• Künye
  • İletişim
  • Çerez Politikası
  • Gizlilik İlkeleri
Anasayfa
  • Ekonomi
  • İslam
  • İlçeler
  • Kilis Güncel
  • Ulusal Kongreler
  • Analiz
  • Eğitim
  • Siyaset
  • Vefat
  • Spor
  • Bitki Rehberi
  • Güncel Haberler
  • Kültür & Sanat Teknoloji Sağlık Dünya Türkiye Videolar
  • Ara
SON DAKİKA:
11:23
Altın Fiyatları 4 Haziran 2026
11:23
Dolar - Euro - TL Kuru 4 Haziran 2026
Video Galeri Foto Galeri Yazarlar Üye Paneli
A
Büyüt
A
Küçült
Yorumlar
  1. Köşe Yazarları
  2. Prof. Dr. Haydar Baş
  3. İnsan öyle bir umman ki -1
Yayınlanma: 29 Mart 2022 - 10:36

İnsan öyle bir umman ki -1

29 Mart 2022 - 10:36
Yorumlar
TAKİP ETTAKİP ET
Yazdır
A
Büyüt
A
Küçült
Yorumlar
Prof. Dr. Haydar Baş
Prof. Dr. Haydar Baş

Günümüzün asıl problemi veya meselesi şu veya bu değildir. Ülkelere baktığınız zaman, ülke insanları çeşitli problemleri önümüze koyuyorlar.
Dolayısıyla, olayların çözümünü hep insanın dışında, maddi öğelerde, maddi boyutlarda arıyorlar. Bunlar, hiç problem değildir manasına da gelmesin. Elbette ki bu problemler var.
Ama bugün insanın asıl problemi bizatihi kendisidir. İnsan kendisini tanımıyor. İnsan, en çalışkan, en bilgili akademisyeninden, profesöründen sokaktaki vatandaşına kadar "ben neyim?" sorusunun cevabını veremiyor.
Yani insan kendisini bilmiyor. Biz kendimizden o kadar çok uzağız ki...
Kendimizden uzak olmamızın asıl sebebi de; problemlerin, hastalıkların ne olduğunu bilmememizdir. İşte bunu da gördüğümüz zaman diyoruz ki; biz, kendimize çok yabancıyız.
İnsanoğlu kendine yabancılaştı
Bugün asıl mesele, asıl dava, insanoğlunun kendisine yabancı olmasından kaynaklanıyor.
O halde sormamız lazım: "İnsan nedir?" "Nereden geliyor, nereye gidecek?" Yani "sen bu alemde başıboş, hüda-i nabit, dağda tesadüfen büyüyen bir ağaç mısın, kırdaki bir çiçek misin, çimen misin, ahırdaki bir inek misin, sen nesin?" sorusu sorulduğu zaman hepimiz apışıp kalıyoruz.
Bazı konferanslarımda sorardım. Derdim ki: "Lütfen! Yaşınızın her yılını bir dakika nispetinde değerlendirin. Bir yıl için bir dakika kendinizi anlatın. 60 yaşındaki insan bir saat kendini anlatsın. 80 yaşındaki 80 dakika kendini anlatsın. 20 yaşındaki 20 dakika anlatsın."
Bu soruyu tevcih ettiğim her yerde, herkes, hepimiz, apışıp kalıyoruz. Yani ben, beni tanımıyorum. Ben 70 sene benimle beraber dostum, benimle beraber arkadaşım ama kim olduğumu bilmiyorum.
Bu gafletin yaşandığı böyle bir dünyada huzurdan, saadetten, mutluluktan bahsetmek mümkün olabilir mi? İşte biz, bunu anlatmaya çalışıyoruz. Gelin, hep beraber bu "ben"i çözelim. Bu meçhullerden kurtulalım.
İşin en garip tarafı insanlık o kadar şaşırmış ki "ben neyim?" sorusunu soran şahıs, "ben meçhulüm" cevabını vermiş, bundan dolayı da Nobel ödülü almış.
Bu da ikinci bir cehaleti teşkil ediyor. Bu korkunç bir cehalettir. Demek ki bu dünya iyice gitmiş durumda. O halde "ben neyim?" sorusunu sorduğumuz zaman Hz. Adem'in (a.s.) yaratılışına gideceğiz.
Allah (c.c.), Adem'e, "Sana ruhumdan üfledim üfledim" buyuruyor. Şimdi ortaya bir gerçek çıktı. "Sana ruhtan soruyorlar. Habibim de ki: O Allah'ın bir emridir." Sende ve bende öyle bir nefha-i İlahi var ki meçhuliyet ortadan kalkıyor. Böyle bir varlık hiç meçhul olur mu?
Bu malum ama insan olaya boş gözlerle baktığından bu incelikleri göremiyor. Onun için bu "ben neyim?" sorusunda çok durmak lazım.
Bizim öyle kıymetlerimiz var ki değerini bilmemek mümkün değil. Evet, Batı kendi nirengi noktasını tespit edemediği, mutlak değerinden uzaklaştığı, bilahare o değerlerini kendi, kendine ikame etmeye çalıştığı için bir şey bulmuş, demiş ki: "Evet, ruh var."
Doğru! Ama sadece Ruhullah'ta var, diyor. O kim? Hz. İsa (a.s.). O zannediyor ki, o zannediyor ki sadece Hz. İsa'da var. Halbuki bende de var, sende de var. Bundan haberi yok.
Bizim Hıristiyan dünyasından farkımız; Hz. İsa'ya atfettikleri ruhun bir mislinin insan dediğimiz varlıklarda var olduğuna inancımızdır.
Bu manada sen de ruhullahsın, ben de ruhullahım. Oradaki mucizat-ı İlahi, Hz. İsa'nın, ana rahmine babasız yerleştirilmesidir. Mucize buradadır. Yoksa ona ruh verdi de başkasına vermedi değil.
Tabii bir insan, merkezi bilmezse hasta insanların kapıldıkları yanlışları aynen kendi hayatına geçirir, sonra da kendi problemi imiş gibi insanlığa anlatmaya çalışır.
Bizim halimiz bunu gösteriyor. Onları örnek aldığımızı söylüyoruz. Halbuki onlar hasta. Adam benliğini kabul etmiyor. Psikolojide ruhu tarif edilirken, "Olayların karşısında organizmanın tepkisine ruh denir" deniliyor.
Olaylar karşısında organizma ortaya bir tepki koyuyor bunun adına ruh diyorlar. Bu anlayışın insana maneviyat öğretmesi, onun önünü açması, sonsuza taşıması, Allah ile buluşturması mümkün mü? Yarın devam edecek (Prof. Dr. Haydar Baş İcmal Dergisi Kasım 2017)
 

Bu yazı 657 defa okunmuştur.
  • YORUMLAR
adlı kullanıcıya cevap x

Yazarın Diğer Yazıları

  • Gadir-i Hum Bayramınız mübarek olsun - 04 Haziran 2026
  • 'Çekilirsen aradan geri kalır Yaradan' - 03 Haziran 2026
  • Ehl-i Beyt paydasında buluşmak - 02 Haziran 2026
  • Tevhidin merkezi Ehl-i Beyt - 01 Haziran 2026
  • İmam Ali kimdir? - 31 Mayıs 2026
  • İnkar edilen Hadis Külliyatı - 30 Mayıs 2026
  • Sabır ve şükür - 29 Mayıs 2026
  • Her şey Allah'ı arıyor - 28 Mayıs 2026
  • Kurban Bayramımız mübarek olsun - 28 Mayıs 2026
  • Kaynaklarımız ve Türkiye - 26 Mayıs 2026
  • Çözüm var - 25 Mayıs 2026
  • Zamlara ve yüksek vergilere dur demek Milletimizin elinde - 24 Mayıs 2026
  • Unutulan kadın - 23 Mayıs 2026
  • Genç nüfus ve geleceğimiz - 22 Mayıs 2026
  • Biz ne zaman akıllanırız? - 21 Mayıs 2026
  • Atatürk vatandır - 20 Mayıs 2026
  • Tam bağımsızlığın ilk adımı - 19 Mayıs 2026
  • Atatürk'ün soyağacı - 18 Mayıs 2026
  • Sevr benzeri kuşatma - 17 Mayıs 2026
  • MEM ve Sosyal Devlet anlayışı - 16 Mayıs 2026
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 115
Köşe Yazarları
Ah !! O eski Kilis Konakları 
Güner Özbalcı
Ah !! O eski Kilis Konakları 
Mehmet Beşe
Mehmet Beşe
DÜNYADA VE TÜRKİYE'DE GIDA SEKTÖRÜ
Prof. Dr. Erdoğan Taşkın
Prof. Dr. Erdoğan Taşkın
KOŞMAK NEYE YARAR?
SEYREYLE GÜZEL KUDRETİ MEVLAM;
Misafir Kalem
SEYREYLE GÜZEL KUDRETİ MEVLAM;
Doç. Dr. Ali Bestami Kepekçi
Doç. Dr. Ali Bestami Kepekçi
Faiz Enflasyonu Düşürür mü? Maliyet Artışı ve Enflasyon İlişkisine Bakış
Mustafa Çobanoğlu
Mustafa Çobanoğlu
Nefsin Terbiyesi ve Ruhun Kemali: İmam Ali'den Zamanı Aşan Nasihatler
Alaaddin Özkar
Alaaddin Özkar
Kurbanın Ruhu ve Unutulan Bayramlar
Prof. Dr. Ahmet H. Kepekçi
Prof. Dr. Ahmet H. Kepekçi
FETÖ Dosyası Kapanmadı: Türkiye Hangi Dersleri Alamadı?
Gadir-i Hum Bayramımız kutlu olsun
Uğur Kepekçi
Gadir-i Hum Bayramımız kutlu olsun
Prof. Dr. Haydar Baş
Prof. Dr. Haydar Baş
Gadir-i Hum Bayramınız mübarek olsun
Çok Okunan Haberler
''Sistematik fakirleştirme politikasının sonucudur''
''Sistematik fakirleştirme politikasının sonucudur''
BTP'den Mehmet Şimşek'e yabancı sermaye cevabı
BTP'den Mehmet Şimşek'e yabancı sermaye cevabı
“Devletin tek gelir kalemi vergi kaldı”
“Devletin tek gelir kalemi vergi kaldı”
Ana Sayfa
Ekonomi
İslam
İlçeler
Kilis Güncel
Ulusal Kongreler
Analiz
Eğitim
Siyaset
Vefat
Spor
Bitki Rehberi
Güncel Haberler
Kültür & Sanat
Teknoloji
Sağlık
Dünya
Türkiye
Videolar
Köşe Yazarları
Foto Galeri
Video Galeri
Biyografiler
Vefatlar
Üye Paneli
Günün Haberleri
Arşiv
Gazete Arşivi
Anketler
Hava Durumu
Gazete Manşetleri
Nöbetci Eczaneler
Namaz Vakitleri
  • Analiz
  • Eğitim
  • Ekonomi
  • İlçeler
  • İslam
  • Kilis Güncel
  • Kültür & Sanat
  • Sağlık
  • Siyaset
  • Spor
  • Foto Galeri
  • Video Galeri
  • Köşe Yazarları
  • Biyografiler
  • Vefatlar
  • Üye Paneli
  • Günün Haberleri
  • Arşiv
  • Gazete Arşivi
  • Anketler
  • Hava Durumu
  • Gazete Manşetleri
  • Nöbetci Eczaneler
  • Namaz Vakitleri

  • Rss
  • Künye
  • İletişim
  • Çerez Politikası
  • Gizlilik İlkeleri

kilispostasi.com Haber Portalı 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu 'na %100 uygun olarak yayınlanmaktadır. Ajanslardan alınan haberlerin yeniden yayımı ve herhangi bir ortamda basılması, ilgili ajansların bu yöndeki politikasına bağlı olarak önceden yazılı izin gerektirir.