• Künye
  • İletişim
  • Çerez Politikası
  • Gizlilik İlkeleri
Anasayfa
  • Ekonomi
  • İslam
  • İlçeler
  • Kilis Güncel
  • Ulusal Kongreler
  • Analiz
  • Eğitim
  • Siyaset
  • Vefat
  • Spor
  • Bitki Rehberi
  • Güncel Haberler
  • Kültür & Sanat Teknoloji Sağlık Dünya Türkiye Videolar
  • Ara
SON DAKİKA:
10:27
Altın Fiyatları 21 Temmuz 2026
10:26
Dolar - Euro - TL Kuru 21 Temmuz 2026
Video Galeri Foto Galeri Yazarlar Üye Paneli
A
Büyüt
A
Küçült
Yorumlar
  1. Köşe Yazarları
  2. Prof. Dr. Haydar Baş
  3. İslam tarihini değiştiren büyük yalan -1-
Yayınlanma: 09 Ağustos 2024 - 10:37

İslam tarihini değiştiren büyük yalan -1-

09 Ağustos 2024 - 10:37
Yorumlar
TAKİP ETTAKİP ET
Yazdır
A
Büyüt
A
Küçült
Yorumlar
Prof. Dr. Haydar Baş
Prof. Dr. Haydar Baş

Prof. Dr. Haydar Baş'ın gazetemizde 04.04.2012 tarihli yayımlanan yazısıdır

Bilindiği gibi Peygamberimizin (sav) mezhebi ve meşrebi yoktu. Onun rıhletinden itibaren Hz. Ali'yi (as) seven ve ona tabi olanlar Alevi olarak adlandırılmıştır. Ehl-i Sünnet tabiri ise, hicri 110 yılında ölen Muhammed b. Sirin'e aittir.

Ehl-i Sünnet, dinde bidatlerin ortaya çıkmasından sonra, sünnetin savunulması ve ümmetin bütünlüğünün muhafazası maksadı ile ortaya atılmıştır.

İmam Azam Haricilerin, "Büyük günah işleyen mümindir" görüşüne karşı takındığı tavır sebebiyle, İmam Ali'yi "Ehl-i Sünnet" kabul etmektedir.

Demek ki, Ehl-i Sünnet tabiri, sapık ve batıl akımlar ile hak olanı ayırt etmek için doğmuştur ve İmam Azam'a göre, batıla karşı verdiği mücadele ile İmam Ali (as) de Ehl-i Sünnettir.

İslam tarihinde Hicri 30 ve 36 yılları arasındaki olaylar hadislerle nakledilirken bir şey dikkat çekmektedir.

O döneme kadar nakledilen olaylarda Resûlullah'ın (sav) zamanında adı hiç geçmeyen bir kişi yaşanan gelişmelere yön veren zat olarak verilmektedir.

İbn Saba veya Sebe olarak ismi geçen kişiden, Hz. Osman'ın şehadeti hadisesi ve Cemel Savaşı hakkında nakiller vardır.

Dikkat edilirse Hz. Osman'ın şehadeti ve Cemel Savaşı, Hz. Ali'nin (as) zor duruma düşürülmek istendiği iki vakadır.

Abdulah b. Sebe hakkındaki hadislerin tek ravisi Seyf b. Ömer'dir.

Hicri 170'den sonra veya Hicri 193'de öldüğü yazılmıştır.

Seyf,  hadislerine güvenilmeyen, yalan hadis uydurarak olayları çarpıtan bir ravi olarak bilinmektedir.

Resulullah'ın (as) devrinde adının geçmemesi ve başından geçen olaylara rağmen, halifeler tarafından ikaz edilmemesi gibi kuşkular araştırmacıları böyle bir kişinin var olup olmadığı noktasına taşımıştır.

Abdullah b.Sebe aslında hiç yaşamamıştır. İslam şehirlerinde kıyam başlattığı, Hz. Peygamberin sahabelerinden EbuzerGıffari'nin, Ammar b.Yasir'in, Abdurrahman b.Udays'ınkendisine tabi olduğu; Malik b. Eşter gibi tabilerin de kendinden etkilendiği yazmaktadır.

Yine dikkat edilirse, İbn-i Sebe'ye tabi olduğu iddia edilen kişiler hep Hz. Ali'nin yanında yer alanlardır.

Hayali Abdullah b. Sebe'nin yolunu takip edenlere sabailerdenmektedir. Buna göre ondan etkilenen Ebuzer Gıffari, Ammar b. Yasir, Malik b. Eşter birer Sabaidir.

Abdullah b. Sebe'den nakil yapan en önemli şahıs tarihçi Taberi'dir.

Büyük kısmı müsteşrik olan kişiler eserlerinde Taberi'ninrivayetlerinin doğruluğunu özelikle vurgulayarak ondan ibn-i Sebe ile ilgili hadis nakletmişlerdir.

Nicholson, Van Vloten, J. Wellhausen, Dwight Donaldson ve Ahmed Emin müsteşrik yazarlardır.

Bu kişiler Abdullah b.Sebe'nin ağzından olayları verirken, aslında bir konuyu işlemektedirler.

Şia'nın Yahudi olduğu iddia edilen Abdullah b. Sebetarafından kurulduğu ve Şia'nın sapık olduğu tezi.

Sabailer için hilafetin aslında Hz. Ali'nin hakkı olduğu fikrini savundukları da yazmaktadır.

Aşağıda müsteşrik yazarların eserlerinden verilen bölümleri okurken bugün Şia alemi hakkında bahsi geçen konuların temellerinin bu müsteşrik yazarların iddiaları olduğuna dikkat ediniz:

Ahmed Emin, Fecr'ül İslam adlı eserinde Taberi'den alıntılar ile Hz. Osman dönemi ve Ebuzer Gıffari'nin ona karşı çıkmasını anlattıktan sonra 276. sayfada şunları yazıyor:

"Şiilik, İslam'a karşı güdülen kin ve düşmanlık yüzünden İslam'ı yıkmak isteyen herkesin sığındığı bir mezhep olmuştur. Yahudi, Hıristiyan yahut Zerdüşti olan ve kendi dininin esaslarını İslam'a sokmak isteyen herkes, Peygamberin Ehl-i Beyti'nin sevgisini kendisine bir perde yapmakta, bu perde ardında dilediğini yapmaya uğraşmaktadır. Şia recat inancını böylece Yahudilerden aldı."

277. sayfada ise, Şia'nın recat inancını ve imamet itikadını Yahudi olduğu iddia edilen Abdullah b.Sebe'den öğrendiğine inandığını söylüyor: "İmamların masum oluşları ve geleceği vaad edilen Mehdi inancı da bu kaynaktan doğmuştur. İbn-i Sebe, Ali taraftarlığı ve onun hakkını dilemek perdesi ile yaptıklarını örtmüş ve böylece İslam'da Şiiliği kurmuştur."

Müsteşriklerden G .Van Vloten'in "Es -Siyadet 'ül -Arabiyyetive'ş-Şiati ve'l israiliyyat fi Ahdi Beni -Ümeyye" adıyla Arapçaya çevrilen eserinin 79. sayfasında Sabailer hakkında şunlar yazmaktadır: "Sabailer, Abdullah b. Sebe'nin dostları ve ona uyanlardır. O, Affan oğlu Osman'ın halifeliği süresince, hilafete Ali'yi daha layık görüyordu."

Bu bilgi için Taberi'nin tarihinin 80. sayfasını da not etmiştir.

Müsteşrik Nicholson, Cambridge baskılı "History of theArabs" kitabının 215. sayfasında şunları yazmaktadır: "Abdullah b. Sebe, Sabaiyye fırkasının kurucusudur. Yahudi'dir ve Hz. Osman'ın zamanında Müslüman olmuştur. İbn-i Sebe, İsa'nın bu dünyaya tekrar geleceğine inanıp da, Hz. Muhammed'in tekrar geleceğine inanmayan kişiye şaşılır; oysaki Kur'an'da Hz. Muhammed'in de tekrar geleceği açıkça bildirilmiştir.

Binlerce peygamber gelip geçmiştir, her birinin de yerine geçecek vasisi vardır. Muhammed'in vasisi de Ali'dir (as)" demektedir, Nicholson.

Müsteşrik D.M.Donaldson, "The Shiite Religion, A History of İslam in Persia and Iraq" kitabının 58. sayfasında der ki: "Ali'nin hilafete daha layık olduğu, hatta bunun siyaset bakımından değil, ilahi bir hak bulunduğu hakkındaki Ali taraftarlarının iddialarında, bilhassa Osman'ın halifeliği zamanında ortaya çıkan ve Müslümanların arasında nifak sokmak olan Abdullah b. Sebe adlı bir adamın rolü olduğunu görmekteyiz."

Müsteşrik Wellhausen, "Das Arabische Reish und Sein Sturtz" adlı kitabının 56-57. sayfalarında şunu yazar: "Sabailer, İslam'ın esasını bozmuşlardır. Onlar Kur'an'ın hilafına Tanrının peygamberin bedenine; peygamberin vefatından sonra da alinin ve soyunun bedenlerine hülul ettiğine inanıyorlardı. Onların nazarında Ali, Ebubekir ve Ömer'le bir sayılmazdı. Kutsi ruhun Ali'ye hulul ettiğine inanıyorlardı."

Bu müsteşrik de kitabının önsözünde Taberi'yi övmektedir.

Bu örneklerden anlaşılmaktadır ki, Taberi kaynaklı Abdullah b. Sebe rivayetleri, aslında yaşamamış bir kişinin ağzından ve fiillerinden Hz. Ali'yi ve onu sevenleri karalamak için uydurulmuş rivayetlerdir.

Rivayetlerin müsteşrikler tarafından detaylı bir şekilde kullanılması, bu işin İslam aleminin birliğini bozmak için hazırlanmış büyük bir ajan faaliyeti olduğunun ispatıdır.

Ne hazin tecellidir ki, müsteşriklerin bu rivayetleri bütün İslam aleminin asıl kaynağı kabul edilerek vahdetin yok olmasında en büyük rolü oynamıştır.

"Size bir fasık haber getirdiğinde mutlaka onu araştırınız" ilahi hükmü varken, biz fasık değil, kafirlerin yazdığı tarih ile kılıçlarımızı kınından çıkarıyoruz.

Bu vahim gelişmede iman ehli olan her müminin mesuliyeti kaçınılmazdır.

Maalesef ki, Sünni dünyada bu yalan ve uydurmalara gaflet halinde kanmıştır.

Netice sapık gösterilen Şia alemi ile hak olan Sünni dünyanın karşı karşıya getirilmesi olmuştur.

Oysa ki, Şia'nın temel hadis külliyatları incelendiğinde bu yolun da itikatta Sünniler ile aynı görüşleri paylaştığı ve itikatta tevhidin olduğu görülecektir. Öyleyse yapılması gereken tevhidi vücuda getirmektir.

İlim adına ayrıştırmak değil, ilimle tevhidi sağlamak olmalıdır.

Bu yazı 501 defa okunmuştur.
  • YORUMLAR
adlı kullanıcıya cevap x

Yazarın Diğer Yazıları

  • Kaybolan prestijimiz ve Kıbrıs - 21 Temmuz 2026
  • Kıbrıs bizimdir bizim kalacak - 20 Temmuz 2026
  • KKTC tam bağımsız olmalıdır - 19 Temmuz 2026
  • 'Çekilirsen aradan geri kalır Yaradan' - 18 Temmuz 2026
  • Diyalog ve Diyanet - 17 Temmuz 2026
  • İslâm'a kimler itiraz ediyor - 16 Temmuz 2026
  • Türkiye'nin geleceği - 15 Temmuz 2026
  • İdarecide olması gereken vasıflar - 14 Temmuz 2026
  • Türk tarımı diye bir şey kalmadı - 13 Temmuz 2026
  • Türk çiftçisine bir hatırlatma - 12 Temmuz 2026
  • Madenler millete aittir - 11 Temmuz 2026
  • Milli Ekonomi Modeli'nde devletin gelir kalemleri - 10 Temmuz 2026
  • Nereye kadar iyi niyet? - 08 Temmuz 2026
  • Terör nasıl son bulur? - 07 Temmuz 2026
  • Ortadoğu'da değişmeyen senaryolar - 05 Temmuz 2026
  • Ne AB, ne ABD; tek çare Bağımsız Türkiye - 04 Temmuz 2026
  • Büyük Ortadoğu Projesi'ne karşı duruş - 04 Temmuz 2026
  • Maksat aynı metotlar değişik - 02 Temmuz 2026
  • Kapitalizm çökmüştür, kurtuluş Milli Ekonomi Modeli'ndedir - 01 Temmuz 2026
  • Sosyal devlet olmak zorundayız - 30 Haziran 2026
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 117
Köşe Yazarları
Ah !! O eski Kilis Konakları 
Güner Özbalcı
Ah !! O eski Kilis Konakları 
Mehmet Beşe
Mehmet Beşe
DÜNYADA VE TÜRKİYE'DE GIDA SEKTÖRÜ
Prof. Dr. Erdoğan Taşkın
Prof. Dr. Erdoğan Taşkın
KOŞMAK NEYE YARAR?
Dış borçlarımızı tek kalemde ödemenin yöntemi nedir? / Ali Gülelçin
Misafir Kalem
Dış borçlarımızı tek kalemde ödemenin yöntemi nedir? / Ali Gülelçin
Prof. Dr. Ahmet H. Kepekçi
Prof. Dr. Ahmet H. Kepekçi
Ankara'da NATO, Gündemde Trump
Mustafa Çobanoğlu
Mustafa Çobanoğlu
Mukaddes Vatanın "Mavi Otları"
Prof. Dr. Haydar Baş
Prof. Dr. Haydar Baş
Kaybolan prestijimiz ve Kıbrıs
Vatanı bölmek isteyenlere fırsat vermeyin
Uğur Kepekçi
Vatanı bölmek isteyenlere fırsat vermeyin
Alaaddin Özkar
Alaaddin Özkar
90 Dakika Futbol, Yıllarca Hatırlanacak Bir Duruş
Doç. Dr. Ali Bestami Kepekçi
Doç. Dr. Ali Bestami Kepekçi
Kupayı Sistem Kazandı
Çok Okunan Haberler
KEPEKÇİ:
KEPEKÇİ: "İŞÇİ GİBİ ÇALIŞIP ESNAF GİBİ YÜK TAŞIYORLAR"
BTP HALK BULUŞMALARI BAĞCILAR YENİGÜN MAHALLESİ'NDE DEVAM ETTİ
BTP HALK BULUŞMALARI BAĞCILAR YENİGÜN MAHALLESİ'NDE DEVAM ETTİ
Kilis, İstanbul'da Gönülleri Fethediyor
Kilis, İstanbul'da Gönülleri Fethediyor
Ana Sayfa
Ekonomi
İslam
İlçeler
Kilis Güncel
Ulusal Kongreler
Analiz
Eğitim
Siyaset
Vefat
Spor
Bitki Rehberi
Güncel Haberler
Kültür & Sanat
Teknoloji
Sağlık
Dünya
Türkiye
Videolar
Köşe Yazarları
Foto Galeri
Video Galeri
Biyografiler
Vefatlar
Üye Paneli
Günün Haberleri
Arşiv
Gazete Arşivi
Anketler
Hava Durumu
Gazete Manşetleri
Nöbetci Eczaneler
Namaz Vakitleri
  • Analiz
  • Eğitim
  • Ekonomi
  • İlçeler
  • İslam
  • Kilis Güncel
  • Kültür & Sanat
  • Sağlık
  • Siyaset
  • Spor
  • Foto Galeri
  • Video Galeri
  • Köşe Yazarları
  • Biyografiler
  • Vefatlar
  • Üye Paneli
  • Günün Haberleri
  • Arşiv
  • Gazete Arşivi
  • Anketler
  • Hava Durumu
  • Gazete Manşetleri
  • Nöbetci Eczaneler
  • Namaz Vakitleri

  • Rss
  • Künye
  • İletişim
  • Çerez Politikası
  • Gizlilik İlkeleri

kilispostasi.com Haber Portalı 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu 'na %100 uygun olarak yayınlanmaktadır. Ajanslardan alınan haberlerin yeniden yayımı ve herhangi bir ortamda basılması, ilgili ajansların bu yöndeki politikasına bağlı olarak önceden yazılı izin gerektirir.