• Künye
  • İletişim
  • Çerez Politikası
  • Gizlilik İlkeleri
Anasayfa
  • Ekonomi
  • İslam
  • İlçeler
  • Kilis Güncel
  • Ulusal Kongreler
  • Analiz
  • Eğitim
  • Siyaset
  • Vefat
  • Spor
  • Bitki Rehberi
  • Güncel Haberler
  • Kültür & Sanat Teknoloji Sağlık Dünya Türkiye Videolar
  • Ara
SON DAKİKA:
10:37
Altın Fiyatları 9 Temmuz 2026
10:36
Dolar - Euro - TL Kuru 9 Temmuz 2026
Video Galeri Foto Galeri Yazarlar Üye Paneli
A
Büyüt
A
Küçült
Yorumlar
  1. Köşe Yazarları
  2. Prof. Dr. Ahmet H. Kepekçi
  3. Ankara'da NATO, Gündemde Trump
Yayınlanma: 09 Temmuz 2026 - 17:36

Ankara'da NATO, Gündemde Trump

09 Temmuz 2026 - 17:36
Yorumlar
TAKİP ETTAKİP ET
Yazdır
A
Büyüt
A
Küçült
Yorumlar
Prof. Dr. Ahmet H. Kepekçi
Prof. Dr. Ahmet H. Kepekçi

Ankara, iki gün boyunca dünyanın en büyük askerî ittifakına ev sahipliği yaptı. Ancak zirve sona erdiğinde geriye NATO'nun aldığı kararlardan çok, Donald Trump'ın açıklamaları, Ortadoğu'daki savaş senaryoları ve Türkiye'nin NATO içindeki gerçek konumu yeniden sorgulanmaya başlandı. Ankara Zirvesi, sadece NATO'nun geleceğini değil, yeni dünya düzeninin hangi eksende şekilleneceğini de gösteren önemli bir dönüm noktası oldu.

 

Zirve öncesinde Ankara, olağanüstü güvenlik önlemleri nedeniyle adeta farklı bir kimliğe büründü. Kapanan yollar, değiştirilen ulaşım güzergâhları ve geniş güvenlik çemberleri günlük hayatı önemli ölçüde etkiledi. Bazı gazetecilerin akreditasyon süreçlerinde yaşadığı sorunlar ve çalışma alanlarının sınırlandırılması da kamuoyunda tartışmalara neden oldu. Güvenlik tedbirleri elbette devletlerin en doğal hakkı ve sorumluluğudur. Ancak demokratik hukuk devletlerinde güvenlik ile temel hak ve özgürlükler arasında makul bir denge kurulması beklenir.

Bir yanda görkemli protokol görüntüleri, diğer yanda gündelik hayatı sekteye uğrayan vatandaşın oluşturduğu tezat ise sosyal medyada en çok konuşulan başlıklardan biri oldu. Bu görüntüler, ekonomik sıkıntılarla mücadele eden geniş toplum kesimlerinde "protokol ihtişamı ile hayatın gerçekleri arasındaki mesafe" tartışmasını yeniden gündeme taşıdı.

Zirvenin sembolik tarafı da tartışıldı. Liderlerin mehter marşıyla karşılanması, bir kesim tarafından tarihî ve kültürel bir unsur olarak görüldü; başka bir kesim tarafından ise diplomatik gösterinin parçası sayıldı. Ancak daha önemli bir sembol eksikti: Liderler düzeyinde Anıtkabir ziyareti gerçekleşmedi. Oysa Ankara’da yapılan böylesine büyük bir uluslararası toplantıda, Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucu iradesine gösterilecek saygı, sadece protokol değil, aynı zamanda tarihî hafızaya saygı meselesidir.

Soğuk Savaş boyunca Sovyetler Birliği'ne karşı kurulan NATO, bugün yalnızca bir savunma ittifakı değildir. Ukrayna savaşıyla birlikte yeniden şekillenen ittifak; Rusya'yı çevreleme, Çin'i dengeleme ve küresel Batı'nın askerî liderliğini sürdürme hedefi doğrultusunda yeni bir misyon üstlenmektedir. Savunma harcamalarının milli gelirin yüzde 5'ine çıkarılması yönündeki karar da bunun en açık göstergesidir.

Fakat zirvenin en dikkat çekici yönü NATO değil, Donald Trump oldu. İran'dan Gazze'ye, İspanya'dan Grönland'a kadar yaptığı açıklamalar uluslararası medyanın manşetlerini belirledi. Zirvenin sonunda konuşulan NATO'nun yeni stratejisi değil, Trump'ın siyasi çıkışlarıydı. Böylece Ankara Zirvesi, NATO Genel Sekreteri'nin değil, ABD Başkanının gölgesinde kaldı. Trump’ın İran konusunda Ankara’dan verdiği sert mesajlar, zirvenin Ortadoğu eksenine kaymasına yol açtı. NATO’nun Avrupalı üyeleri ise İran konusunda ABD çizgisine tamamen angaje olmaktan kaçınan daha temkinli bir tutum sergiliyor. Avrupa başkentleri, İran’la doğrudan savaşın enerji fiyatlarını, göç baskısını ve bölgesel istikrarsızlığı artıracağını biliyor. Bu nedenle Trump’ın “vurucu” dili ile Avrupa’nın “kontrollü gerilim” arayışı arasında ciddi bir fark var.

Gazze meselesinde ise tablo daha ağırdır. Trump’ın Netanyahu’ya dönük övgüleri, İsrail’in saldırgan politikalarına verilen siyasi desteği bir kez daha gösterdi. Türkiye’de yapılan bir zirvede, Gazze’de yaşanan insanlık dramı devam ederken Netanyahu’nun parlatılması, milletimizin vicdanında karşılık bulmaz. Eğer bir lider “Bibi iyi bir savaş başbakanıdır” diyorsa, o savaşın masumlar üzerindeki yıkımını da siyasi olarak sahiplenmiş olur.

Trump açısından Ankara Zirvesi yalnızca bir NATO toplantısı değildi. İç kamuoyuna güçlü lider görüntüsü vermek, Avrupa üzerindeki baskıyı artırmak, savunma sanayii harcamalarını yükseltmek ve İran konusunda Batılı müttefiklerini aynı çizgide tutmak için önemli bir fırsattı. Bu nedenle zirve boyunca NATO'dan çok Trump'ın kişisel siyasi ajandası öne çıktı.

Zirvenin sonuç bildirgesinde Rusya tehdidi ve terörizm vurgusu öne çıktı. NATO bir kez daha “birimize yapılan saldırı hepimize yapılmış sayılır” anlamındaki 5. madde ruhunu hatırlattı. NATO'nun en çok vurguladığı ilke kolektif savunmadır. Ancak Türkiye açısından temel soru şudur: Bu ilke bizim için ne zaman aynı kararlılıkla işletildi? Ancak Türkiye açısından asıl tartışma burada başlamaktadır. Elli yılı aşkın süredir PKK terörüyle mücadele eden Türkiye, ittifakın aynı dayanışmasını hiçbir zaman hissedemedi. Bugün Ukrayna'nın toprak bütünlüğü için büyük diplomatik ve askerî destek veren ülkelerin önemli bir kısmı, Türkiye'nin sınır güvenliği söz konusu olduğunda aynı kararlılığı göstermedi. Üstelik PKK'nın uzantısı olarak gördüğü yapılara verilen destekler Ankara'nın güven bunalımını daha da derinleştirdi.

Dahası, Kıbrıs Barış Harekâtı sonrasında Türkiye’ye uygulanan ambargo hâlâ hafızalardadır. Bugün Ukrayna’nın toprak bütünlüğü için seferber olanlar, Türkiye’nin güvenlik kaygıları söz konusu olduğunda aynı hassasiyeti göstermemiştir. NATO’nun söylemi başka, eylemi başka olmuştur. Türkiye bunu unutmamalıdır. Türkiye, NATO üyesi olmasına rağmen 1974 Kıbrıs Barış Harekâtı sonrasında ağır silah ambargolarıyla karşı karşıya bırakıldı. Dolayısıyla Ankara açısından NATO tarihi, sadece müttefiklik değil; aynı zamanda zaman zaman yalnız bırakılmış olmanın da tarihidir.

Rusya’nın Ankara Zirvesi’ne vereceği cevap ise sadece diplomatik açıklamalarla sınırlı kalmayacaktır. Moskova, NATO’nun savunma harcamalarını artırmasını ve Ukrayna’ya desteğini kendi çevrelenme algısının teyidi olarak okuyacaktır. Bu durum Rusya’yı Çin, İran ve Kuzey Kore ile askerî-teknolojik işbirliğini derinleştirmeye itebilir. Çin ise doğrudan bir askerî blok kurmaktan kaçınsa da, NATO’nun Asya-Pasifik’e uzanan etkisine karşı Şanghay İşbirliği Örgütü, BRICS ve alternatif ödeme-ticaret mekanizmaları üzerinden Batı merkezli sisteme karşı daha örgütlü bir denge politikası geliştirecektir.

Bu da dünyayı yeniden bloklaşmaya götürmektedir. Bir tarafta NATO’nun genişleyen askerî gündemi, diğer tarafta Rusya-Çin eksenli karşı dengeleme arayışları… Böyle bir tabloda Türkiye’nin yapması gereken, körü körüne taraf olmak değil, millî çıkarlarını merkeze alan bağımsız bir strateji geliştirmektir.

Ankara Zirvesi Türkiye’ye şunu bir kez daha göstermiştir: NATO, Türkiye için bir güvenlik başlığıdır; fakat asla tek güvenlik aklı olamaz. Türkiye’nin savunma sanayii, dış politikası, enerji güvenliği ve bölgesel diplomasisi Washington’un, Brüksel’in ya da Moskova’nın beklentilerine göre değil, Ankara’nın millî menfaatlerine göre şekillenmelidir.

Türkiye ise bir kez daha şu soruyla baş başa kaldı: Bizi gerçekten koruyan bir ittifakın içinde miyiz, yoksa gerektiğinde bizi yalnız bırakan bir güç denklemine mi ev sahipliği yapıyoruz? Cevap, geçmiş tecrübelerde saklıdır. Türkiye ne Doğu'nun ne de Batı'nın ileri karakolu olmalıdır. Atatürk'ün "Yurtta sulh, cihanda sulh" anlayışı ile Prof. Dr. Haydar Baş'ın geliştirdiği Millî Devlet ve Millî Ekonomi perspektifi birlikte değerlendirildiğinde görülecektir ki Türkiye'nin gerçek güvenliği, başka güç merkezlerine yaslanmakta değil; kendi ekonomik, askerî ve siyasî bağımsızlığını güçlendirmektedir.

Bu yazı 71 defa okunmuştur.
  • YORUMLAR
adlı kullanıcıya cevap x

Yazarın Diğer Yazıları

  • Denizli: Beyazın, Kızılın ve İstiklalin Şehri - 30 Haziran 2026
  • Kerbelâ'nın Mesajı: Tevhidin Merkezi Ehl-i Beyt - 26 Haziran 2026
  • Devlet Refleksi ve Ayakta Kalmanın Sırrı - 20 Haziran 2026
  • İran'ın Gösterdiği Gerçek: Güç Önce Millettir - 16 Haziran 2026
  • Milletin Gündemi CHP Değil, Geçimdir - 09 Haziran 2026
  • Arşivlerden Günümüze Uzanan Bir Tarih Hazinesi - 07 Haziran 2026
  • Gadir-i Hum ve İslam Dünyasının Kayıp Hafızası - 06 Haziran 2026
  • FETÖ Dosyası Kapanmadı: Türkiye Hangi Dersleri Alamadı? - 02 Haziran 2026
  • Atatürk Bir Partiye Sığmaz - 28 Mayıs 2026
  • İçeride Kavga, Dışarıda Kuşatma - 26 Mayıs 2026
  • Müesses Nizam Değişti, Peki Cumhuriyet Ne Olacak? - 24 Mayıs 2026
  • Ekonomik Çöküşün Ürettiği Ahlaki Obruk - 23 Mayıs 2026
  • Mutlak Butlan Sonrası Türkiye Nereye Gidiyor? - 22 Mayıs 2026
  • Türkiye Yeni Bir Siyaset Arıyor - 14 Mayıs 2026
  • Atatürk'ün Ekseni: Tam Bağımsız Türkiye - 13 Mayıs 2026
  • Milli Eğitimde Yapboz Düzeni Çöktü - 09 Mayıs 2026
  • Ortadoğu Yanarken İslam Ülkeleri Kimin Safında? - 09 Mayıs 2026
  • Muhalefetin Gerçek Sınavı Şimdi Başlıyor - 07 Mayıs 2026
  • Türkiye'de Sorun Fakirlik Değil, Adaletsizliktir - 06 Mayıs 2026
  • Hürmüz Kartı, OPEC Krizi; Petrodoların Sonu mu? - 02 Mayıs 2026
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 60
Köşe Yazarları
Ah !! O eski Kilis Konakları 
Güner Özbalcı
Ah !! O eski Kilis Konakları 
Mehmet Beşe
Mehmet Beşe
DÜNYADA VE TÜRKİYE'DE GIDA SEKTÖRÜ
Prof. Dr. Erdoğan Taşkın
Prof. Dr. Erdoğan Taşkın
KOŞMAK NEYE YARAR?
Dış borçlarımızı tek kalemde ödemenin yöntemi nedir? / Ali Gülelçin
Misafir Kalem
Dış borçlarımızı tek kalemde ödemenin yöntemi nedir? / Ali Gülelçin
Mustafa Çobanoğlu
Mustafa Çobanoğlu
Arşın Titrediği Gün; Meleklerin Gözyaşı ve Hüseynî Duruş
Doç. Dr. Ali Bestami Kepekçi
Doç. Dr. Ali Bestami Kepekçi
Siyaset Birinci İşimizdir
Prof. Dr. Haydar Baş
Prof. Dr. Haydar Baş
Nereye kadar iyi niyet?
Alaaddin Özkar
Alaaddin Özkar
Kurtuluş Savaşı Tartışması ve Tarihsel Gerçek
Yarının Türkiye'sine notlar -4-
Uğur Kepekçi
Yarının Türkiye'sine notlar -4-
Prof. Dr. Ahmet H. Kepekçi
Prof. Dr. Ahmet H. Kepekçi
Ankara'da NATO, Gündemde Trump
Çok Okunan Haberler
Tarımın Geleceğini Bitkilerin Bağışıklık Gücü Şekillendirecek
Tarımın Geleceğini Bitkilerin Bağışıklık Gücü Şekillendirecek
YKS ve LGS öncesi Uzmanlardan kritik uyarılar: Kaygıyı yönetmek de doğru beslenmek de başarıyı etkiliyor
YKS ve LGS öncesi Uzmanlardan kritik uyarılar: Kaygıyı yönetmek de...
BTP liderinden yüksek kira açıklaması
BTP liderinden yüksek kira açıklaması
Ana Sayfa
Ekonomi
İslam
İlçeler
Kilis Güncel
Ulusal Kongreler
Analiz
Eğitim
Siyaset
Vefat
Spor
Bitki Rehberi
Güncel Haberler
Kültür & Sanat
Teknoloji
Sağlık
Dünya
Türkiye
Videolar
Köşe Yazarları
Foto Galeri
Video Galeri
Biyografiler
Vefatlar
Üye Paneli
Günün Haberleri
Arşiv
Gazete Arşivi
Anketler
Hava Durumu
Gazete Manşetleri
Nöbetci Eczaneler
Namaz Vakitleri
  • Analiz
  • Eğitim
  • Ekonomi
  • İlçeler
  • İslam
  • Kilis Güncel
  • Kültür & Sanat
  • Sağlık
  • Siyaset
  • Spor
  • Foto Galeri
  • Video Galeri
  • Köşe Yazarları
  • Biyografiler
  • Vefatlar
  • Üye Paneli
  • Günün Haberleri
  • Arşiv
  • Gazete Arşivi
  • Anketler
  • Hava Durumu
  • Gazete Manşetleri
  • Nöbetci Eczaneler
  • Namaz Vakitleri

  • Rss
  • Künye
  • İletişim
  • Çerez Politikası
  • Gizlilik İlkeleri

kilispostasi.com Haber Portalı 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu 'na %100 uygun olarak yayınlanmaktadır. Ajanslardan alınan haberlerin yeniden yayımı ve herhangi bir ortamda basılması, ilgili ajansların bu yöndeki politikasına bağlı olarak önceden yazılı izin gerektirir.