• Künye
  • İletişim
  • Çerez Politikası
  • Gizlilik İlkeleri
Anasayfa
  • Ekonomi
  • İslam
  • İlçeler
  • Kilis Güncel
  • Ulusal Kongreler
  • Analiz
  • Eğitim
  • Siyaset
  • Vefat
  • Spor
  • Bitki Rehberi
  • Güncel Haberler
  • Kültür & Sanat Teknoloji Sağlık Dünya Türkiye Videolar
  • Ara
SON DAKİKA:
11:23
Altın Fiyatları 4 Haziran 2026
11:23
Dolar - Euro - TL Kuru 4 Haziran 2026
Video Galeri Foto Galeri Yazarlar Üye Paneli
A
Büyüt
A
Küçült
Yorumlar
  1. Köşe Yazarları
  2. Prof. Dr. Haydar Baş
  3. Küresel soygun
Yayınlanma: 06 Aralık 2022 - 22:57

Küresel soygun

06 Aralık 2022 - 22:57
Yorumlar
TAKİP ETTAKİP ET
Yazdır
A
Büyüt
A
Küçült
Yorumlar
Prof. Dr. Haydar Baş
Prof. Dr. Haydar Baş

Prof. Dr. Haydar Baş'ın gazetemizle 24.05.2013 tarihli yayımlanan yazısıdır

Senyoraj en geniş manasıyla "paranın üretim maliyeti ile üzerinde yazılı değer arasındaki farktır." 

Bu fark devletin kasasına gelir olarak girdiğinde devlet, vergi gelirin dışında ciddi bir gelir elde etmiş olur.

Senyoraj geliri devletlerin hükümranlık hakkını ifade eder. 

Bir devlet kendi coğrafyasındaki hizmet ve üretim karşılığında senyoraj geliri elde etme hakkına sahiptir. 

Devletler elde ettikleri bu kârı kamu harcamalarında kullanır. Senyoraj geliri kamu harcamaları ile halka hizmet olarak aktarılacağı için devletlerin senyoraj geliri elde etmesi, halkın emeğinin kendine hizmet olarak geri dönmesidir. 

Senyoraj hakkını kullanmayan, yani merkez bankalarını devreye koymayan, bunun yerine dışarıdan borç almak suretiyle piyasaya para sürmeyi tercih eden devletler kendi insanlarının emeğini ve üretimini yabancılara peşkeş çekmektedirler. 

Bunun içindir ki gelişmiş ülkeler IMF ve Dünya Bankası gibi kuruluşlar vasıtasıyla gelişmekte olan ülkelerin merkez bankalarına emisyon, yani para basma yasağı getirmişlerdir. 

Böylece bu ülkelerin piyasalarındaki emisyon açığı "hard currency" ile kapatıldığı için bu ülkelerin gelirlerini kendilerine transfer etmişlerdir. 

Biz yıllardır bunun global bir soygun olduğunu ifade ettik. Bu şekilde merkez bankalarını devreye koymayan ülkeler kendi vatandaşlarının emek ve üretimini başka devletlere transfer etmekle kalmayıp, aynı zamanda küresel para baronlarının ekmeğine yağ sürmektedirler. 

Türkiye de maalesef yıllardır aynı kısır döngünün içinde bocalamaktadır. Yeni Mesaj gazetesinin 22 Mayıs tarihli haberinde şunları öğreniyoruz:

"Türkiye önümüzdeki bir yıl içinde 155.9 milyar dış borç ödeyecek. Hükümetin 10 yıldır verdiği cari açık 350 milyar doları geçti. Dahası kısa vadeli borcun 2013 yılında 16 milyar dolar artması finans çevrelerini bile ürkütüyor...

Hükümet IMF'ye borcumuz bitti diye pembe tablolar çizse de Türkiye'nin özellikle dış borcu döndürülemez boyutlara ulaştı. Yaklaşan krizin 2001'deki krizi gölgede bırakacağı kendini hissettiriyor...

Öte yandan Merkez Bankası'nda 133.5 milyar dolar döviz rezervinin yarısına yakınını bankaların döviz mevduat hesaplarının zorunlu karşılığı dolarak yatırdıkları para teşkil ediyor. Ki bu "emanet para" olarak tabir ediliyor. 

Bunun 20.2 milyar dolarlık bölümünü ise değeri şu günlerde devamlı düşen altın teşkil ediyor. Merkez Bankasında 6.7 milyar dolar da döviz tevdiat hesabı bulunuyor. Bu da emanet para… 

Merkez Bankası'nın kendine ait olan parası ise sadece 34.5 milyar dolar... 

Merkez Bankası'nda var olduğu öne sürülen bütün döviz ve altın kullanılsa dahi Türkiye'nin önümüzdeki bir yıl içinde ödeyeceği dış borca yetmiyor.

Görüldüğü gibi merkez bankamızda mevcut para tamamen emanet para... 

Yani ülkemizde piyasada bulunması gereken yerli para piyasaya sürülmüyor. 

Bunun yerine dışarıdan faizle alınan borç para ile Merkez Bankası vazifesini yerine getirmeye çalışmaktadır ki bunun neticesi içine düştüğümüz borç batağıdır. 

Kendi emisyonumuzu genişletmediğimiz, devlet olarak senyoraj hakkımızı kullanmadığımız müddetçe bu borç sarmalından ve bu çıkmazdan kurtulmamız asla mümkün değildir. 

Böyle bir ekonomi anlayışıyla beraber düze çıkmak şöyle dursun gün geçtikçe daha fazla batmaktayız.

Olayın bir diğer boyutu ise piyasalarda dolaşan paranın yurt dışından alınan faizli paranın karşılığı olmasıdır. 

Yani cebimizdeki para borç alınan doların karşılığı olarak basılan paradır. Daha açık bir ifadeyle Amerikan Merkez Bankası doları basıyor. 

Amerika içinde bu paranın emek ve üretim olarak karşılığı yok… Bu parayı bize ve bizim gibi ülkelere gönderiyor. Bu şekilde bizim insanımızın emeği ve üretimi Amerika'nın Merkez Bankası'nda bastığı doların karşılığı oluyor. 

Global dünyanın çarkı böyle dönüyor. Bu açık bir sömürüdür. 

Mesele bu sömürü düzeninin farkına varmak ve buna alet olmamaktır. Millî Ekonomi Modeli, bu açıdan bakıldığında bütün dünya ülkelerini bu sömürü düzeninin çarkları arasında ezilmekten kurtaracak, ayağa kaldıracak bir tezdir. 

Rusya, bu hakikati iyi kavramış ve modele sahip çıkarak uygulamaya koymuştur. 

Peki, reva mıdır ki Rusya'nın yüzde yüz yerli olan bu tezi hayata geçirdiği bir dünyada bu teze kendi ülkesi ters düşsün ve bu husumet sebebiyle bizim insanımız mağduriyet içinde inim inim inlesin?

Bu yazı 635 defa okunmuştur.
  • YORUMLAR
adlı kullanıcıya cevap x

Yazarın Diğer Yazıları

  • Gadir-i Hum Bayramınız mübarek olsun - 04 Haziran 2026
  • 'Çekilirsen aradan geri kalır Yaradan' - 03 Haziran 2026
  • Ehl-i Beyt paydasında buluşmak - 02 Haziran 2026
  • Tevhidin merkezi Ehl-i Beyt - 01 Haziran 2026
  • İmam Ali kimdir? - 31 Mayıs 2026
  • İnkar edilen Hadis Külliyatı - 30 Mayıs 2026
  • Sabır ve şükür - 29 Mayıs 2026
  • Her şey Allah'ı arıyor - 28 Mayıs 2026
  • Kurban Bayramımız mübarek olsun - 28 Mayıs 2026
  • Kaynaklarımız ve Türkiye - 26 Mayıs 2026
  • Çözüm var - 25 Mayıs 2026
  • Zamlara ve yüksek vergilere dur demek Milletimizin elinde - 24 Mayıs 2026
  • Unutulan kadın - 23 Mayıs 2026
  • Genç nüfus ve geleceğimiz - 22 Mayıs 2026
  • Biz ne zaman akıllanırız? - 21 Mayıs 2026
  • Atatürk vatandır - 20 Mayıs 2026
  • Tam bağımsızlığın ilk adımı - 19 Mayıs 2026
  • Atatürk'ün soyağacı - 18 Mayıs 2026
  • Sevr benzeri kuşatma - 17 Mayıs 2026
  • MEM ve Sosyal Devlet anlayışı - 16 Mayıs 2026
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 115
Köşe Yazarları
Ah !! O eski Kilis Konakları 
Güner Özbalcı
Ah !! O eski Kilis Konakları 
Mehmet Beşe
Mehmet Beşe
DÜNYADA VE TÜRKİYE'DE GIDA SEKTÖRÜ
Prof. Dr. Erdoğan Taşkın
Prof. Dr. Erdoğan Taşkın
KOŞMAK NEYE YARAR?
SEYREYLE GÜZEL KUDRETİ MEVLAM;
Misafir Kalem
SEYREYLE GÜZEL KUDRETİ MEVLAM;
Doç. Dr. Ali Bestami Kepekçi
Doç. Dr. Ali Bestami Kepekçi
Faiz Enflasyonu Düşürür mü? Maliyet Artışı ve Enflasyon İlişkisine Bakış
Mustafa Çobanoğlu
Mustafa Çobanoğlu
Nefsin Terbiyesi ve Ruhun Kemali: İmam Ali'den Zamanı Aşan Nasihatler
Alaaddin Özkar
Alaaddin Özkar
Kurbanın Ruhu ve Unutulan Bayramlar
Prof. Dr. Ahmet H. Kepekçi
Prof. Dr. Ahmet H. Kepekçi
FETÖ Dosyası Kapanmadı: Türkiye Hangi Dersleri Alamadı?
Gadir-i Hum Bayramımız kutlu olsun
Uğur Kepekçi
Gadir-i Hum Bayramımız kutlu olsun
Prof. Dr. Haydar Baş
Prof. Dr. Haydar Baş
Gadir-i Hum Bayramınız mübarek olsun
Çok Okunan Haberler
''Sistematik fakirleştirme politikasının sonucudur''
''Sistematik fakirleştirme politikasının sonucudur''
BTP'den Mehmet Şimşek'e yabancı sermaye cevabı
BTP'den Mehmet Şimşek'e yabancı sermaye cevabı
“Devletin tek gelir kalemi vergi kaldı”
“Devletin tek gelir kalemi vergi kaldı”
Ana Sayfa
Ekonomi
İslam
İlçeler
Kilis Güncel
Ulusal Kongreler
Analiz
Eğitim
Siyaset
Vefat
Spor
Bitki Rehberi
Güncel Haberler
Kültür & Sanat
Teknoloji
Sağlık
Dünya
Türkiye
Videolar
Köşe Yazarları
Foto Galeri
Video Galeri
Biyografiler
Vefatlar
Üye Paneli
Günün Haberleri
Arşiv
Gazete Arşivi
Anketler
Hava Durumu
Gazete Manşetleri
Nöbetci Eczaneler
Namaz Vakitleri
  • Analiz
  • Eğitim
  • Ekonomi
  • İlçeler
  • İslam
  • Kilis Güncel
  • Kültür & Sanat
  • Sağlık
  • Siyaset
  • Spor
  • Foto Galeri
  • Video Galeri
  • Köşe Yazarları
  • Biyografiler
  • Vefatlar
  • Üye Paneli
  • Günün Haberleri
  • Arşiv
  • Gazete Arşivi
  • Anketler
  • Hava Durumu
  • Gazete Manşetleri
  • Nöbetci Eczaneler
  • Namaz Vakitleri

  • Rss
  • Künye
  • İletişim
  • Çerez Politikası
  • Gizlilik İlkeleri

kilispostasi.com Haber Portalı 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu 'na %100 uygun olarak yayınlanmaktadır. Ajanslardan alınan haberlerin yeniden yayımı ve herhangi bir ortamda basılması, ilgili ajansların bu yöndeki politikasına bağlı olarak önceden yazılı izin gerektirir.