• Künye
  • İletişim
  • Çerez Politikası
  • Gizlilik İlkeleri
Anasayfa
  • Ekonomi
  • İslam
  • İlçeler
  • Kilis Güncel
  • Ulusal Kongreler
  • Analiz
  • Eğitim
  • Siyaset
  • Vefat
  • Spor
  • Bitki Rehberi
  • Güncel Haberler
  • Kültür & Sanat Teknoloji Sağlık Dünya Türkiye Videolar
  • Ara
SON DAKİKA:
11:23
Altın Fiyatları 4 Haziran 2026
11:23
Dolar - Euro - TL Kuru 4 Haziran 2026
Video Galeri Foto Galeri Yazarlar Üye Paneli
A
Büyüt
A
Küçült
Yorumlar
  1. Köşe Yazarları
  2. Prof. Dr. Haydar Baş
  3. Kültürel bağımsızlığın zarureti
Yayınlanma: 24 Eylül 2023 - 23:14

Kültürel bağımsızlığın zarureti

24 Eylül 2023 - 23:14
Yorumlar
TAKİP ETTAKİP ET
Yazdır
A
Büyüt
A
Küçült
Yorumlar
Prof. Dr. Haydar Baş
Prof. Dr. Haydar Baş

Prof. Dr. Haydar Baş'ın gazetemizde yayımlanan 31-05-2011 tarihli yazısıdır

Bir milletin hayatında, en az silahlı işgal kadar tehlike arz eden hadise; kültür tahribatıdır. Kültürel işgal de diyebileceğimiz bu durum ülkeleri top, tüfek kullanmadan teslim almanın bir şeklidir.

Kültür, en geniş manada asırlar boyu süzülerek gelen inanç, gelenek, örf, adet, musıki, folklor gibi değerlerin birikimidir. 

Bu noktadan bakıldığında kültürel bağımsızlık bir milletin kendi kimliğiyle ve değerleriyle varlığını devam ettirmesi için en gerekli unsurdur. Ve milletleri yok etmek, sömürgeleştirmek için uygulanan en etkili metod yine kültürel bağımsızlıklarını yok etmektir.

Bu hakikati tarihte Endülüs yaşamıştır.

Bilindiği gibi Endülüs, Hıristiyan Avrupa'nın yanıbaşında kurulmuş mükemmel bir İslam medeniyeti idi. Bu medeniyetin ulaştığı üstün seviyeyi, şu misalle anlayabiliriz. 

Endülüs'te büyük konaklarda ısıtma, kömür veya odunla ısıtılan depolardaki suyun borular vasıtasıyla evin dört bir yanını dolaşması sayesinde sağlanıyordu. 

Yani bu günün kalorifer tesisatı 8. yüzyılda Endülüs Müslümanlarının evlerinde kullanılmaktaydı.

Peki, ne oldu da bu medeniyet acı bir hezimete maruz kaldı? Endülüs'ün yıkılmasında hukuki, siyasi, askeri pek çok sebep olmakla beraber kültürel ve dini yozlaşmanın etkisi son derece önemlidir. 

Müslümanları İspanya'dan atmak için faaliyete geçen Hıristiyan alemi ve bilhassa Cizvit misyonerler, Müslümanları İslamiyet'ten uzaklaştırmak ve Hıristiyanlığa ısındırmak için gayret göstermekteydiler. 

Netice olarak, aristokrat kesim başta olmak üzere halk arasında Hıristiyan adetleri, gelenekleri ve hayat tarzı ciddi şekilde benimsenmeye başlandı. 

Endülüs'te, şenlikler, düğün törenleri, giyim-kuşam vs. sosyal hayatın pek çok alanında Hıristiyanları taklit dönemine girildikten sonra asıl çöküş başlamıştır.

Bu noktada misyonerliğin, milletleri inanç ve kültür tahribatına maruz bırakarak çökertme işinde bir meslek dalı haline geldiğini görüyoruz. 

Bilhassa Osmanlı'nın duraklama dönemine girmesiyle Ortadoğu Filistin ve Anadolu'da yoğun misyoner faaliyetleri başlatılmış, bu duruma Tanzimat'la birlikte Osmanlı'ya giren batı hayranlığı da eklenince imparatorluğun çöküşü hızlanmıştır. 

Özellikle Ortadoğu'ya gönderilen ve araştırmacı, arkeolog, tarihçi, akademisyen adı altında faaliyet gösteren Batılı misyonerler ciddi din ve kültür tahribatına sebep olmuşlardır.

Mısır ve Suriye'ye giden Goldziher, Anadolu ve Mısır'ı dolaşan Renan, Mekke ve Cidde'de faaliyet gösteren Hurgrange bunlardan başlıcalarıdır. 

Hurgrange, haccın cahiliyye devrinden kalma bir adet olduğuna ve kurban kesmenin İslam'ın emri olmadığına Müslümanları inandırmaya çalışmıştır.

Bugün dahi 1912 yılında yaşayan bu misyonerin fikirlerini savunan yerli ilahiyatçılar mevcuttur.

Hicaz, Kudüs, Halep, Şam ve İstanbul'u dolaşan L. Massignon, İslam dünyasında halifeye olan bağlılığı yıkmak için tasavvuf kurumunu hedef almıştır. 

Bu faaliyetler maalesef semeresini vermiş Ortadoğu ve Filistin Osmanlı'dan koparılmış ve bir cihan devleti parçalanmıştır.

Burada, kültürel bağımsızlığa vurulan darbelerin, siyasi sahada kendini gösterdiği görüyoruz. Zira her zaman ifade ettiğimiz gibi bir millet için bağımsızlık bir bütündür. 

Kültürel bağımsızlığın olmadığı yerde siyasi çöküş kaçınılmazdır. Çünkü devlet esas itibariyle milletin kültürünü diri tutmak ve egemenliğini devam ettirmek için vardır.

"Devlet dediğimiz siyasi organizasyon bir milletin maddi ve manevi kültürünü ayakta tutmak, onu yaşamaktan ve gelişmekten alıkoyacak tehlikeleri ortadan kaldırmak için kurulur. 

Millet haline gelmek isteyen toplulukların bir an önce siyasi bağımsızlığa kavuşmak için çırpınması bu yüzdendir" (E. Güngör, Türk Kültürü ve Milliyetçilik).

Demek ki devletin en önemli vazifelerinden biri kültürel bağımsızlığı muhafaza etmektir.

Günümüzde Durum:

20. yüzyılın ikinci yarısından itibaren dünyada, silahlı işgalin yerini büyük ölçüde kültürel işgal almıştır. Küreselleşme ekonomik boyutu kadar, kültürel boyutu ile de dünya milletlerini sömürgeleştirmektedir. 

Bu ülkeler ailevi ilişlilerden giyim kuşama ve yemek alışkanlıklarına kadar teslim alınmaktadır. Buralarda Avrupa ve Amerikan hayat tarzı her yönüyle bilinçli olarak özendirilmektedir. Medya ve iletişim araçları kültürel sömürüde en etkin silahtır.

Global sömürünün ekonomik ayağı uluslararası şirketler ve kuruluşlar, kültürel ayağı da medyadır.

Burada maksat iktisadi olarak bağımlı hale getirilen milletlerin, kültürel değerlerini de eritme ve bunların yerine Hıristiyan medeniyetinin değer ölçülerini getirmektir. 

Böylece fertler, kendi milli ve manevi değerlerine, kendi insanına yabancı bireyler haline gelecektir. Ki bu, silahlı işgalden daha vahim bir hadisedir. Ve ülkemiz de bu oyundan nasibini fazlasıyla almaktadır. 

AB'ne girme hayaliyle verilen tavizler, IMF dayatmaları bir yana, millet olarak ciddi bir kültür emperyalizmi ile karşı karşıyayız. Bu durum aynı zamanda kültürel bağımsızlığımıza vurulan ciddi bir darbedir. 

Sadece Endülüs misali dahi kültürel ve dini kimliklerini ve bağımsızlıklarını kaybeden milletlerin uğrayacağı akıbeti görmek için kafidir.

O halde her sahada olduğu gibi kültürel alanda da tam ve kayıtsız-şartsız bir egemenlik esastır.

Bu yazı 496 defa okunmuştur.
  • YORUMLAR
adlı kullanıcıya cevap x

Yazarın Diğer Yazıları

  • Gadir-i Hum Bayramınız mübarek olsun - 04 Haziran 2026
  • 'Çekilirsen aradan geri kalır Yaradan' - 03 Haziran 2026
  • Ehl-i Beyt paydasında buluşmak - 02 Haziran 2026
  • Tevhidin merkezi Ehl-i Beyt - 01 Haziran 2026
  • İmam Ali kimdir? - 31 Mayıs 2026
  • İnkar edilen Hadis Külliyatı - 30 Mayıs 2026
  • Sabır ve şükür - 29 Mayıs 2026
  • Her şey Allah'ı arıyor - 28 Mayıs 2026
  • Kurban Bayramımız mübarek olsun - 28 Mayıs 2026
  • Kaynaklarımız ve Türkiye - 26 Mayıs 2026
  • Çözüm var - 25 Mayıs 2026
  • Zamlara ve yüksek vergilere dur demek Milletimizin elinde - 24 Mayıs 2026
  • Unutulan kadın - 23 Mayıs 2026
  • Genç nüfus ve geleceğimiz - 22 Mayıs 2026
  • Biz ne zaman akıllanırız? - 21 Mayıs 2026
  • Atatürk vatandır - 20 Mayıs 2026
  • Tam bağımsızlığın ilk adımı - 19 Mayıs 2026
  • Atatürk'ün soyağacı - 18 Mayıs 2026
  • Sevr benzeri kuşatma - 17 Mayıs 2026
  • MEM ve Sosyal Devlet anlayışı - 16 Mayıs 2026
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 115
Köşe Yazarları
Ah !! O eski Kilis Konakları 
Güner Özbalcı
Ah !! O eski Kilis Konakları 
Mehmet Beşe
Mehmet Beşe
DÜNYADA VE TÜRKİYE'DE GIDA SEKTÖRÜ
Prof. Dr. Erdoğan Taşkın
Prof. Dr. Erdoğan Taşkın
KOŞMAK NEYE YARAR?
SEYREYLE GÜZEL KUDRETİ MEVLAM;
Misafir Kalem
SEYREYLE GÜZEL KUDRETİ MEVLAM;
Doç. Dr. Ali Bestami Kepekçi
Doç. Dr. Ali Bestami Kepekçi
Faiz Enflasyonu Düşürür mü? Maliyet Artışı ve Enflasyon İlişkisine Bakış
Mustafa Çobanoğlu
Mustafa Çobanoğlu
Nefsin Terbiyesi ve Ruhun Kemali: İmam Ali'den Zamanı Aşan Nasihatler
Alaaddin Özkar
Alaaddin Özkar
Kurbanın Ruhu ve Unutulan Bayramlar
Prof. Dr. Ahmet H. Kepekçi
Prof. Dr. Ahmet H. Kepekçi
FETÖ Dosyası Kapanmadı: Türkiye Hangi Dersleri Alamadı?
Gadir-i Hum Bayramımız kutlu olsun
Uğur Kepekçi
Gadir-i Hum Bayramımız kutlu olsun
Prof. Dr. Haydar Baş
Prof. Dr. Haydar Baş
Gadir-i Hum Bayramınız mübarek olsun
Çok Okunan Haberler
''Sistematik fakirleştirme politikasının sonucudur''
''Sistematik fakirleştirme politikasının sonucudur''
BTP'den Mehmet Şimşek'e yabancı sermaye cevabı
BTP'den Mehmet Şimşek'e yabancı sermaye cevabı
“Devletin tek gelir kalemi vergi kaldı”
“Devletin tek gelir kalemi vergi kaldı”
Ana Sayfa
Ekonomi
İslam
İlçeler
Kilis Güncel
Ulusal Kongreler
Analiz
Eğitim
Siyaset
Vefat
Spor
Bitki Rehberi
Güncel Haberler
Kültür & Sanat
Teknoloji
Sağlık
Dünya
Türkiye
Videolar
Köşe Yazarları
Foto Galeri
Video Galeri
Biyografiler
Vefatlar
Üye Paneli
Günün Haberleri
Arşiv
Gazete Arşivi
Anketler
Hava Durumu
Gazete Manşetleri
Nöbetci Eczaneler
Namaz Vakitleri
  • Analiz
  • Eğitim
  • Ekonomi
  • İlçeler
  • İslam
  • Kilis Güncel
  • Kültür & Sanat
  • Sağlık
  • Siyaset
  • Spor
  • Foto Galeri
  • Video Galeri
  • Köşe Yazarları
  • Biyografiler
  • Vefatlar
  • Üye Paneli
  • Günün Haberleri
  • Arşiv
  • Gazete Arşivi
  • Anketler
  • Hava Durumu
  • Gazete Manşetleri
  • Nöbetci Eczaneler
  • Namaz Vakitleri

  • Rss
  • Künye
  • İletişim
  • Çerez Politikası
  • Gizlilik İlkeleri

kilispostasi.com Haber Portalı 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu 'na %100 uygun olarak yayınlanmaktadır. Ajanslardan alınan haberlerin yeniden yayımı ve herhangi bir ortamda basılması, ilgili ajansların bu yöndeki politikasına bağlı olarak önceden yazılı izin gerektirir.