• Künye
  • İletişim
  • Çerez Politikası
  • Gizlilik İlkeleri
Anasayfa
  • Ekonomi
  • İslam
  • İlçeler
  • Kilis Güncel
  • Ulusal Kongreler
  • Analiz
  • Eğitim
  • Siyaset
  • Vefat
  • Spor
  • Bitki Rehberi
  • Güncel Haberler
  • Kültür & Sanat Teknoloji Sağlık Dünya Türkiye Videolar
  • Ara
SON DAKİKA:
11:23
Altın Fiyatları 4 Haziran 2026
11:23
Dolar - Euro - TL Kuru 4 Haziran 2026
Video Galeri Foto Galeri Yazarlar Üye Paneli
A
Büyüt
A
Küçült
Yorumlar
  1. Köşe Yazarları
  2. Prof. Dr. Haydar Baş
  3. Ekonomik bağımsızlığımız için yapmamız gerekenler
Yayınlanma: 10 Haziran 2023 - 09:43

Ekonomik bağımsızlığımız için yapmamız gerekenler

10 Haziran 2023 - 09:43
Yorumlar
TAKİP ETTAKİP ET
Yazdır
A
Büyüt
A
Küçült
Yorumlar
Prof. Dr. Haydar Baş
Prof. Dr. Haydar Baş

Prof. Dr. Haydar Baş'ın gazetemizde 04.01.2002 tarihli yayımlanan yazısıdır

2002 yılına krizlerle giren Türkiye'de pekçok mesele çözüm beklemektedir.

Siyasilerimize yol göstermesi bakımından, Atatürk'ün 1 Mart 1922'de yaptığı Meclis'i açış konuşması ciddi bir örnektir: "Herşeyden önce milli amacımız olan bağımsızlığımızı sağlamaya ulaşmaktan başka bir şey düşünemeyiz. 

Bu nedenle bizce önemli olan mâli gücümüzün bu sonucu sağlamaya yeterli olup olmayacağıdır. Memleketimizin gelir kaynakları; milli davamızın güvenle sonuçlandırılmasına yeterlidir. Yoksunluklar içinde olsa da milli gücümüz bugüne kadar olduğu gibi dış devletlerden borç almadan memleketi yönetecek ve amacına ulaştırabilecektir."

Ulusal bağımsızlık devletimiz için esastır. Günümüz şartlarında bunun yolu mutlak bir ekonomik bağımsızlıktan geçmektedir.

2002'de uygulanacak kalkınma politikalarımızın hayata geçirilmesi için gerekli olan sermaye ihtiyacımız öz kaynaklarımızın yerinde kullanılması ile çok rahat karşılanabilir.

İçinde bulunduğumuz badirelerin aşılması için her sahada milli bir kalkınma modelinin uygulanması gereken ülkemizde yeraltı kaynaklarımızın ve enerji politikalarımızın da tekrar düzenlenmesi gerekmektedir.

Bugün Türkiye'de bilinen maden varlıklarının değeri 2 trilyon dolardır. 1926 yılında çıkarılan bir yasa ile petrol arama ve işletme hakkı devlete verilmiş, 1935 yılında Maden Tetkik ve Arama Genel Müdürlüğü kurulmuştu.

1980'li yıllardan sonra madenlerimiz üzerinde yabancı tahakkümü artmış ve kendi doğal kaynaklarımız çıkarılamaz hale gelmiştir.

Oysa ülkemizde bordan kroma; doğalgazdan petrole; altından uranyuma; bakırdan demire; nikelden alüminyuma kadar pek çok maden bulunmaktadır. Yerin altındaki bu hazinelerimizin işletilmesi ile elde edilecek gelir iç ve dış borçlarımızın ödenmesine yeteceği gibi; milletimizi de gelişmiş ülkelerin refah seviyesine bir anda çıkaracak miktardadır.

Mesela, IMF dayatmalarıyla yapılan özelleştirme kapsamında yabancıların ele geçirmeye çabaladığı bor madenimiz dünya rezervinin % 67'sidir. Helikopterlerin benzin tankından cam ve deterjan sektörüne kadar birçok alanda kullanılan bu madenin 750 milyar dolarlık rezervine sahip olan Türkiye, işlenmesi ve verimliliğinin arttırılması için gerekli projelere derhal başlamalıdır.

Uygulanan yanlış politikalarla gerektiği şekilde yararlanamadığımız bir diğer madenimiz de kömürdür. Dünyanın en zengin ülkeleri kabul edilen OECD ülkelerinde elektrik üretimindeki kaynak sıralamasında kömür % 38 ile birinci iken; doğalgazın payı % 11'lerdedir.

Türkiye'nin ise doğalgazdan elektrik üretimindeki payı % 34 iken, dünyanın en zengin kömür yataklarından biri olan ülkemizde kömürü elektrik santrallerinde kullanamadığımızdan ötürü, yıllık zararımız 9 milyar kilowattsaattir.

Devlet şu anda yabancı ülkelerden doğalgaz ithal ederek, doğalgaz santrallerinden elektrik almaktadır. 17 cente mal olan bu yol yerine; Afşin-Elbistan'da kömürü elektrik üretmekte kullanmak elektriğin kilowatını 1.7 cente düşürecektir.

Yapılan araştırmalara göre dünya altın rezervinin 6500 tonu Türkiye'dedir. Bu rezervin asgari değeri 400 milyar dolardır. İşletilmesi halinde, yılda 15 milyar dolar ihracat geliri elde edilebilecektir.

MTA'nın yaptığı çalışmalarla Güneydoğu Anadolu'nun bir petrol bölgesi olduğu, Trakya ve Adana'nın da petrol potansiyeli taşıdığı tesbit edilmiştir.

Türkiye'nin bir petrol denizinin üzerinde olduğu gerçeği, 1954 ve 1957 yıllarında çıkarılan yasalardan sonra saklanmaya başlamıştır. Özel ve yabancı şirketlere rafine kurma hakkının verilmesini sağlayan bu düzenlemenin ardından bilinçli bir şekilde petrol zengini olduğumuz unutturulmaya çalışılmıştır. 

Çekilen uydu fotoğraflarında bilhassa 5000 metreden sonra yoğun petrol yatakları görünmesine rağmen, 1980 yıllarında yabancı firmalar 300 metrede aramaları bırakarak "petrol yok" şeklinde raporlar hazırlamışlardır. Oysa Türkiye bugün tükettiği petrolü üretme kapasitesine sahiptir.

Verimsiz olduğu gerekçesiyle kapatılan petrol kuyuları tekrar açılmalı ve yeni kaynakların bulunması için sondaj çalışmalarına başlanmalıdır.

Dünyanın stratejik madenlerinden olan uranyumun ülkemizde bol miktarda bulunduğu bilinmektedir. Bu madenimizin işletilmesi çalışmalarına da hız verilmelidir.

Doğal enerji kaynaklarımızın tam verimlilikle çalıştırılması amacıyla uygulanacak projelerle Türkiye'nin yıllık enerji ihtiyacı önemli ölçüde ülkemizden karşılanabilir.

Yıllık enerji ihtiyacımız 130 milyar kilowatsaat elektrik üretilmesini gerektirmektedir.

Ciddi kömür rezervlerine sahip Türkiye'de hava kirliliği bahane edilerek devreden çıkartılan kömür santralleri, desülfirizasyon tesisleri ve bacaların kurulması ile tekrar değerlendirilmelidir. Kömürle çalışan termik elektrik santralleri temel kaynaklarımızla maliyeti düşük olarak elektrik elde etmemizi kolaylaştıracaktır.

Nehirler üzerine kurulan barajlarımızda öz kaynaklarımızla elektrik üretimi yapılarak maliyeti düşük enerji sağlanmış olur. Bir seferde 30-40 megawat saat üretim yapacak türbinler yerine 5-10 megavat üretim yapacak küçük türbinlerle barajları kurmak maliyeti ve devreye girmesini de kolaylaştıracaktır. Elektriğin nakledilmeden yerinde kullanılması da kısa sürede verim alınmasını sağlayacaktır.

Doğalgaz ile çalışan elektrik santralleri ve fuel-oil ile çalışan termik elektrik santrallerinden sağlanan elektrik ise ithal kaynaklıdır.

Doğalgaz Rusya'dan, Ukrayna, Romanya ve Bulgaristan üzerinden geçerek 14 milyar metreküp, ayrıca Cezayir'den gemilerle sıvılaştırılmış olarak 4 milyar metreküp olarak gelmektedir.

Mavi Akım projesi çerçevesinde Rusya'dan Karadeniz'in 2000 metre altına döşenecek boru hattı ile yılda 16 milyar metreküp; İran'dan Doğubeyazıt, Erzurum, Kars, Ankara güzergahı üzerinden yılda 10 milyar metreküp doğalgaz ihtiyacı karşılanmaktadır.

Devlet Planlama Teşkilatı raporuna göre yıllık 80 milyar metreküp olan doğalgaz ihtiyacımızın karşılanması için, Türkmenistan-Azerbaycan boru hattının bir an önce planlanması ile 26 milyar metreküp gaz bu bölgeden sağlanacaktır.

Irak petrol boru hattına paralel döşenecek doğalgaz boru hattı inşası ile de 10 milyar metreküp gaz temin edilebilir. Bu sayede Rusya'ya olan bağımlılık sona ereceği gibi, 100 dolara buradan temin edilen 1000 metreküp doğalgaz ortalama 50 dolara düşecektir.

Boru hattı ile nakliye maliyeti, tanker veya gemilerle teminden % 50 daha ucuz olduğu için Bakü-Ceyhan boru hattı da yapılmalıdır.

Bunların yanında alternatif enerji kaynaklarının devreye sokulmasıyla, bu sahadaki sorunlarımızın önemli kısmı halledilebilir.

Mesela güneş enerjisini tam olarak kullanması halinde Türkiye'nin ihtiyacının tamamını karşılaması mümkündür.

Batı Anadolu, Çanakkale, Ayvalık, İzmir, Kuzey rüzgarı, Sinop-Samsun bölgesinde kurulacak tesislerle yararlanılacak rüzgar enerjisi ülkemizin ihtiyacının % 20'sini karşılayabilecek yeterliliktedir.

Bugün yalnızca kaplıca turizmi olarak kullanılan jeotermal enerji, şehirlerde ısıtma amacıyla, sanayide buhar üretimi maksadıyla hemen kullanıma sunulabilir.

Ülkemizin kalkınma programlarının, dış projelere bağlı enerji kaynakları ile neticeye ulaşması imkânsızdır.

Sömürgeci bir zihniyetle, öz kaynaklarımızı işletmemizi engelleyen küresel şirketlerle yapılan işbirliği ile de bu işin olmayacağı açıktır.

IMF'nin istekleri ile çıkartılan Elektrik Piyasası Kanunu, petrol yasasının değiştirilmesi, yabancı sermayenin enerji alanındaki özelleştirilmelerde tahkime bağlı olmasını sağlayacak Danıştay'ın imtiyaz sözleşmelerini inceleme yetkisini elinden alan Anayasa değişiklikleri bu bağlamda tekrar değerlendirilmelidir.

Yapılması gereken Cumhuriyet'in ilk yıllarında bağımsız bir maliye politikası olan Türkiye'yi tekrar o noktaya getirecek milli ve tamamen öz kaynaklarımızın değerlendirileceği projeleri uygulamaktır.

Bu yazı 622 defa okunmuştur.
  • YORUMLAR
adlı kullanıcıya cevap x

Yazarın Diğer Yazıları

  • Gadir-i Hum Bayramınız mübarek olsun - 04 Haziran 2026
  • 'Çekilirsen aradan geri kalır Yaradan' - 03 Haziran 2026
  • Ehl-i Beyt paydasında buluşmak - 02 Haziran 2026
  • Tevhidin merkezi Ehl-i Beyt - 01 Haziran 2026
  • İmam Ali kimdir? - 31 Mayıs 2026
  • İnkar edilen Hadis Külliyatı - 30 Mayıs 2026
  • Sabır ve şükür - 29 Mayıs 2026
  • Her şey Allah'ı arıyor - 28 Mayıs 2026
  • Kurban Bayramımız mübarek olsun - 28 Mayıs 2026
  • Kaynaklarımız ve Türkiye - 26 Mayıs 2026
  • Çözüm var - 25 Mayıs 2026
  • Zamlara ve yüksek vergilere dur demek Milletimizin elinde - 24 Mayıs 2026
  • Unutulan kadın - 23 Mayıs 2026
  • Genç nüfus ve geleceğimiz - 22 Mayıs 2026
  • Biz ne zaman akıllanırız? - 21 Mayıs 2026
  • Atatürk vatandır - 20 Mayıs 2026
  • Tam bağımsızlığın ilk adımı - 19 Mayıs 2026
  • Atatürk'ün soyağacı - 18 Mayıs 2026
  • Sevr benzeri kuşatma - 17 Mayıs 2026
  • MEM ve Sosyal Devlet anlayışı - 16 Mayıs 2026
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 115
Köşe Yazarları
Ah !! O eski Kilis Konakları 
Güner Özbalcı
Ah !! O eski Kilis Konakları 
Mehmet Beşe
Mehmet Beşe
DÜNYADA VE TÜRKİYE'DE GIDA SEKTÖRÜ
Prof. Dr. Erdoğan Taşkın
Prof. Dr. Erdoğan Taşkın
KOŞMAK NEYE YARAR?
SEYREYLE GÜZEL KUDRETİ MEVLAM;
Misafir Kalem
SEYREYLE GÜZEL KUDRETİ MEVLAM;
Doç. Dr. Ali Bestami Kepekçi
Doç. Dr. Ali Bestami Kepekçi
Faiz Enflasyonu Düşürür mü? Maliyet Artışı ve Enflasyon İlişkisine Bakış
Mustafa Çobanoğlu
Mustafa Çobanoğlu
Nefsin Terbiyesi ve Ruhun Kemali: İmam Ali'den Zamanı Aşan Nasihatler
Alaaddin Özkar
Alaaddin Özkar
Kurbanın Ruhu ve Unutulan Bayramlar
Prof. Dr. Ahmet H. Kepekçi
Prof. Dr. Ahmet H. Kepekçi
FETÖ Dosyası Kapanmadı: Türkiye Hangi Dersleri Alamadı?
Gadir-i Hum Bayramımız kutlu olsun
Uğur Kepekçi
Gadir-i Hum Bayramımız kutlu olsun
Prof. Dr. Haydar Baş
Prof. Dr. Haydar Baş
Gadir-i Hum Bayramınız mübarek olsun
Çok Okunan Haberler
''Sistematik fakirleştirme politikasının sonucudur''
''Sistematik fakirleştirme politikasının sonucudur''
BTP'den Mehmet Şimşek'e yabancı sermaye cevabı
BTP'den Mehmet Şimşek'e yabancı sermaye cevabı
“Devletin tek gelir kalemi vergi kaldı”
“Devletin tek gelir kalemi vergi kaldı”
Ana Sayfa
Ekonomi
İslam
İlçeler
Kilis Güncel
Ulusal Kongreler
Analiz
Eğitim
Siyaset
Vefat
Spor
Bitki Rehberi
Güncel Haberler
Kültür & Sanat
Teknoloji
Sağlık
Dünya
Türkiye
Videolar
Köşe Yazarları
Foto Galeri
Video Galeri
Biyografiler
Vefatlar
Üye Paneli
Günün Haberleri
Arşiv
Gazete Arşivi
Anketler
Hava Durumu
Gazete Manşetleri
Nöbetci Eczaneler
Namaz Vakitleri
  • Analiz
  • Eğitim
  • Ekonomi
  • İlçeler
  • İslam
  • Kilis Güncel
  • Kültür & Sanat
  • Sağlık
  • Siyaset
  • Spor
  • Foto Galeri
  • Video Galeri
  • Köşe Yazarları
  • Biyografiler
  • Vefatlar
  • Üye Paneli
  • Günün Haberleri
  • Arşiv
  • Gazete Arşivi
  • Anketler
  • Hava Durumu
  • Gazete Manşetleri
  • Nöbetci Eczaneler
  • Namaz Vakitleri

  • Rss
  • Künye
  • İletişim
  • Çerez Politikası
  • Gizlilik İlkeleri

kilispostasi.com Haber Portalı 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu 'na %100 uygun olarak yayınlanmaktadır. Ajanslardan alınan haberlerin yeniden yayımı ve herhangi bir ortamda basılması, ilgili ajansların bu yöndeki politikasına bağlı olarak önceden yazılı izin gerektirir.