihniyeti konularını bir önceki makalede dile getirmiştik. Bu makalede de misyonerlik faaliyetleri ve Müşriklerin ve Müsteşriklerin Gizli Emel ve Palanlarını izaha çalışacağız:

“3- Misyonerlik Faaliyetleri

Misyonerlik faaliyetleri Hıristiyan din adamların in organize ettiği ve İslam dünyasında nifak çıkarıp, Hristiyanlığı yaymayı esas alan kültürel bir kadro çalışmasıdır.  Bu çalışmalarda İslam’ı tahrif etmek için her türlü yola başvurulmaktadır.

4- Müşriklerin ve Müsteşriklerin Gizli Emel ve Planlan

Özellikle Müslüman olmayan batılı araştırmacıların ilmî araştırma adi altında; İslam’ın mantığını, mana ve mahiyetini, ölçü ve bütünlüğünü kavramadan; yaptıkları güya ilmi araştırmalarla bilerek veya bilmeden İslam’a itirazda bulunmaları ve İslam’da tahribat yapmalarıdır. Bu itirazlar ilim kisvesi altında yapıldığı için verdiği zararlar daha büyük olmaktadır.

Bu hem yanlış hem de çok zararlı hususlar ise, ancak basiret sahibi ilim erbabı tarafından bertaraf edilebilir.”

Yeri gelmişken müsteşrik kavramı ve dinimiz üzerinde oynanan oyunlarda bahselim:

Müsteşrik kavramı ve faaliyetleri hakkında Diyanet İslâm Ansiklopedisinde şu şekilde ifadeye yer verilir: “Din, dil, bilim, düşünce, sanat, tarih gibi alanlarda Doğu dünyasını inceleyen ve Doğu hakkında değer yargıları üreten Batı kaynaklı kurumsal faaliyet.” (Prof. Dr. Haydar Baş, Din Tahripçilerine Kur’an-ı Kerim’in Cevabı, Sayfa 33-35)

Değerli dostlar! İslam, öyle bir dindir ki yaşanmadan anlaşılmamak şeklinde bir özelliği vardır.

İlimle elde edilen bir bilginin sırlarına erişmek şartı, ona gönderildiği haliyle inanmak ve yaşamaktır. Zaten yaptığımız araştırmalarda Muhterem üstadımızın “İslam ekmeldir” tespitiyle, inanmayan birilerinin İslama katacağı bir özelliğin olamayacağını öğrendik. Aksi halde, misyoner faaliyetlerine kapı aralanır, sapık inançlar sapık akımlar bu kapıdan içeri girer. 

Oryantalizm adı altında, müsteşrik mantığa kapı aralayıp, milli ve dini bütünlüğümüzü parçalama faaliyetleri, bu maske altında sahnelendi ve sonuçları en acı bir şekilde görülmüş oldu.

Bu sebeple üstadımızın “Tevhidin Merkezi Ehl-i Beyt’tir” anlayışının ne kadar önemli bir tespit olduğunu anlıyoruz.

İslam, müşrik ve müsteşrik anlayışlarına tamamen kapıyı kapatmıştır.

Buna Kâfurun suresi en bariz delildir:

“De ki: "Ey inkârcılar! Ben sizin tapmakta olduğunuz şeylere tapmam. Siz de benim taptığıma tapıyor değilsiniz. Ben sizin taptıklarınıza tapacak değilim. Siz de benim taptığıma tapacak değilsiniz. Sizin dininiz size, benim dinim banadır."(Kâfirun 1-6) (Prof. Dr. Haydar Baş, Din Tahripçilerine Kur’an-ı Kerim’in Cevabı, 1998, Sayfa 33-35)

(Devam edecek…)

SESLİ DİNLEMEK İÇİN

Bu yazı 610 defa okunmuştur .

Son Yazılar