Tarım ve hayvancılıktaki halimiz
Uğur Kepekçi

Uğur Kepekçi

Tarım ve hayvancılıktaki halimiz

18 Nisan 2019 - 06:22

Tarım ve hayvancılıkta kendini kendine yeten bir ülkeyken, hemen hemen tarımda ve hayvancılıkta tamamen dışa bağımlı hale geldik. Bırakın bitkisel ve hayvansal gıdaları; hayvanlarımıza ot, bitkilerimize gübre ve tohumu bile dışarıdan temin ediyoruz. Bu işlerle uğraşanlar da zaten borç batağında boğuşmakla ya da ürettiğine pazar bulamamakla uğraşıyor.

Ne oldu da bu hallere geldik? Büyüklerimiz “suç altından gömlek olsa kimse giymez” demişler. Suçu üstüne alan yok, ya da birbirini suçlayan çok. Biz vatandaşız, sorunlarımıza çözüm bulsunlar diye yöneticiler seçeriz ve çözüm noktasında da onları görürüz. Tarımda ve hayvancılıktaki sorunun kaynağı yanlış yönetimdir. Yani bu işin birinci derede sorumlusu hükümetlerdir.

Öyle rakamsal ya da teknik konulara girerek fikir karmaşasına gerek yoktur. Düz bir mantıkla yapılan yanlışlara kısaca değinelim.

Bizim ülkemiz yaşam koşulları, tarım ve hayvancılık; suyu, havası, iklim koşulları bakımından tabir yerindeyse cenneti andıran imkânlarla donatılmıştır.

Yüce Allah’ın bize lütfettiği bu vatan toprakları üzerinde yaşayan hiç kimsenin açlıktan, yokluktan, yoksulluktan sıkıntı çekmemesi lazımdır. Ama halimiz, “hazine üzerinde oturan dilencileri” andırıyor.

Barınma, beslenme, huzur içinde, varlık içinde yaşama hakkını yönetenlere vermişiz. Öyleyse bizi bu hallere siz düşürdünüz. Yanlış politikalar uyguladınız. Küresel güçlerin ve nefislerinizin, bitmek tükenmek bilmeyen arzularına uydunuz. En milli olanınız da, en dini olanınızda aynı şeylere hizmet ettiniz.

Atatürk “köylü şehirlinin efendisidir” diyerek tarım ve hayvancılıkla uğraşanların ne büyük işler becerdiğine, onların sosyal yaşantımızdaki önemine dikkat çekti. Siz köylüye hizmet vermediniz, onu hor gördünüz, onu hep şehirlere muhtaç ettiniz. Bir de kalktınız köyleri mahalle statüsüne aldınız.

AB talimatlarıyla tarım ve hayvancılığı yok etmek amacıyla, üzerlerinden desteklerinizi çekerek mahvettiniz. Şehirleşmeyi teşvik ederek göçleri desteklediniz. Şehirleri verimli araziler üzerine kurdunuz. Verimli arazilere sahip olanlar, arazileri para ediyor diye topraklarını sattılar; yerli, yabancı demeden... Şimdi ne köylü kaldı, ne hayvancılıkla uğraşan, ne de çiftçilikle uğraşan. Her şeye rağmen uğraşanlar da zaten perişan.

Bu işlerin çözümü çok ama çok acildir. Ulusal bir kriz masası kurulmalıdır. Şayet önlem alınmazsa kıtlık yaşarız. Açlık yaşarız. Hükümet, hemen Prof. Dr. Haydar Baş’ın “Milli Ekonomi Modelinde” bulunan; tarım, hayvancılık ve diğer konulardaki acil çözüm önerilerinden istifade etmek için kendisiyle irtibat kurup yardım talep etmelidir. Bu konu ulusal çapta bir sorundur. Bırakın inadı, gidin Haydar Hocanın kapısına; hem siz kazanın, hem millet kazansın, hem de insanlık kazansın. Çünkü bu işin çözümü, Onun bilgisi ve modeli içerisinde mevcuttur.

Uğur Kepekçi

18 NİSAN 2019

 

 

Bu yazı 261 defa okunmuştur .

Son Yazılar