Bu yazımda siz okurlarımızla farklı bir yazı kaleme almak istedim. Kerbela Vahşeti'nden sonra esir alınarak Yezit'tin Sarayı'na götürülen, Fatıma Ana'nın biricik kızı Zeynep Ana yolda sevenlerine bir dua öğretir. Bu duadan yola çıkarak, devam edelim.
Allah’a hamd, Resûlüne salât ve selâm olsun. Bugün sizlerle, gönüllerimizi titreten bu duanın izinden giderek, rahmetin kokusunu aramaya çalışacağız. Zeynep Ananın Duası şöyle başlıyor:
“Ey Âlemlerin Rabbi olan Allah’ım!
Bizlere Rahmet olarak gönderdiğin
Habibin Muhammed Mustafa’nın
Ve Onun Ehl-i Beyt’inin
Kokusundan bizi mahrum etme!
Yarın rûz-i mahşerde bizi onlarla beraber haşreyle.”
Bu dua, sadece bir söz değil; bir özlemin, bir yönelişin ve bir teslimiyetin ifadesidir. Gelin birlikte bu duanın anlam derinliğine bakalım.
--“Bizlere Rahmet Olarak Gönderdiğin Habibin…”
Rabbimiz Kur’an-ı Kerim’de şöyle buyuruyor:
“Biz seni ancak âlemlere rahmet olarak gönderdik.” (Enbiyâ, 107)
Peygamber Efendimiz (s.a.v.), sadece bir milletin değil, tüm insanlığın rahmetidir. O’nun varlığı, karanlıkta bir ışık, fırtınada bir sığınaktır. O’nun ahlâkı, merhameti, adaleti ve hikmeti, bizlere yol gösteren bir nurdur.
Bu duada geçen “rahmet olarak gönderdiğin” ifadesi, O’nun insanlık üzerindeki etkisini ve bizim O’na olan ihtiyacımızı dile getirir. O’nun kokusundan mahrum olmak, ruhen kuraklığa düşmek demektir.
-- “Ve Onun Ehl-i Beyt’inin Kokusundan Bizi Mahrum Etme…”
Değerli okurlar,
Ehl-i Beyt, Peygamberimizin ailesidir. (Hz Ali, Hz Fatıma, Hz Hasan Hz Hüseyin) Onlar, O’nun ahlâkını, hikmetini ve nurunu taşıyan mübarek insanlardır. Onların sevgisi, sadece bir aidiyet değil; bir duruş, bir ahlâk ve bir yöneliştir ve dahası Ehl-i Beyt'i sevmek farzdır.
Ehl-i Beyt’in kokusu, bir gül bahçesinden değil; sabırdan, takvadan, hikmetten, Gül'ün bahçesinden ve Allah’a teslimiyetten gelir. Bu kokudan mahrum olmak, İslam’ın özünden uzaklaşmak demektir.
--“Yarın Rûz-i Mahşerde Bizi Onlarla Beraber Haşreyle…”
Ahiret günü, herkesin yapayalnız olduğu, amelleriyle baş başa kaldığı o büyük gündür. O gün, Habibullah’ın yanında olmak, Ehl-i Beyt’in safında yer almak, en büyük kurtuluştur. Nasip eyle Ya Rab...
Bu dua, sadece bir temenni değil; bir hayat tarzının özeti gibidir. Dünya hayatında onların izinden gitmek, ahirette onların yanında olmanın anahtarıdır.
-- Son Söz: Kokuya Dönüşen Rahmet
Bu dua, bir kokunun peşinden gitmektir. Ama bu koku, gül bahçesinden değil; rahmetin, hikmetin ve ahlâkın bahçesinden gelir. Habibullah’ın ve Ehl-i Beyt’in kokusunu duymak, kalbimizi yumuşatır, yolumuzu aydınlatır.
Geliniz, bu duayı hayatımıza taşıyalım.
Geliniz, rahmetin kokusuyla yaşayalım.
Ve Rabbimize şöyle niyaz edelim:
“Ey Rabbimiz!
Bizi o kokudan mahrum etme.
Bizi o rahmetten uzaklaştırma.
Ve bizi, o güzel insanların yanında haşret.”
Allah bizleri Habibullah’ın ve Ehl-i Beyt’in izinden ayırmasın. Âmin.










